Öncekiler Sonrakiler

KADRO BELİRSİZLİĞİ GİDERİLSİN

Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Hanefi Bostan, üniversite ayniyat saymanlarının kadro belirsizliği yaşadığını vurgulayarak, TBMM Genel Kurulu’na inen Torba Kanunu ile ayniyat saymanlarının kadro sorunu ve yardımcı doçentlerin lise mezunu düzeyinde emekli olma ayıbının giderilmesini istedi.

19 Ocak 2011 Çarşamba 10:35
Kadro belirsizliği giderilsin

Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hanefi Bostan yaptığı yazılı açıklamada, Taşınır Mal Yönetmeliği ve Görevde Yükselme Yönetmelikleri ile yıllarca kurumlarında ayniyat birimlerinin amiri konumunda bulunan ve altında şef, ambar memuru, sayman mutemedi gibi kişiler çalıştıran ayniyat saymanlarının özlük haklarının ellerinden alınmaya çalışılmasının önüne bir an önce geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Ayniyat saymanı kadrolarının kaldırılmamasına rağmen, görev ve sorumluluklarının sona ermiş olması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun genel çerçevesi ve bu kadroda bulunanların kazanılmış özlük hakları göz önüne alındığında; bu kadrolarda bulunan kişilerin, özlük haklarına en uygun başka kadrolara atanmaları yönündeki düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade eden Bostan, “Bu düzenleme kesinlikle kurumların inisiyatifine bırakılmadan kanun ya da Bakanlar Kurulu Kararı ile gerçekleştirilmeli. Düzenleme yapılıncaya kadar; 31 Aralık 2009 tarihine kadar geçmişte özlük hakları ile bir tutulan şube müdür kadrolarına verilen hakların verilmesinin sağlanması, ek ödeme oranının yüzde 53’ten yüzde 100 çıkarılması önem taşıyor” dedi. Bostan, TBMM Genel Kuruluna inen Torba Kanunu ile Üniversite Ayniyat Saymanlarının kadro sorunu ve Yardımcı Doçentlerin lise mezunu düzeyinde emekli olma ayıbının giderilmesini istedi.

“KURUMLAR GÖRÜŞE UYGUN HAREKET ETMEDİ”

Hanefi Bostan yaptığı açıklamada, ayniyat saymanlarının yaşadığı kadro sorunlarına mevzuatlar çerçevesinde değindi. 832 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca, Sayıştay'a karşı hesap verme sorumluluğu bulunan ve kadro unvanına karşılık çalışan ayniyat saymanlarının görevlerinin, 18 Ocak 2007 tarihli Taşınır Mal Yönetmeliği ile unvana bağlı olmayan taşınır kayıt ve kontrol yetkilisine verildiğini anımsatan Bostan, bu durumun ayniyat saymanlarının kadro unvanı itibariyle boşta kalmalarına ve özlük haklarındaki kayıplar nedeniyle mağdur olmalarına sebep olduğuna dikkat çekti. Bostan, 9 Ağustos 2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Atama Yönetmeliği uyarınca ayniyat saymanı unvanının Yönetmelikten çıkarıldığını, Maliye Bakanlığı merkezinde görevli ayniyat saymanlarının, aynı birimin şube müdürü unvanına, taşrada görev yapan ayniyat saymanlarının ise aynı birimin şef unvanına atandığını kaydetti. Bostan, Maliye Bakanlığı’nca, Kurumların da bu yönetmeliği dikkate alarak değişiklik yapmaları gerektiği yolunda görüş bildirilmesine karşılık, kurumlarca bu görüşe uygun hareket edilmediğini dile getirdi.

“SINAV ŞARTI GETİRİLDİ”

Bostan, nitekim üniversiteler için düzenleme yapma yetkisi elinde olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın eş değer kadrolara atanma hakkı vermek bir tarafa, her zamanki gibi çalışanların özlük haklarını daha iyi bir düzeye getirmek yerine ayniyat saymanlarına şube müdürü kadrolarına atanmada sınav şartı getirdiğini vurguladı. Fakat mevcut düzenlemelerde şube müdürü kadrolarına başvurmada ayniyat saymanı unvanına yer verilmediğini dile getiren Bostan, daha önceki yönetmelikler ile uygulamalarda şube müdürü kadrolarına başvurabilecek kadrolar içerisinde sayılan ayniyat sayman kadrosunun son düzenlemede farklı bir grup içerisinde sayılmasının verilen hakların geri alınmış anlamı taşıdığından, bu düzenlemenin hukuka aykırı olduğunun Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na bildirildiğine değindi. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın cevabında “ilk yapılan düzenlemede Ayniyat Saymanı kadrosunda bulunanların Şube Müdürü, Müdür Yardımcısı ve Uzman kadrolarına görevde yükselme suretiyle müracaat edebilmeleri hususunun da göz önünde bulundurulacağı düşünülmektedir” ifadesi kullanıldığını hatırlatan Bostan, ancak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, 4 yıl geçmesine rağmen ayniyat saymanlarının mağduriyetini önlemeye yönelik bir girişimde bulunulmadığını aktardı.

“GÖREV VE UNVAN BELİRLENMESİNDE EN TEMEL GÖSTERGE MAAŞ VE DERECE”

Görev ve unvanların belirlenmesinde en temel göstergenin maaş ve derece olduğunu ifade eden Bostan, “Bir şube müdürü daire başkanından, bir doçent profesörden daha fazla maaş alamayacağı gibi, 1 inci derece bir ayniyat saymanı kadrosunda bulunan bir kişinin özel hizmet tazminatı yüzde 135, ek göstergesi 2200 iken görevde yükselme sınavına girerek 3 derecedeki özel hizmet tazminatı yüzde 60 olan bir kadroya (şef kadroları 3. dereceli kadrolardır) atanması görevde yükselme mantığı ile bağdaşmayacağı aşikârdır. Düzenleme yapılırken 3 ve üstü derecelerde Ayniyat Sayman kadroları ile Şef kadrolarının göz önünde bulundurulduğu, oysaki 2 ve 1 inci derecelerde bulunan ayniyat sayman kadrolarında bulunan kişilerin özlük hakları şef kadrolarından çok daha farklı olup şube müdürü kadroları ile aynı olduğu göz önünde bulundurulmadan, kurumlarda görevde yükselme yönetmeliği hazırlandığı anlaşılmaktadır” denildi.
 

KADROLAR NE OLACAK

S ARVAS
03 Ocak 2014 Cuma 15:37

İŞ ARTIK BAŞKANLARIMIZA KALMIŞ BU KARKAŞAYI ANCAK KANUN YOLUYLA BAŞKANLARIMIZIN BAŞKANLARIMIZIN ÇÖZMESİ GEREK EN UYGUN KADRO KARŞILIĞIDA ŞUBE MÜDÜRLERİDİR. İNŞL İYİ HABER GELİR

0 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET