Öncekiler Sonrakiler

KANSER HASTALARINA VERİLMESİ GEREKEN PSİKOLOJİK DESTEKLER

Kanser hastalarının, hastalıklarını öğrenme sürecinde yaşadıkları ve bu süreçte onlara nasıl yaklaşılması gerekiyor.

25 Şubat 2016 Perşembe 12:42
KANSER HASTALARINA VERİLMESİ  GEREKEN PSİKOLOJİK DESTEKLER

1- Kemoterapiye başlarkan hastanın yaşadığı belirsizlik ve artan kaygı, ‘niye ben’, ‘ben şimdi ne yapacağım, ölecek miyim’ gibi sorular soruyor. Uykusuzluk, iştahı kesikliği, içine kapanma, kontrol duygusunu yitirme.

2- Tedavilerin bir takım yan etkilerinde saç dökülmesinde olduğu üzere hastalara, tedavilerinin her aşamasında, duygularını ifade etmeleri konusunda cesaret verilmeli. Destek önemli olduğundan, hastaya bu tip kaygılarını yakınları ile paylaşması gerektiği anlatılmalı. Kişi çevresiyle bunu ne kadar paylaşırsa, hem gerçekliği kabul etmesi hem de onlardan alacağı destekle hastalıkla baş etmesi kolaylaşır.

3- Hastanın, tedavi sürecini nasıl geçirdiği, hastalığın ne olduğu, hangi aşamada olduğu, hastanın yaşı, cinsiyeti, sosyal desteğinin yeterli olup olmaması, geçmişteki başetme becerileri, psikiyatrik bir özgeçmişinin varlığı ve ağrısının kontrolü ile yakından ilişkilidir. Hastanın geçmişte yaşamış olduğu diğer stresli olaylar mesela, kayıplar veya ailede kanser öyküsü önemlidir. Hasta bu süreçte yaşadığı birçok şeyin hesaplaşmasını yapar.

4-  Hastaların verdikleri tepkiler, tanı, tedavi, nüks ve terminal dönemde farklılıklar gösteriyor. Yani bunu bir süreç olarak görmek gerek. Basamak basamak çıkılan bir merdiven gibi. Tanı aşamasında şok olan kişi, belli dönemlerde sağlıklı insanlara karşı öfkelenebilir, tedavi süreci başladığında iyileşme yolunda bir pazarlık içine girip, kendini ve çevresindekileri sorgulayabilir, nüks durumlarında; yoğun bir tedavi sürecinden çıktığı için kendini yılgın, herşeye yeniden başlıyormuş gibi hissedip “bu benim bedenim artık tedavi istemiyorum” gibi tepkilerde bulunabilir. Bu uzun ve zahmetli sürecin sonunda nüks haberi, kişide ikinci bir şok yaratır ki, çoğu hasta bu noktada daha ağır tepkiler vererek,
 depresyona girebilir.

5- Bazen aileler, müdahaleci olup hastaya tanısını söylememektedir. Bu sıkıntı yaratan bir konudur çünkü, tanının ne olduğundan çok, hasta kendisi ile ilgili bir şeylerin saklandığı duygusunu yaşamaktan sıkıntı duyar. Her hastanın kendisi ile ilgili gerçeği bilmeye hakkı vardır. Zaten ancak öyle bir durumda hasta da kendi sorumluluğunu alarak, tedavinin bir parçası olur. Hastalığın her aşamasında; hastaların anlaşıldıklarını hissettikleri, duygularını rahatça ifade edebilecekleri bir ortama ihtiyaçları vardır. Bu süreçte hastalara ihtiyaçları olan psikolojik desteksağlandığında tedaviye uyumları artmaktadır.

K: fethiye1asm.gov.tr

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET