Öncekiler Sonrakiler

PISA ÜLKE RAPORUNDA DURUM İYİMSER

PISA Ülke Ön Raporunda veriler iyimser görünüyor.

15 Aralık 2013 Pazar 08:32
PISA ÜLKE RAPORUNDA DURUM İYİMSER

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından 2000 yılından itibaren başlatılan dünyanın en kapsamlı eğitim araştırması niteliğinde olan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) uygulamasına 2003 yılından itibaren düzenli olarak katılmaktadır. 34’ü OECD ülkesi olmak üzere yaklaşık 70 ülkenin yer aldığı çalışma; 15 yaş grubu öğrencilerin örgün eğitimde matematik, fen ve okuma becerileri alanlarında kazanmış oldukları bilgileri günlük yaşantılarında ne ölçüde kullandıklarını ölçtüğü gibi onların eğitim hakkındaki kişisel görüşleri ile kendileri ve aileleri  hakkında bilgileri de değerlendirmektedir. 

Türkiye; matematik, fen ve okuma alanlarında, geçmiş uygulamalara kıyasla kayda değer bir 
gelişme göstermekle birlikte OECD ortalamasının altında yer almış ve OECD tarafından 
belirtilen asgari performans düzeyinin altında kalan öğrenci oranı azalmıştır. Ancak bu oran 
hâlâ OECD ortalaması kadar düşük değildir. 
 
 Türkiye’de PISA 2012 matematik puanlarındaki farklılığın %62’sinin okul türleri arasındaki 
farklılıktan kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır. Son dönemlerde okul türlerinin azaltılması ve 
liselerin dönüştürülmesi gibi çalışmaların bu olumsuzluğu azaltmaya yönelik önemli sonuçlar 
ortaya koyacağı düşünülmektedir. 
 
 2003-2012 yılları arasında Türkiye’nin matematikte düzey 1 ve altındaki öğrenci oranı 
%27,7’den %15,5’e düşmüştür. Ancak bu oran hâlâ OECD ortalamasındaki düzey 1 ve 
altındaki öğrenci oranının yaklaşık 1,5 katıdır. Buna karşılık, son 10 yılda matematik alanında 
düzey 6’da bulunan öğrenci oranı ise %2,4’ten %1,2’ye gerilemiştir. Bu oran ise OECD 
ortalamasının yaklaşık 2 puan gerisindedir. Bu durum oldukça dikkat çekicidir. 
 
 Türkiye, üst performans düzeyine ulaşmış öğrenci oranı bakımından OECD ortalamasının 
altında kalmaktadır. Ancak 15 yaş civarındaki öğrenci nüfusu diğer ülkelere kıyasla oldukça 
yüksek olduğu için, üst performans düzeyine ulaşmış öğrenci sayısı bakımından ön sıralara 
çıkmaktadır. Türkiye’nin bu avantajını kullanabilmesi için öğrencilerinin geneline kaliteli bir 
öğrenim imkânı sunması gerektiği ortadadır. Buna rağmen Türkiye’de bölgeler arasında ve 
özellikle okul türleri arasında önemli başarı farklılıklarının hâlen devam ettiği görülmektedir. 
Özetle geçmiş yıllara kıyasla önemli gelişmeler görülmekle birlikte alınması gereken daha çok 
yol olduğu da dikkat çekmektedir. 
 
 Türkiye’de düşük sosyoekonomik bir altyapıdan gelen öğrencilerin oranının %69 civarında 
olduğu görülmektedir. Öğrencilerin sosyoekonomik durumlarıyla PISA testlerinde gösterdikleri 
performans arasında pozitif yönde ve önemli bir ilişki olduğu bulgusundan hareket edildiğinde, 
öğrencilerin başarılarının artmasında sadece öğrencilere sunulan öğretimin kalitesinin değil, 
aynı zamanda ülkenin toplumsal kalkınmışlık düzeyinin de gelişmesine bağlı olduğu 
görülmektedir. Nitekim yapılan istatistiksel analizlerde, Türkiye’de öğrencilerin sosyoekonomik 
durumlarının OECD ortalaması civarında olduğu varsayımı altında, Türkiye’nin matematik, fen 
ve okuma alanlarındaki performansının OECD ortalamasına ulaşabileceği yorumu yapılabilir. 
 
 Türkiye’nin geçmiş yıllara kıyasla PISA test performansındaki iyileşme, öğrencilerin 
sosyoekonomik düzeyleri dikkate alınarak incelendiğinde, alt sosyoekonomik düzeydeki 
öğrencilerin performanslarındaki artışın üst sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerden daha 
fazla olduğu görülmektedir. Benzer şekilde, Türkiye alt sosyoekonomik düzeyde olmasına 
rağmen, matematik başarısı bakımından OECD genelinde ilk %25’e giren öğrenci oranının da 
2003 – 2012 yılları arasında kayda değer şekilde arttığı görülmektedir; kız öğrenciler özelinde 
bu oran %2’den %8 civarına ulaşmıştır. Bu durum düşük sosyoekonomik düzeydeki 
öğrencilere sunulan öğrenim imkânlarının arttığının bir göstergesidir. 
 
 
 Türkiye’nin her üç alandaki ortalama başarısı giderek artmaktadır. Bunun sebepleri arasında, 
2002 ve 2013 yılları arasında eğitime ayrılan bütçenin 7,460 milyar TL’den 47,496 milyar 
TL’ye ulaşmış olmasının etkili olduğu düşünülmektedir. 
 
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET