Öncekiler Sonrakiler

AFTIN BİLİNMEYENLERİ VE KORUNMA YOLLARI

Aft, ağzın içinde genellikle hareketli bölgelerde, yani yanak ve dudak mukozasında (üzerinde çok sayıda ince memecik ve salgı bezi delikleri bulunan, iç organları kaplayan koruyucu sümük doku), dil üzerinde, yumuşak damakta ve diş eti üzerinde görülen solgun bir sarı-kırmızı hale ile çevrili, hayli ağrılı yaralardır.

09 Ekim 2014 Perşembe 12:49
AFTIN BİLİNMEYENLERİ VE KORUNMA YOLLARI

AFTIN BİLİNMEYENLERİ VE KORUNMA YOLLARI

Aft, ağzın içinde genellikle hareketli bölgelerde, yani yanak ve dudak mukozasında (üzerinde çok sayıda ince memecik ve salgı bezi delikleri bulunan, iç organları kaplayan koruyucu sümük doku), dil üzerinde, yumuşak damakta ve diş eti üzerinde görülen solgun bir sarı-kırmızı hale ile çevrili, hayli ağrılı yaralardır. Gülmeyi, konuşmayı ve çiğnemeyi güçleştirir. Aft oluşumu çok yaygındır; toplumda en az beş kişiden biri aft sorunu ile karşı karşıyadır. Kadınlar erkeklere göre daha hassastır. Her yaşta aft oluşumu görülebilir, ancak yapılan araştırmalar büluğ çağındaki gençlerde daha sık aft görüldüğünü ortaya koyuyor. Aft yaraları genellikle tek olarak oluşsa da aynı anda ağzın içinde birden fazla yara da oluşabilir. Yaraların büyüklükleri 1 mm ile 10 mm arasında değişebilir. Aftların oluşum sıklığı kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı kişilerde yılda 1-2 defa oluşurken bazılarında daha sık, hatta sürekli oluşabilir.

Aftın neden oluştuğu tam olarak bilinmiyor. Tek bir kişi için bile birden fazla faktör geçerli olabilir. Aft yaralarının oluşumuna bakteri ya da virüs neden olmaz. Aftın oluşumunu hızlandıran ya da seyrini kötüleştiren birçok faktör var. Bunlar arasında B12 vitamini, folik asit ve demir eksikliği, stres, ağız mukozasını tahriş edebilecek yiyecekler, gıda alerjisi, sigara, ağızda meydana gelen yaralanmalar ve tahrişler, diş macunundaki birtakım kimyasal maddeler, sistemik yani tüm vücudu etkileyen hastalıklar, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve hormonal değişiklikler en önemlileridir. Aftlar bulaşıcı değildir. Aft yaraları için özel bir tedavi yoktur ve genelde herhangi bir müdahale yapılmadan, kendi kendine 7-15 günde iyileşir. Ancak, ağrıyı hafifletecek birtakım kremler veya gargara solüsyonları kullanılabilir.

K: Bilimgenc, TÜBİTAK


Kamudan Haberler

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET