Öncekiler Sonrakiler

BAHARDA SAMAN NEZLESİNE DİKKAT EDİN

Bahar ayları çocuklar için özgürce doğanın keyfini çıkartmak anlamına gelse de, hapşırma krizleri, burun akıntısı ve kaşıntısına yol açan rinit bu mevsimde daha fazla sorun yaratıyor.

30 Nisan 2013 Salı 13:01

Rinit ya da bilinen diğer adıyla saman nezlesi oldukça rahatsız edici bir sağlık sorunu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aşkın Güra Nemlioğlu, bahar aylarında burun akıntısı veya tıkanıklığı nedeni ile doktora başvuran çocukların yaklaşık yarısının alerjik rinit olduğunu söyledi.

Allerjik rinitin yıl boyu da sürebileceğini belirten Nemlioğlu, “Mevsimsel alerjik rinitte genellikle çiçek açmayan ve polenleri rüzgar ile saçılan bitkiler etkendir. Sıklıkla bahar aylarında özellikle bitkilerdeki tozlaşma döneminin başlamasıyla, üst solunum yollarını etkileyen alerjik nezlenin temel belirtileri; kaşıntılı ve sulu burun akıntısı, hapşırma krizleri, burunda yanma şeklindedir. Ancak, hastanın şikayetleri çoğu zaman bu belirtilerle sınırlı kalmaz. Gözlerde de kızarıklık ve yanma, hatta kaşıntı ve sulanma alerjik nezlenin diğer bulguları arasındadır. Hırıltılı solunum ve horlama oluşabilir; koku alma fonksiyonu bozulabilir. Genizde, damakta kaşıntı, kulaklarda tıkanma bulunabilir” dedi.

SOĞUK ALGINLIĞI İLE KARIŞTIRILABİLİR 
Alerjik nezlenin çoğunlukla soğuk algınlığıyla karıştırıldığını, eğer nezle, ilkbahar ve yaz aylarında başlayıp, üç haftadan uzun sürüyorsa ve iyileşme eğilimi göstermiyorsa, alerjik nezle şüphesinin kuvvetli hale geldiğini söyleyen Nemlioğlu, astıma dikkat çekti ve şu bilgileri verdi:

 

ASTIM İLE BİRLİKTE GÖRÜLEBİLİR 
“Evlerde bulunan çiçek ve bitkilerin polenlere karşı duyarlı olan çocukları çok fazla etkilemezken; açık havada, yeşillik alanlarda, ormanda, kırda görülen bitkilerin alerjik nezle şikayetlerinin artmasına neden olabilir. Alerjik nezleye polenlerin yanı sıra; evdeki toz, hayvan tüyleri, tütün dumanı gibi alerjenler de yol açabilmektedir. Alerjik nezlesi olan çocuklarda astım da görülmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle aileler çocukta öksürük ve hırıltı belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır. Çocukluk yaşlarında ilk belirtilerini veren hastalığın, kişinin tüm hayatı boyunca birlikte yaşamayı öğrenmesi gereken bir durum haline gelebilir.

ALERJİYE NEDEN OLAN MADDE TESPİT EDİLEBİLİR 
Çocukta alerjik nezleden şüphelenildiği durumlarda, aile alerjiye neden olan etkenleri fark edebileceği gibi alerjiye neden olan maddeyi tespit etmek için cilt veya kan testlerine ihtiyaç da duyulabilir. Ayrıca, burun akıntılarında alerji hücrelerinin yüzdesinin ölçüldüğü “nasal eosinofili” testi de alerjik nezle tanısı için kullanılan bir yöntemdir. Testlerin sonucunda, çocuğun belli bir alerjene karşı duyarlı olduğu tespit edildiği takdirde, bu alerjiye yönelik tedaviye başlanabilir.”

İLAÇ YETERSİZ KALDIĞINDA AŞI TEDAVİSİ UYGULANABİLİR
Alerjik nezle tedavisinin ilk adımının alerjiye neden olan alerjenlerden kaçınmak olduğunu hatırlatan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aşkın Güra Nemlioğlu, tedavide izlenen yöntem hakkında ise şu bilgileri aktardı: “Eğer çocuktaki alerjik nezle polenlere karşı gelişiyorsa, tozlaşmanın sıkça görüldüğü aylarda, çocuğu yeşil alanlardan mümkün olduğunca uzak tutmak gerekebilir ya da tedavi altında yeşil alanlarda bulunması sağlanmalıdır. Çevresel korunma yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, ilaç tedavisi etkili bir yöntem olacaktır. Bu ilaçlar sadece belirtilerin görüldüğü günlerde kullanıldıklarında bile, çocuğun şikayetlerini gidermeye yardımcı olabilir. İlaç tedavisi de yetersiz kaldığında çocuklarda aşı tedavisi, “immünoterapi” uygulanmaktadır. Çocuğun duyarlı olduğu alerjenlerin artan dozlarda çocuğa verilmesiyle bağışıklık sistemini düzenlemeyi amaçlayan aşı tedavisi, bir süre sonra vücudun bu alerjenleri doğal karşılayabilmesini sağlamaktadır.”
K:http://www.ntvmsnbc.com/id/25438765/

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET