Öncekiler Sonrakiler

BAKAN AKDAĞ: SAĞLIKTA DAYI DEVRİ SONA ERDİ

Bakan Akdağ: "Sağlıkta Dayı Devri Sona erdi" Toplantı ve açılışlar için geldiği Antalya'da konuşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ geçen sekiz yılda sağlık sektörüyle birlikte bir çağı kapatıp yeni bir Çağ başlattıklarını söyledi 27.10.2010

27 Ekim 2010 Çarşamba 10:14
Bakan Akdağ: Sağlıkta Dayı Devri Sona Erdi

 

Bakan Akdağ: "Sağlıkta Dayı Devri Sona erdi" Toplantı ve açılışlar için geldiği Antalya'da konuşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ geçen sekiz yılda sağlık sektörüyle birlikte bir çağı kapatıp yeni bir Çağ başlattıklarını söyledi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sağlıkta sekiz yılda büyük donuşum yaşandığını, sağlık hizmetlerin eşit verilmesi konusunda çalışmalar yaptıklarını anlatarak, "Cebinde para taşıyan, biraz amiyane olacak ama arkasında dayısı olanın hizmeti aldığı, ötekinin ezildiği sistem asla kabul edilemez. Herkes kendisini buna göre tanımlamalı" dedi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Antalya Valisi Ahmet Altıparmak ve bakanlığın genel müdürleriyle birlikte Sağlık Yönetimi ve Eğitimi Derneği'nin Belek'te düzenlediği 3. Ulusal Sağlık Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, geçen sekiz yılda sağlık sektörüyle birlikte bir çağı kapatıp yeni bir çağ başlattıklarını söyledi. Türkiye'de hastaların, vatandaşın sistemin içerisine dahil edilmesi gerektiğini kaydeden Akdağ, "Türkiye'de bu alışkanlık yoktu, biz bunu geliştirmeye çalışıyoruz. Hasta hakları birimleri 184 numaralı SABİM iletişim hattı gibi mekanizmalarla bu gidişata halkın karışmasını sağlamak gerekiyor" diye konuştu. Sektörün zaman zaman Sağlık Bakanlığı’nın, hükümetin ortaya koyduğu uygulamalardan rahatsız olduğunu, 'Bu uygulama olmasaydı bizim için daha iyi olurdu' dediğini ifade eden Bakan Akdağ, işin, 73 milyonu temsil eden hasta, vatandaş tarafı olduğunu hatırlatarak, "Zaman zaman sektörle çekişmelerimiz olduysa bakın, vatandaşın hukukunu ilgilendiren hususlar konusunda olmuştur" dedi. İlacı, tıbbi malzemeyi ucuza almaları halinde bunun halkın yararına olduğunu anlatan Bakan Akdağ, "Özel sektörün büyümesiyle alakalı belli sınırları ortaya koyuyorsak bu hizmetin Türkiye'de dengeli dağılımını sağlamak içindir" değerlendirmesinde bulundu.

 

"Sağlıkta sürdürülebilirlik sıkıntısı yok"

Dünyada en zengin ülkelerin bile sürdürülebilirlik konusunda endişe sahip olduğunu anlatan Akdağ, "Dünyayı sarsan kriz sonrasında parayla ilgili sorunları var. Türkiye'ye bakın, krizin en caf caflı yaşandığı 2009, 2010, 2011 dahil, sağlığın finansmanı konusunda sürdürülebilir miktarı bütçemize koyduk. Sağlık Bakanlığı'na gelecek paralar aşağı yukarı bizim hizmetlerimizi kaliteli şekilde sürdürmemize yetecek" dedi. Uygulanan donuşum programıyla, kamu hastanelerinin, üniversite ve özel sağlık merkezlerinin de değişime uğradığını vurgulayan Bakan Akdağ, bugün Antalya'nın Toroslar'daki bir köyünde yaşayan bir vatandaşın kalp krizi geçirmesi durumunda helikopter ambulansla şehir merkezine getirilip o vatandaşın kalbine stent takılabildiğini ya da acilen ameliyata alınabildiğini, Türkiye'nin her yerinde, her ilinde bu uygulamanın yapılabildiğini kaydetti.

 

Helikopter Ambulans 1.5 Yılda 7 Bin Hasta Taşıdı

Akdağ, son 1.5 yıl içerisinde acil vakalarda yaklaşık 7 bin kişiyi hava ambulansıyla taşıyıp hizmet verdiklerini söyleyerek, "1.5 senede hava ambulansı isteğiyle bana gelen telefon sayısı 30-40'ı geçmez. Bana telefon gelmişse, genel mudurü her seferinde aradım (sistemde arıza mı var ben niçin aranıyorum) dedim" diye konuştu. Helikopterin havalanması için bakan ya da genel mudure ihtiyaç olmadığını vurgulayan Akdağ, kendisine ulaşan helikopter taleplerinin çoğunlukla hava muhalefeti nedeniyle kalkamayan ya da başka hasta taşıdığı için yönlendirılemeyen helikopter olduğunu söyleyerek, "Koruyucu ve tedavi edici hizmetlere vatandaş sadece insan olduğu için, sadece bu ülkenin onurlu vatandaşı olduğu için ulaşmalıdır" dedi. Organ nakli yapan doktorun hizmetin karşılığını alması gerektiğini de ifade eden Akdağ, şöyle devam etti: 'O zaman o vatandaşın bunun bedelini ödemesi gerekir. Herhalde ben de bunun karşılığını fazlasıyla, farklı bir mekanizmayla almalıyım. Samsun'dan Ladik'ten gencecik kız çocuğunun babası Samsun milletvekili aracılığıyla bize ulaştı, üç sene öncesinden bahsediyorum, biz İstanbul'da anlı şanlı bir organ nakli hastanesine ulaştık. Çocuğa böbrek nakli yapılacak, bizden 150 bin istendi. Biz buna tahammül edemeyiz. Evet böbrek, karaciğer nakline Sosyal Güvenlik Kurumu yeterince para ödüyor, vatandaştan para almanıza gerek yok. Karşılığında özel kuruluşa da para ödüyor tamam işte bu kadar. O bizim vatandaşa hizmet vermemize yeterli olmalıdır. Cebinde para taşıyan, biraz amiyane olacak ama arkasında dayısı olanın hizmeti aldığı, ötekinin ezildiği sistem asla kabul edilemez. Herkes kendisini buna göre tanımlamalı. Bu ülkenin insanları haklarını yeterince arayabilmiş değil. Hasta olduğu zaman sistem karşısında hakkını arayacak kadar örgütlenmiş değil. O zaman vatandaşın hakkını korumak bize düşüyor. Biz bu hususta azami gayreti gösteriyoruz."

 

"Aynı Gemide Olduğumuzu Bilmeliyiz"

Türkiye'de sağlık hizmetlerinden memnuniyetin yüzde 35'ten yüzde 65'e çıktığını da bildiren Bakan Akdağ, hedeflerinin yüzde 70'i bulmak olduğunu söyledi. 12 sene önce yapılan araştırmada anne ölümlerinin yÜz binde 70 iken, 2010'da yüzde 15-16'ya düştüğünü kaydeden Akdağ, bebek ölümlerinin de yüz binde 40'a düştüğünü söyledi. Akdağ, çocuk feci, kızamık ve tüberkülozda dünya rakamlarının altına inildiğini vurguladı. Bakan Akdağ, sağlık kurultayından bakanlık olarak önemli dersler çıkardıklarını da belirterek, "Zaten sektörle görüşen bir bakanlığız. Bu toplantılarda konular toplu işlendiği için biz iyileştirme gerektirecek alanlar çıkarıp yolumuza devam ediyoruz" dedi. Akdağ, sağlıkta dönüşümün devam edeceğini ve bunun için bütün tarafların birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade ederken, "Aynı gemide olduğumuz bilmeliyiz, biz aynı gemideyiz” dedi

Nehir

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET