Öncekiler Sonrakiler

KAMU HARCAMALARI MERCEK ALTINDA

Sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturduğu Kamu Harcamalarını izleme Platformu, 2011 yılı bütçe görüşmelerini yakından takip ederken, bu yılın bütçesine ilişkin hazırladığı ve milletvekillerine gönderdiği ilk raporun olumlu sonuçlarını da almaya başladı.08.11.2011

08 Kasım 2010 Pazartesi 08:10
Kamu harcamaları mercek altında

Kamu harcamaları mercek altında
 
Sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturduğu Kamu Harcamalarını izleme Platformu, 2011 yılı bütçe görüşmelerini yakından takip ederken, bu yılın bütçesine ilişkin hazırladığı ve milletvekillerine gönderdiği ilk raporun olumlu sonuçlarını da almaya başladı
 
Platform Sözcüsü ve aynı zamanda İstanbul Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Çalışmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Nurhan Yentürk konuya kamu harcamalarıyla ilgili hazırladıkları ilk raporun milletvekillerine ulaştırılmasının ardından önemli gelişmeler olduğunu anlattı.
 
Milletvekillerine gönderdikleri mektubun ardından TBMM'ye konuya ilişkin soru önergeleri verildiğini hatırlatan Yentürk, "Mektubumuzu okuyan bazı milletvekilleri Meclis Başkanlığına 10 tane soru önergesi verdi. Meclis Başkanlığı bunu ilgili bakanlıklara, kurumlara yolladı. Bu önergelere resmi bir cevap verilmek zorunda. Önergeler daha çok bizim mektupta vurguladığımız, çocuğa, gençliğe yönelik harcamalara çok düşük kaynak ayrılmış olması, çocuk adalet sistemine ilişkin konuları kapsıyor. Bu bizim için çok önemli bir gelişme. Amacımız zaten ilk etapta buydu. Yani milletvekilleri bazı konulardaki sorunlara dikkat ettiler. Bütçe harcamalarında yayımlanmayan bazı verilerin yayımlanabilmesi konusunda da soru önergeleri oldu. Bundan çok umutluyuz. Biz amacımızın büyük ölçüde yerine geldiğini düşünüyoruz. Bazı veriler şeffaflaştı. Bu da önemli gelişme.
 
Kamu harcamaları mercek altında İSTANBUL - Sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturduğu Kamu Harcamalarını İzleme Platformu, 2011 yılı bütçe görüşmelerini yakından takip ederken, bu yılın bütçesine ilişkin hazırladığı ve milletvekillerine gönderdiği ilk raporun olumlu sonuçlarını da almaya başladı. Platform Sözcüsü ve aynı zamanda İstanbul Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Çalışmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Nurhan Yentürk konuya kamu harcamalarıyla ilgili hazırladıkları ilk raporun milletvekillerine ulaştırılmasının ardından önemli gelişmeler olduğunu anlattı.
 
Avrupa Birliği Genel Sekreterliği'nin, Türkiye'de sivil toplum örgütlerinin bir araya gelerek böyle bir çalışma yapmasını ve bunu meclise bir öneri olarak sunmasını önemli bulduğunu belirten Yentürk, milletvekilleri için hazırlanan mektubun İngilizceye çevrilerek Türkiye'deki AB delegasyonu, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarla da paylaşıldığını söyledi. Bunun üzerine platformu birçok yabancı kuruluşun ziyaret ettiğini belirten Yentürk, bazı kuruluşların platforma fon teklif ettiğini, ancak bu fonları platformun yapısı itibariyle kabul etmediklerini anlattı.
 
Milletvekillerine gönderdikleri mektubun ardından TBMM'ye konuya ilişkin soru önergeleri verildiğini hatırlatan Yentürk, şunları kaydetti: "Mektubumuzu okuyan bazı milletvekilleri Meclis Başkanlığına 10 tane soru önergesi verdi. Meclis Başkanlığı bunu ilgili bakanlıklara, kurumlara yolladı. Bu önergelere resmi bir cevap verilmek zorunda. Önergeler daha çok bizim mektupta vurguladığımız, çocuğa, gençliğe yönelik harcamalara çok düşük kaynak ayrılmış olması, çocuk adalet sistemine ilişkin konuları kapsıyor. Bu bizim için çok önemli bir gelişme. Amacımız zaten ilk etapta buydu. Yani milletvekilleri bazı konulardaki sorunlara dikkat ettiler. Bütçe harcamalarında yayımlanmayan bazı verilerin yayımlanabilmesi konusunda da soru önergeleri oldu. Bundan çok umutluyuz. Biz amacımızın büyük ölçüde yerine geldiğini düşünüyoruz. Bazı veriler şeffaflaştı. Bu da önemli gelişme."
 
Yentürk, Plan ve Bütçe Komisyonu'nun daveti üzerine bürokratlarla görüşme ve bürokratlara bütçenin sosyal etkilerini anlatma fırsatı bulduğunu söyledi. Platformun aralık ayında başlayacağı eğitim programına Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görev yapan bürokratların da katılacağını belirten Yentürk, "Bürokratlarla STK temsilcilerinin bir arada olmaları uzun vadeli ilişkiyi olumlu etkileyecektir" dedi. 2011 yılı bütçesinin belli olmasının ardından platformun yeniden bir rapor hazırlayacağını belirten Yentürk, Mart ayında raporu milletvekilleri ile paylaşacaklarını söyledi.
 
Platformun çalışmalara başladığı günden bu yana çok önemli yol alındığını ifade eden Yentürk, "Biz zaten bir günde, örneğin çocuğa yönelik harcamaların artırılmasını beklemiyorduk ama artık birçok milletvekili hem platformu tanıyor hem de bütçeye sivil toplum kuruluşlarının ne kadar önem verdiğinin farkında. Hazırladığımız ilk raporun ardından milletvekillerinin farkındalığı anlamında çok önemli gelişmeler oldu" diye konuştu. Nurhan Yentürk, gelecek yıl bütçesine ilişkin beklentilerini de şöyle açıkladı:"Sosyal harcamalarda artış beklentimiz var. Fakat bizim çok da önermediğimiz şekilde askeri harcamalarda da artış olacağına yönelik Başbakan'ın çeşitli açıklamaları oldu. Bunun ne gerekçe ile olduğuna bakmak lazım. Yine savunma ile ilgili bazı harcamaların azaltılması gerektiğini söyleyebiliriz. Krizin ardından bir çok gelişmiş ülke bu konudaki bütçesini daralttı. Biz Türkiye'nin ortalamasının NATO ortalamasının üzerine çıkmasını doğru bulmuyoruz. 2011 yılı bütçesine ilişkin sosyal harcamalarda ve engellilere yönelik harcamalarda olumlu gelişme beklentimiz var."
 
PLATFORMUN TESPİTLERİ NELERDİ?
 
Kamu Harcamalarını İzleme Platformu, kamu harcamalarına ilişkin yaptığı izleme çalışmalarının sonuçlarını ve önerilerini milletvekilleri ile paylaşmıştı. Platformun tespitlerine göre Türkiye'de 2009 yılında sosyal güvenlik, sağlık, sosyal yardım ve sosyal hizmetleri kapsayan sosyal koruma harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 13 iken bu oran 27 AB ülkesinde ortalama yüzde 26 düzeyinde bulunuyor.
 
Sosyal koruma harcamaları içinden yoksullara yönelik sosyal yardım, sosyal hizmetler ve yeşil kart harcamalarının GSYH içindeki payı ise yüzde 1,2 düzeyinde. Türkiye'de yardımların yoksullara ulaştırılma yöntemini eleştirilen Platform, insanların damgalanmadan, onuru kırılmadan vatandaş olmaktan kaynaklı, düzenli temel gelir desteğinin geliştirilmesinin yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadelede önemli olduğunu savunuyor.
 
Platformun tespitlerine göre Türkiye, kişi başına sağlık harcamasında Avrupa'da en son sırada yer alıyor. Platform, Sağlık Bakanlığı'nın sağlık harcamalarında planladığı kısıntıyı da doğru bulmuyor, Türkiye'de sağlık harcamalarının mutlaka koruyucu hizmetlerin payı yükseltilecek şekilde artırılması gerektiğine inanıyor. OECD ülkeleri içinde çocuk yoksulluğunun en fazla olduğu ülke Türkiye olduğunu belirten Platform, nüfusun yüzde 38'inin çocuk olduğu bir ülkede çocuğa yönelik harcamaların mutlaka yükseltilmesi gerektiğini savunuyor. Çocuklara yönelik koruma hizmetlerinin aileye yönelik sosyal yardım hizmetine dönüşmemesi gerektiğinin altı çiziliyor.
 
BÜTÇEDE GENÇLİK YOKTUR, EĞİTİMDE OLMAYAN GENÇLER HİÇ YOKTUR
 
Platform'un diğer tespit ve önerilerinden bazıları şöyle: "TÜİK 2008 Yılı Nüfus Sayımı verilerine göre, 12-14 yaş grubundaki çocukların yüzde 11,3'ü çalışmaktadır. Türkiye'de 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Türkiye onayladığı Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Asgari Yaş Sözleşmesi'ne göre çocuk işçiliğinin etkili biçimde ortadan kaldırılmasını öngörmektedir ancak bu konuda bütçeden kaynak ayrılmadığı görülmektedir.
 
Gençlerin güçlendirilmesine yönelik harcamaları izleyebilmek için gençliğin spor, toplumsal hayata katılım, barınma, eğitime destek, eğitimden işe geçişte destek kurumlarını dikkate aldık. Tüm bu harcamalar dikkate alındığında 2008 yılında genç başına 192 lira harcama yapıldığı görülmektedir. Bu harcamanın GSYH'ya içindeki payı yüzde 0,3 civarındadır ve azaltılması planlanmaktadır. Lise ve yüksek eğitim harcamaları ile birlikte bu oran ancak yüzde 2'ye çıkmaktadır. Bütçede gençler yoktur. Türkiye'de 15-24 yaşları arasındaki gençlerin genel nüfusa oranı yüzde 20'dir. Bu gençlerin yaklaşık yüzde 30'u eğitim almakta, yüzde 30'u çalışmakta, yüzde 40'ı eğitim almamakta ve çalışmamaktadır.
 
Eğitime destek ve eğitimden işe geçişe yönelik harcamalar çıkarıldığında eğitimde olmayan ve çalışmayan gençlere yönelik harcamaların düşüklüğü çok çarpıcıdır: Eğitimde olmayan gençlere yönelik harcamanın GSYH içindeki payı yüzde 0,05'e düşmektedir. Bütçede gençlik yoktur, eğitimde olmayan gençler hiç yoktur.
 
Türkiye'de askeri harcamaların izlenmesinde ortaya çıkan en önemli zorluk verilerdeki şeffaflık eksikliğidir. Askeri harcamaların şeffaf ve izlenebilir olması, STK'ların ve parlamentonun denetimine yeterince açık olması yönündeki demokratik talebimizi vurgulamak istiyoruz. Türkiye'nin askeri harcamalarının GSMH'ya oranı 2009 krizinden önce yüzde 2,0 civarında iken, 2009 yılından sonra yüzde 2,3 civarına fırlamıştır. Bu oranın artmaması ve NATO-Avrupa askeri harcamalar ortalaması olan yüzde 1,8 ile sınırlı tutulması önemlidir.
 
Ne yazık ki ülkemizde farklı kamu idareleri tarafından çeşitli sosyal alanlara yapılan harcamaların bir arada değerlendirilebildiği veri kaynakları bulunmamaktadır ve ne yazık ki milletvekilleri de bu tür sosyal alanlara yapılan harcamaları ayrıntılı olarak görmeden TBMM'nde sürdürülen bütçe görüşmelerine katılmaktadırlar. Halbuki biz, sosyal denge amacıyla uygulanan politikalara ayrılan kaynakların izlenebilmesini, politikaların etkinliğinin ve alternatiflerinin tartışılabilmesi için kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz.
 
Kaynak: 24 Saat
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET