Öncekiler Sonrakiler

KAMU VE KURUM AVUKATLARININ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

İstanbul Barosu Kamu ve Kurum Avukatları ile Bağlı Çalışan Avukatlar Komisyonunca düzenlenen panelde “ Kamu ve Kurum Avukatlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusu tartışıldı.

29 Kasım 2010 Pazartesi 22:47

İstanbul Barosu Kamu ve Kurum Avukatları ile Bağlı Çalışan Avukatlar Komisyonunca düzenlenen panelde “ Kamu ve Kurum Avukatlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusu tartışıldı.
 
Panel, 25 Nisan 2009 Cumartesi günü saat 10.30’da İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Yerleşkesi İsmail Özarslan Konferans Salonunda yapıldı.
 
Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, kamu avukatlarının sorunlarını statü sorunu, mali ve özlük hakları sorunu, teftiş ve denetleme sorunu olma üzere üç ana başlıkta incelenebileceğini söyledi.
 
Kamu avukatının kamuyu, yani devleti savunduğunu belirten Aydın, devletin adli, iktisadi, sosyal her türlü faaliyetinin olduğu yerde kamu avukatının bulunduğunu, bütün kamu çalışanlarının haklarını da devlet tespit ettiğine göre, kamu avukatlarının her yönden çok iyi çalışma şartlarına sahip olmaları gerektiğini, ama ne yazık ki gerçeğin böyle olmadığını, devletin kendini savunan bu meslektaşlarımıza adeta üvey evlat muamelesi yaptığını söyledi.
 
Kamu avukatlarının sorunlarına ilişkin tek tek ayrıntılı açıklamalar yapan İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, sonuç olarak sözlerine şöyle özetledi:
 
Ülkemizde kamu çalışanlarının her kesiminin sorunları olmakla beraber, üzerinde hiç bir çalışma yapılmayan ve yılların birikimi ile sorunları devleşen ve kronikleşen tek kamu çalışanları kamu avukatlarıdır.
 
Zaman zaman bazı kesimlerin hakları iyileştirilmesine rağmen, kamu avukatlarına özgü bir iyileştirme yapılmamıştır. Meslek icabı kamu sorunları ile boğuşan kamu avukatları, kendi sorunları altında ezildiğinin farkında bile değildir. Bu konuda kamu avukatları, baroların güçlü desteğine çok muhtaçtır.
 
Sorunların çözümü için büyük ölçüde kanun değişiklikleri ve hükümet çalışmaları gerekmekte ise de, sorunların dile getirilmesi, her ortamda ilgililere aktarılması noktasında en büyük görev barolara, yani bizlere düşmektedir. Zira kamu avukatlarının, barolar dışında hiç bir mesleki organizasyonları mevcut değildir. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da İstanbul Barosu'nun öncü olması, kamu avukatlarının sahipsiz kalmasının önüne geçecektir.”
 
İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Şükran Şıpka ile Kamu, Kurum ve Bağlı Avukatlar Komisyonu Başkanı Av. Cüneyt Tenekeci’nin teşekkür konuşmalarından sonra panele geçildi.
 
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İl Han Özay’ın yönettiği “Kamu ve Kurum Avukatlarına Vekâlet Ücreti Ödenmesinde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu ilk oturumda konuşan Sayıştay 3. Daire Başkanı Hasan Baş, vekâlet ücreti konusuna açıklık getirdi. Baş, vekâlet ücretinin bir gelir olmadığını belirterek Sayıştay’ın vekâlet ücreti konusunda denetim yetkisinin bulunmadığı kanısında olduğunu bildirdi.
 
İstanbul Barosu Üyesi Av. Nejat Aday, kamu avukatlarının sorunlarının bilindiğini, ancak örgütlü bir çalışmayla bunların çözümlenebileceğini, baro üyesi kurum ve bağlı çalışan avukatların mesleklerini yerine getirirken özgürlük ve bağımsızlıklarının sağlanması için çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.
 
TCDD Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirlerinden Av. Coşkun Türkmen de, vekâlet ücretinin kime ödendiğinin tespitine bakmak gerektiğini, vekâlet ücreti konusunda hem yargı hem de yüksek yargı organlarınca verilmiş pek çok kararın bulunduğunu, bu kararların tamamına yakınının avukatların aleyhine sonuçlandığını, yasalarda avukatlar aleyhine yapılan düzenlemeler karşı çıkılması gerektiğini bildirdi.
 
 Zonguldak Barosu Üyesi Av. Engin Akkaya, vekâlet ücretinin bir gelir olmadığını, mahkeme masrafı olduğunu, ancak bu ücretin kamu avukatına verilmediğini, vekâlet ücreti konusunda AİHM’e iki dava açtığını, İç hukukta verilen kargı kararlarının da yanlış olduğunu, bu durumun Türkiye’nin bir hukuk devleti olmaktan uzak bulunduğunu gösterdiğini savundu.
 
Maltepe Belediyesi Hukuk İşleri Müdürü Av. Adalet Yılmaz ise, vekâlet ücreti konusunda Sayıştay’la yaşadığı limit aşımı konusundaki deneyimini anlattı.
 
İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dr. Selçuk Demirbulak’ın yönettiği “Kamu ve Kurum Avukatlarının Mesleki Sorunları ve Çözüm Önerileri” konulu ikinci oturumda ise Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği Muhakemat Genel Müdürlüğünden Av. Fatma Bayraktaroğlu, statü sorununun bir türlü aşılamadığını ve “kamu avukatı” deyimini kabul etmediğini söyledi.
 
Kamu avukatlarının sorunları hakkında geniş açıklamalar yapan Bayraktaroğlu, avukat sıfatını taşıyan herkesin barolara kaydını yaptırması, baroları güçlendirmesi gerektiğini, sorunların ancak örgütlü güçle çözülebileceğine inandığını bildirdi.
 
Paneli yönetenProf. Dr. Dr. Selçuk DemirbulakAvrupa Birliği’nden örnek vererek sorunun çözümüne bir katkı yaptı. Demirbulak, AB’de eşit işe eşit ücret ilkesinin kabul edildiğini, sorunun ekonomik olduğunu, hukukun düzgün olması için ekonomik alt yapının güçlü olması gerektiğini belirtti.
 
Mersin Milletvekili İsa Gök de bu görüşü doğrulayarak ekonominin bir alt yapı kurumu, hukukun ise üst yapı kurumu olduğunu ifade etti. Gök, avukatların birden çok kanununa bağlı olarak çalışmalarının sorun yarattığını, kamu avukatlarının çalışmalarının özel bir kanunla düzenlenmesi gerektiğini, bu konuda geçmişte yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığını, siyasi iradenin hukuka ve hukukçulara iyi gözle bakmadığını söyledi. Gök, eylemlilik aşamasına girilmeden avukatların ve kamu avukatlarının sorunlarını çözmenin mümkün olmadığını sözlerine ekledi.
 
Danıştay 6. Daire Üyesi Nazlı Koçer, vekâlet ücreti, ek ödemeler ve lojman tahsisi gibi sorunlara ilişkin yargı kararlarından örnekler verdi ve bütün yargı kararlarında avukatların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146. maddesini aşamadıklarının görüldüğünü bildirdi.
 
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kahraman Berk ise 1995’den bu yana hâkim ve savcılar için beş kez düzenleme yapıldığını, hâkim ve savcıların işe 9. dereceden, kamu avukatlarının ise 8. dereceden başlatıldıklarını, hâkim ve savcıların iki yılda bir kamu avukatlarının ise üç yılda bir terfi ettiklerini, bunu adil kabul etmenin mümkün olmadığını söyledi. Berk, kamu avukatının amirinden çok ücret almasının kabul edilmediğini, kamu yöneticilerinin avukata kuşkuyla baktıklarını, vekâlet ücretinin ise sosyolojik bir gerçek olduğunu savundu.
 
Panel oturumları sonunda İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dr. Selçuk Demirbulak tarafından panel yöneticileri ve konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi verildi.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET