Öncekiler Sonrakiler

657 DEĞİŞİKLİĞİNDE İPLER GERİLİYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'nun memurların iş güvencelerini etkileyecek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu değişişiklik açıklamalarına Kamu Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk'tan sert tepki geldi.

06 Kasım 2015 Cuma 13:35
657 DEĞİŞİKLİĞİNDE İPLER GERİLİYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'nun memurların iş güvencelerini etkileyecek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu değişişiklik açıklamaları memurların gündemine bomba gibi düştü. Bu değişiklik talebi daha önceden de dile getirilmişti. Bu ve benzeri önerileri AK Parti'nin 2002 yılına kadar kamu reform çalışmalarına kadar götürmek mümkün. Sendikaların şiddetle karşı çıktığı değişiklik ne zaman gündeme geldiyse, tam tersi şekilde sözleşmeli veya işçilerden yoğun şekilde memur kadrolarına geçilen ironik bir dönem yaşandığını hatırlamak lazım. Şimdilerde ise taşeron işçilere kadro verilmesi gündemde... Ayrıca ifade edilen bu yapısal dönüşüm için Anayasa değişikliği gerekiyor.

ATV'de canlı yayına katılan ve Paralel yapının ülkede birçok alanda sızma yaparak faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne yazık ki bu paralel yapı ülkemizde birçok bizim devletin içerisine sızmış virüs gibi. İstihbaratta da var, milli istihbarat, emniyet teşkilatı, TSK bütün bunların hepsinde bunlar var. ve buralarda çok ciddi iletişim sağlamaya devam ediyorlar. Bakanlıkların içerisinde hemen hemen hepsinde var. A'dan Z'ye temizlemek mümkün değil. Her şeyden önce 657 değiştirilmediği sürece bu iş çözülmez. Bu kanun değiştiği andan itibaren farklı bir sistem oturtulabilir. Bu sistemde bir defa bu dünyanın her yerinde işçi memur ayrımı yoktur. Çalışanlar vardır. Hakkını veriyor çalışıyorsa tabi ki orada tutulacaktır. Ama bir insan ihanet içinde ise bu zırhı kullanamayacaktır" dedi.

TRT'de canlı yayına katılan ve 657 Sayılı Kanuna dikkat çeken Davutoğlu, "Memurluk emekliliğine kadar korunak altında, çalışmasa dahi devlet ödeme yapmak zorunda. Bu çalışma performansını etkilememeli. Devlette şunu diyebilmeli, "çalışmıyorsun ya da yanlış çalışıyorsun." 2 Kasımda yeni hükumeti kurduğumda şunu desem, "sizi gözlüyorum, şu bürokratları başarılı görüyorum, şunları başarısız görüyorum" desem bütün o bürokratlar giderler Danıştay'a. Benim görevim ayrımcılığa tabi tutmamamız. Beni tek ilgilendiren bu memur vazifesini yapıyor mu? Ama bu liyakat kriterlerini koyduktan sonra, elimizin serbest olması lazım. Hiç ehil olmayan bir memurumuzu yerinden oynattığımız da hesabını biz veriyoruz. Bürokrasinin kendi iç hiyerarşisini koruması lazım. Bizim daha etkin bir değerlendirme sistemi içinde düşünmemiz lazım" dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik 2013 yılında, ”5 ayrı mevzuatla yürütülen kamu personel sistemimizin amiral gemisi olan 1965 model ve her yerinden su almaya başlayan 657 sayılı kanun, günümüz Türkiyesi'nin ihtiyaçlarına cevap vermekten çok uzaktır” dedi. Çelik: ”Zaman içinde 657’den fazla değişikliğe uğrayan, yürürlüğe girdiği dönemle uygulandığı dönem arasında dağlar kadar fark olan bu yasa, yama kaldırmayacak kadar yıpranmıştır. Her kurumun mevzuatında yavru 657’cikler oluşmaya başladı. Çeşit çeşit istihdam türleri ortaya çıktı. Kamuda memur, sözleşmeli personel, geçici personel, Teşkilat Kanunu’na göre sözleşmeli personel, 399 Sayılı KHK’ya göre sözleşmeli personel, Belediye Yasası’na göre sözleşmeli personel, 4924 sayılı kanuna göre sözleşmeli personel, işçi, geçici işçi, kapsam dışı personel gibi değişik ad ve statüler altında personel çalıştırılmaktadır.Ücret unsurları bile sayılamayacak boyutlara ulaştı. Dağınık ve savruk bir mevzuat var.”

Yapılan bu ve buna benzer açıklamalarla, iyi işleyen personel sistemine ve mevzuatına ihtiyaç bulunduğunu vurgulanarak, devlet bütçesinin yaklaşık üçte birinin personel giderlerine ayrıldığı, söz konusu kaynağın verimli kullanılmasını sağlamak, beşeri sermayeden alınan verimi çoğaltmak ve vatandaşlara kaliteli, etkin hizmet sunmak için gerekli mevzuat düzenlemesini yapmak durumunda oldukları belirtildi. Ve sisteme müdahaleler oldu.

Geçmişte, 2014 yılında 6552 Sayılı Torba Yasayla, yukarıda değinildiği şekilde çözmeye çalışsa da,  Anayasa mahkemesi, bu maddeyi iptal etmişti.  Yine ücrette adalet sağlanmasına yönelik 666 sayılı KHK ile yeni adaletsizlikler ve mevzuatta yeni karmaşalar yaşanmasına neden olundu. Nedense bu ve buna benzer süreçlerin sonunda, tam tersi şekilde sözleşmeli personele memur kadrosu verildi. Nitekim bu günlerde taşeron işçilerine kadro verilmesi gündemde.


 



Kamu Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Kamu Sen internet sitesinden, işçi, memur ayrımının kaldırılmak istenmesinin altında yatan tek gerekçe, memurların iş güvencelerinin ellerinden alınarak kamu hizmetlerinin tarafsızlığının yok edilmesi, tamamıyla hükumete bağlı olarak çalışan bir kamu görevlisi arzusunda olunduğunu, Türkiye Kamu-Sen olarak, devletin yönetim şeklinin de değiştirilmesini içeren bir değişikliğin ilk belirtileri olarak gördüklerini, memurluk güvencesinin kaldırılması ve işçi ve memurların çalışan olarak aynı statüde değerlendirilmesi yolundaki girişimlere en şiddetli tepkiyi verecekleri tepkisini gösterdi.

Koncuk Kanal B TV’de yayınlanan “GÜNCEL” programında, "Cumhurbaşkanı 1 Kasım seçimleri öncesi bir konuşmasında, 'Paralel yapıyla mücadele edebilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu değiştirilmelidir.' dedi. Cumhurbaşkanı’nın değişmesini ön gördüğü maddeler bize iş güvencesini sağlayan maddelerdir. Bu Anayasanın 128. Maddesini de ilgilendirmektedir. Burada sayın Cumhurbaşkanı  seçim öncesinde “Paralel yapıyla mücadele için değişmeli” dedi ama Başbakanlık döneminde yaptığı konuşmalarda var bu kitapçıkta ve defalarca. O tarihlerde bu ülkede paralel yapı diye tanımlanan bir yapı var mıydı? Hayır yoktu. O zaman bugün paralel diye tanımlanan ve kendilerine hizmet hareketi diyen insanlarla Cumhurbaşkanı o dönem dosttu ama 2003 yılında da iş güvencesine yönelik sözler söylemiş. Burada esas amaç paralelle mücadele mi, yoksa kamusal alanda köklü bir değişiklik yaparak işimize gelmeyen insanları kapı dışarı koyma düşüncesi mi? Ben ikinci şıkkı daha geçerli buluyorum. Bu mesele sayın Cumhurbaşkanı’nın aklının bir tarafında var, bunu hayata geçirme arzusu içerisindedir. Bu yapılabilir mi? Anayasanın 128. maddesindeki “Devletin asli ve sürekli işleri devlet memuru eliyle yapılır” tanımın değiştirilmesi gerekir. Peki şu andaki iktidarın Milletvekili sayısı 317, bu sayı değiştirmeye yetmez. Diğer siyasi partilerin desteği ile referandum ya da değişim olabilir." dedi.


ELEŞTİRİLER SÜRERKEN ÖNERİLEN ÇALIŞMANIN ÇERÇEVESİ AÇIKLANDI

Sabah Gazetesinde yer alan habere göre, çalışma yaşamına yönelik dört yıllık bir eylem planı hazırlıyor. Radikal önlem paketi devlette çalışan işçi ve memurların çalışma hayatını kökten değiştirecek. Devlet Personel Başkanlığı, Maliye Bakanlığı ve diğer kamu kurumu temsilcilerinden oluşturulan komisyonun üzerinde çalıştığı düzenlemelerle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda da değişikliğe gidilecek. 


HARF KARMAŞASINA SON VERİLECEK: Çalışanlar arasında "4a, 4b, 4c" şeklindeki harf karmaşası bitecek. Aynı işi yaptığı halde farklı maddi, sosyal haklara sebep olan bu uygulama kalkacak.


ÜCRETLERE İNCE AYAR GELİYOR: Kamuda yaklaşık 50 çeşit ödeme yapılıyor. Bu sayının 10'a düşürülmesi öngörülüyor. Bu da, temel ücret, hizmet farkı, performans, ek ödenek, ders ücreti ve vekalet ücreti şeklinde belli başlıklar halinde olacak.


ÖĞRETMENLERE YAZ PROGRAMI: Öğretmenlerde performans artırılması ön planda olacak. Kamuda uzman kadrosunda çalışan personelin özlük hakları iyileştirilecek, yurtdışı eğitimler artırılacak.


İŞÇİ-MEMUR AYRIMI BİTECEK: Kamuda memur-işçi ayrımı bitecek. Ücret farklılıklarının ortadan kaldırılmasına özen gösterilecek.


TEK ÇATI SİSTEMİ: Personel rejimi de sosyal güvenlikte olduğu gibi tek çatı altında toplanacak. Kamu çalışanlarının hak ve sorumlulukları 657 Sayılı yasa, TSK Personel Kanunu, Hakim Savcılar Kanunu, YÖK Personel Kanunu, KİT Personel Kanunu ile düzenleniyor. Hepsinin tek yasada toplanması öngörülüyor.


İŞ GARANTİSİ BİTİYOR: Özel sektörde olduğu gibi işini yapmayanın meslek hayatı bitecek. İş garantisi olmayacak.


İŞ TANIMI YAPILACAK: İş tanımı yeniden yapılacak. Başarı ve başarısızlık da karşılık bulacak. AB ülkelerinde olduğu gibi serbest çalışma mekanizmasına ters düşen bütün maddeler ayıklanacak.


KIDEMLİ PERSONELLE KALKINMA: Kıdemli personelin az gelişmiş bölgelerde görev yapması sağlanacak. Bunun için personel teşvik edilecek.


HERKES KAMU ÇALIŞANI OLACAK: Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan sözleşmeli memur, işçi statüsündeki çalışanların hepsi 'kamu çalışanı' adı altında toplanacak.


ÜCRET VE TERFİ: Performans özlük haklarının belirlenmesi ve terfide daha etkili olacak. Daha çok çalışan, daha fazla katkı sağlayan memura yüksek ücret verilecek. Performans notu zam ve ücrette belirleyici olacak.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değiştirilmesini gündeme getirmesi kamu çalışanlarının tepkisini çekti. 14 Kasım'da Ankara Güvenpark'ta bir araya gelen Eğitim-İş üyeleri "657 güvencemizdir, asla kaldırılamaz", "Ücretli köle olmayacağız", "Direne direne kazanacağız" sloganlarıyla tepkilerini gösterdi. "Memurun iş güvencesini tartıştırmayacağız. Tüm kamu çalışanları 657 için birlikte mücadeleye" pankartı açan Eğitim-İş üyeleri, kamu çalışanları sendikalarını birlikte mücadeleye çağırdı. Burada açıklama yapan Eğitim-lş Genel Başkanı Veli Demir, "657 kaldırılırsa taşeron hale geleceğiz. Kamusal hizmetler alınıp satılır hale gelecek. Bundan sonra lafta demokrasi altında yereller güçlendirilecek. Ulusal devlet ve cumhuriyet yok edilecek. Devlet memuru kanunu yerine 'parti, hükümet memurluğu' dönemi başlayacak" dedi. Demir konuşmasında, sendikalara ve siyasi partilere de "Bu yasaya karşı en kısa sürede bir eylem planı çizelim" çağrısında bulundu.


Bir tepkide Memur Sen'den geldi. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın Milli Gazete'ye yaptığı açıklamalarda, kamu görevlilerinin iş güvencesinin tartışıldığı ya da sona erdirileceği algısı uyandıracak kavram, içerik ve hedeflerin kesinlikle yeni Hükümet Programı'nda yer almaması gerektiğini söyledi. 

Memur Sen arkasından "İş Güvencesine Dokunan Değil, Yeni Türkiye İçin Güven Oluşturan İktidar İstiyoruz" başlıklı bildiri ile;

"Tarihi tecrübemiz göstermektedir ki, güçlü memur, güçlü devlet demektir. Güçlü memur, proje demektir, kaliteli hizmet demektir. Güçlü memur, güçlü demokrasi demektir. Güçlü memur, güçlü ekonomi demektir. Güçlü memur, bölgesel güç demektir. Güçlü memur, küresel güç demektir. Sosyal güvenliği yetersiz, iş güvencesiz taşeron işçiyle büyük devlet olunmaz, olunamaz, büyük devlet olma hayali bile kurulamaz." "Türkiye'nin en büyük emek hareketi ve yetkili konfederasyon olarak, iş güvencesini sadece kırmızı çizgimiz olarak değil, Büyük Türkiye'nin güvencesi olarak da  görüyoruz. Bu kapsamda, sessiz kalmayacağız, iş güvencesini dokundurtmayız. Bu hassasiyetlerimizi ve iş güvencemizi sonuna kadar koruyacağız." ihtarında bulundu. 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET