Öncekiler Sonrakiler

GÜLSEN CANDEMİR'DEN SAĞLIK PERSONELİ ÜZERİNE BİR YAZI

Hastane çalışanları arasındaki çalışma barışını bozan, üniversiteleri eğitim ve araştırma hastanelerinden çıkararak birer devlet hastanesine dönüştüren ve hastaları da büyük ölçüde mağdur eden performans sistemine karşı 1 Nisan'da greve çıkan Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'ndeki sağlık emekçileri, Sağlık Bakanı ile yaptıkları görüşmede sekiz maddelik taleplerini kabul ettirdiler.

09 Nisan 2011 Cumartesi 14:26
Gülsen Candemir'den Sağlık Personeli Üzerine Bir Yazı

Hep birlikte başardılar
Hastane çalışanları arasındaki çalışma barışını bozan, üniversiteleri eğitim ve araştırma hastanelerinden çıkararak birer devlet hastanesine dönüştüren ve hastaları da büyük ölçüde mağdur eden performans sistemine karşı 1 Nisan'da greve çıkan Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'ndeki sağlık emekçileri, Sağlık Bakanı ile yaptıkları görüşmede sekiz maddelik taleplerini kabul ettirdiler.

 
Beş gün boyunca tüm sağlık emekçilerinin desteği ile süren grevin beşinci gününde Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve DEÜ Rektörü Mehmet Füzun ile görüşen asistan hekim temsilcileri, tüm taleplerinin kabul edilmesini sağladılar. Sabah saatlerinde yeniden hastane bahçesinde biraraya gelen sağlık çalışanları, buradan alkışlarla rektörlük binasına yürüdüler. Beş gün süren grevin demokratik bir tavır olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Füzun, taleplerin haklı olduğunu, tüm hakların başta asistan hekimler olmak üzere bütün sağlık çalışanlarına verileceğini söyledi. Son düzenlemeler ile ödenek sıkıntısı nedeni ile ek ücretlerde kesintiye gitmek zorunda kaldıklarını belirten Füzun, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile yaptıkları görüşmelerde ödenek istediklerini aktardıklarını, bakanın da SGK'dan DEÜ Hastanesi'ne ek ödenek ayrılacağını söylediğini açıkladı. Greve çıkan sağlık çalışanlarına hiçbir soruşturma açılmadığını ve açılmayacağını da söyleyen Füzun, TTB tarafından ilan edilen 5 Nisan Asistan Hekimler Gününü'de kutladı.
 
Rektörlük önünde 19 Nisan'da yapılacak olan genel greve tam katılım sözü de veren DEÜ sağlık çalışanları, tüm baskılara ve kazanımların gasp edilemsine karşı mücadeleye devam edeceklerini söylediler.

GENEL GREVİN KIVILCIM ATEŞİ OLDU
Asistan hekimlerin başlattığı ve diğer tüm sağlık emekçileri ile beraber yürütülen greve destek için Denizli'den gelen TTB Merkez Konseyinden Doç. Dr. Mehmet Zencir'de kazanımları nedeni ile emeği geçen sağlıkçıları kutladı, 19 Nisan'da yapılacak genel grev öncesi yapılan eylemin büyük moral olduğunu ifade etti.
1 Nisan 2011'de ilk olarak İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hastanesi’nde başlayan performansa dayalı sistem hastanede çalışan tüm sağlık emekçilerini daha fazla çalıştırıp, daha az ücret almalarına neden oldu. Hastaları dahi sınıflandırıldığı ve bu sınıflandırma ile puan kazanan sağlık çalışanları sisteme göre hastanın tedavisini değil de daha çok ayakta muayeneye yönlendirildi.

"Bu grevi para için değil, hastalarımız ve bu mesleğin geleceği için yaptık"
Sağlıkçılar ne için greve gitti, grevi nasıl örgütledi, tüm sağlıkçıların greve katılımı nasıl sağlandı? Bu soruların yanıtlarını grevin gerçekleşmesinde emek harcayan Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) İşyeri temsilcisi ve ameliyat hemşiresi Sevilay Aydoğdu ile konuştuk.

-Hükümet Neo-Liberal politikalar çerçevesinde sağlıkta dönüşüm adı altında bir uygulama yürütüyor. SSGS ile başlayan, aile hekimliği, tüm sağlık kurumlarının bir çatı altında birleşmesi, tam gün yasası, kamu hastaneleri birliği ve son olarak performans sistemi çalışması var. Performansa dayalı çalışma sistemi ilk DEÜ’de başladı. Siz DEÜ çalışanları olarak neye karşı grev yaptınız?
1 Nisan’da başlayan performans sistemi ile önceden aldığımız ücretleri almamız için bir defa daha çok çalışmamız gerekiyor. En önemli hastalıklar olan ağır kanser hastalarına, kronik hastalıklara, ağır ameliyatlı hastalara değil de daha çok devlet hastanesi gibi günlük hastalara bakmamız isteniyor. Çünkü ağır hastaların maliyetleri yüksek, devlet büyük bir kısmını karşılamadığı için hastaneye masrafı daha çok oluyor. Hastane yönetimi de bizim az tahlil yapmamızı istiyor. Daha az para veriyor. Hiç uyumadan bazen 36 saat hastalara bakıyoruz, bizden sürekli tasarruf yapmamız, asıl işimizi yapmamamız söyleniyor. Çalışma barışımız bozuldu, para alamadığı işi yapmak istemeyen arkadaşlarımız ile sorunlar yaşandı. Performans alanlar aynı işi yapmak istedi, oysaki sağlıkta sınır yok. Herkes her şeyi yapabiliyor. Ama bize ‘Puan senin sen bu işi yap, puan senin değil sen yapma!’ deniliyor. Hastaya zarar, doktora sıkıntı veren performans sistemi bizi mutsuz ve sıkıntılı hale getirdi. Ücretlerimizi yarı yarıya düşürüldüğü için herkesin kurduğu düzen alt üst oldu, kimse yıllık izine çıkamıyor, daha çok çalışıp düzenini korumak istiyorlar.

Sistem hocalara ‘Ders verme, araştırma yapma, hasta muayene et. Hasta bakarsan ancak sana para veririm’ diyor. Poliklinik hizmeti dayatılarak üniversite hastanelerinin işlevi yok edilirken yeni sağlıkçıların yetişmesi de engelleniyor. Biz bunlara karşı greve çıktık. Bu grevi para için değil, hastalarımız ve bu mesleğin geleceği için yaptık. Yarın belki istediğimiz koşulları bu hastanede sağlarız, ama sitem bize yeni zorluklar çıkaracaktır. Biz burada tıkanacağını bildiğimiz performans sistemini eleştiriyor ve ona karşı çıkıyoruz.

-Sağlık çalışanlarının ‘Sağlıkta dönüşüm uygulamalarına’ karşı Nisan ayı içerisinde bir grevi olacak. Tüm Türkiye’de ses getirecek eylem öncesi bu grev de bir ön hazırlık oldu sanırım, bunun için ne söyleyeceksiniz, DEÜ greve hazır mı?
Aslında buradaki grev bir ön hazırlık oldu. Sağlıkta grev olmaz diyenlere en iyi cevabı verdiğimizi düşünüyorum. Kimseyi mağdur etmeden, acil servislerde, önemli ameliyatlarda hastalarımızı mağdur etmeden diğer sağlık çalışanlarına da bir grevin nasıl yapılabileceğini göstermiş olduk. Bizi bölmek isteyenlere, bizleri tehdit edenlere karşı en iyi cevabı burada verdik. Hastane yönetimi ne yapacağını şaşırdı. Hastane yönetiminin tüm yöntemlerini boşa çıkardık. Bugün üniversitelerin tüm doçent ve profesörlerini alana indirdik, bize tam destek verdiler. Cesaret ile neleri başarabileceğimizi görürken, birlikte olunursa nelerin yapılabileceğini öğrenip bunu da öğrettiğimizi düşünüyorum.

-Altı gün süren ve zafer ile sonuçlanan grevin örgütlenmesini nasıl gerçekleştirdiniz? Çalışma barışı bozulmuş bir alanda grev örgütlemek kolay olmasa gerek.
Öncesinde bir çalışma oldu tabiî ki. Greve katılmakta çekinenleri ikna ettik, işyeri baskısı nedeni ile katılamayanları 30-40 kişilik gruplarla alana taşıdık. Alkışlarla gittiğimiz bölümlerden gelemeyenleri tüm baskılara rağmen ikna ettik ve çekinenlere de cesaret vermiş olduk. Taşeron işçileri dahi bize destek verdi, bu onların da mücadelesiydi aslında. Dayatılan sisteme karşı grevdeydik.
 
'Hemşireler de artık hakları için ayaklanacak'
Eylemde yer alan hemşireler adına bizimle sohbet eden hemşire Ceylanım Ceylan da dağlar kadar sorunları olduğunu söyleyerek sistemden yakındı. Farklı okullarda okuyup, farklı eğitim alan insanların aynı işi yaptığını söyleyen Ceylan, “Özlük haklarımız verilmiyor, görev tanımımız belli değil, ama bugün burada kazandıklarımız bir başlangıç, buradan aldığımız enerji ile genel greve de katılacağız. Biz hemşireler performansa tabii değiliz ama, performans sistemi içinde çalıştırılıyoruz. Hemşirelerin hali içler acısı. Bu ortam çok güzel, hemşireler de artık hakları için ayaklanacaktır.

'Hedef genel grev'
SES İzmir Şube Başkanı Veli Atanur grevin sağlık çalışanlarının istediği gibi sonuçlanmasının ardından yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanı'nın haklı talepler karşısında geri adım attığını söyledi. SES İşyeri temsilciliği başta olmak üzere tüm çalışanların tarih yazdığını söyleyen Veli Atanur, "Sağlık çalışanları arasındaki eşitsizliklerin, esnek çalışma saatlerinin lehlerine çözülmesi için çok ses, tek yumruk olan sağlık emekçilerinin haklı ve meşru talepleri mücadele ile kazanılmıştır. düzenlenmesini Artık hedefimiz genel grevi örgütleyip, sağlıkta yıkımı durdurmak. Yaşanan mağduriyetin nedeni olan performans uygulamasının kaldırılması için mücadele etmeye devam edeceğiz.

 

Birgün GÜLSEN CANDEMİR/BİRGÜN
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET