Öncekiler Sonrakiler

AKDAĞ: DOĞUDAKİ İLLER İÇİN KLİNL ŞEFLİĞİNE GİRİŞ VE ROTOSYON SİSTEMİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ

Akdağ, doğudaki illerde çalışmayı özendirmek için klinik şefliğine girişi oradaki hastanelerden yapmak ve rotasyon sistemi gibi farklı yöntemler üzerinde çalışıldığını söyledi. 31.10.2010

31 Ekim 2010 Pazar 06:51

Sağlık Bakanlığı, Ankara'nın Kızılcahamam İlçesi'ndeki Asya Termal Otel'de "Sağlıkta İnsan Gücü ve Sağlık Yatırımları Planlama Çalıştayı" düzenledi. Sağlık Bakanı Akdağ, burada yaptığı konuşmada, "Kamu kurumlarının açıkları var. Bu harcamaları yaparken optimali nasıl yakalarızın peşine düşüyoruz" dedi.
 
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Tam Gün Yasası"nın yürütmesinin durdurulmasına ilişkin "Türkiye'de hukukunun nasıl yerlere paspas gibi serildiğinin örneğidir bu karar" dedi. Sağlık Bakanlığı'nca, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesindeki Asya Termal Otel'de "Sağlıkta İnsan Gücü ve Sağlık Yatırımları Planlama Çalıştayı" düzenledi. Üç gün süren ve bakanlık bürokratlarının, tıp fakültesi dekanlarının ve başhekimlerinin, üniversite hastanesi bulunan illerin sağlık müdürlerinin Yüksek Öğretim Kurulu ve Devlet Planlama Teşkilatı yetkililerinin katıldığı calıştayın kapanış oturumuna Bakan Akdağ da katıldı.
 
Akdağ, toplantının kapanış konuşmasında calıştayın cok kıymetli bir çalışma olduğunu, birtakım kavramların gelişmesi için bu tür toplantıların yapılması gerektiğini söyledi. Ülke kaynaklarıyla yapılabileceğin en iyisini yapmaya çalıştıklarını ifade eden Akdağ, vatandaşların iyi hizmet almaları ve sağlık hizmeti verenlerin motivasyonunun sağlanması için planlamanın yapılması gerektiğini belirtti. Türkiye'de kişi başına yıllık 550600 dolar sağlık harcaması yapıldığını, bunun yüzde 80'inin de kamu tarafından karşılandığını belirten Akdağ, şöyle konuştu: "Kamu kurumlarının açıkları var. Bu harcamaları yaparken optimali nasıl yakalarızın peşine düşüyoruz. Bir tarafta para var öbür tarafta insan kaynağı var. Ne yazık ki insan kaynaklarımızı sayısal acıdan Avrupa ile karşılaştırdığımızda yetersiz olduğu ortaya çıkıyor. Avrupa'da her 100 bin kişiye 350 doktor düşerken Türkiye'de her 100 bin kişiye 150 doktor dusuyor. Avrupa ortalamasında her 100 bin kişiye 700 hemşire düşerken Türkiye'de 180 hemşire düşüyor. Bu kaynağı hep beraber kullanacağız; Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, özel hastaneler kullanacak. Bunu planlama yapmadan götürmek mümkün değil. Planlama yapmak için yeterli mevzuatımız var. Rakamlar ortadayken Türkiye'de doktor sayısı yeterlidir-yetersizdir diye gereksiz bir tartışma var."
 
 Türkiye'nin de bir kişinin ortalama olarak yılda 7 kez doktora gittiğini anlatan Akdağ, Avrupa ortalamalarına cok yaklaşıldığını söyledi. Bütün hastanelerin daha fazla para istediğini ifade eden Akdağ, herkesin yetinmeyi öğrenmesi gerektiğini söyledi. Bakan Akdağ, "Bu süreç bize şunu da öğretti. Biz kime para ödüyoruz, sağlık çalışanına ilaca, tıbbı malzemeye, cihaza para ödüyoruz. Eğer biz dayanışma halinde iyi bir planlama yaparsak bu sektörde maliyetleri biz belirleriz. Türkiye'de son zamanlarda ortopedi cihazları ucuzladı. Alım gücümüzün farkına vardığımız için oldu bu. Dayanışmanın, planlamanın önemi burada arkadaşlar" dedi.
 
Sağlık sektöründe karaborsayı ortadan kaldırmak istediğini belirten Akdağ, "Türkiye sağlıkta örnek ülke, model ülke haline geldi. Rahata kavuşuyoruz. Hastanelerde işler eskisi gibi yürümüyor. Oraya giren para en verimli şekilde dışarı çıkacak. Vatandaş iyi hizmet alacak. Çalışanların ödemeleri düzenli şekilde dağıtılacak. Kaynakları iyi kullanırsak yapabiliriz" şeklinde konuştu. Türkiye'de ilaç harcamalarının fazla olduğuna dikkati çeken Akdağ, asıl tasarrufun akılcı ilaç kullanımıyla sağlanacağını söyledi. Akdağ, uc muayeneden ikisinde ilaç yazılan bir sistemin bulunduğunu belirterek, "Elimizdeki ampirik bilgiler, mezun olan öğrencinin bilgi eksikliği olduğunu gösteriyor. Lüzumsuz antibiyotikleri yazdırmamayı öğrenebil i rsek cok büyük tasarruf yaparız. Bana göre asıl olan bilgidir. Doktorun ilacı nasıl kullanacağını öğretmemiz lazım, bence öğretemiyoruz. Bunu öğrencilere fakültede öğretmemiz lazım" ifadelerini kullandı.
 
Sağlık alanında Türkiye'nin önünde yaşam biçimlerinden kaynaklanan obezite ve diyabet gibi yeni sorunları olduğunu kaydeden Akdağ, şöyle konuştu: '' 1998'de Türkiye'de obezite oranı yüzde yüzde 21'de iken yüzde 32'ye çıktı. Diyabet yüzde 7'den yüzde 13'e çıktı. Sağlık Bakanlığı olarak şişmanlığı azaltmaya çalışacağız. Kanserle ilgili yapılanmamız, diyabet, kalp hastalıkları felçler ile yapılanmamızın yaygınlaştırılması gerektiği ortaya çıkmış durumda."
 
Anayasa Mahkemesi ile Danıştay'ın, "Tam Gün Yasası"na ilişkin yanlış karar verdiğini hatırlatan Recep Akdağ, "Gerekçe yazamadılar. Zorlandıklarını da biliyorum. Bir devlet memuru olan bir doktoru diğer devlet memurundan nasıl, hangi gerekçeyle ayıracaklarını merak ediyorum. Türkiye'de hukukunun nasıl yerlere paspas gibi serildiğinin örneğidir bu karar" dedi.
 
Tam Gün Yasası'nda hukukun yaptığı yanlış hesabın Bağdat'tan döneceğini belirten Akdağ, "Muayenehaneciliği merdiven altı gibi yapmaktan çıkartıyoruz. Hastaneyi pazarlık kapısı haline getirmenize müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.
 
Konuşmasının sonunda çalıstaya katılanların sorularını yanıtlayan Akdağ, doğudaki illerde çalışmayı özendirmek için klinik şefliğine girişi oradaki hastanelerden yapmak ve rotasyon sistemi gibi farklı yöntemler üzerinde çalışıldığını söyledi.
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET