Öncekiler Sonrakiler

KATEGORİK SENDİKACILIK ÜYE KAYBETTİRİYOR

Kamu personeli içinde 680 bin sendikasız bulunmama nedenleri üzerinde durmak lazım. Mali bakımdan sendika aidatına yapılan katkıya rağmen kamu personeli neden sendika üyesi olmaz?

21 Temmuz 2014 Pazartesi 06:58
KATEGORİK SENDİKACILIK ÜYE KAYBETTİRİYOR

Resmi Gazetede, yayımlanan istatistiğe göre, 2 milyon 270 bin 558 kamu görevlisinden 1 milyon 590 bini sendika üyesi olup, sendikalaşma oranı yüzde 70 olarak gerçekleşti. Memurların sendikal dağılımını gösteren istatistikte 680 bin 594 memurun hiçbir sendikaya üye olmadığı anlaşıldı.


Sendika aidatı bakımından verilen teşviğe rağmen neden bu seviyede yüksek kamu personeli sendikalı değil?


Elbetteki değişik nedenlere dayanabilir. Nedenlere ilgisizlik, bilgisizlik, inanmama gibi nedenler ilk akla gelip sıralanabilir.


Gerçekte kamu personelinin, özellikle adaylık dönemindeki personelin sendikaya rağbet etmemesi sendikalar arasındaki çekişme nedeniyle zarar görmek istememeleri.


Ne yazık ki bir sendikaya üye olmak, aynı zamanda personelin siyasi tavrını, hayat görüşünü, yönetime yakınlığını, personel ilişkisine belirleyebiliyor. Sendikalar, sendika üyeleri veya yöneticiler üye olduğu sendikaya göre personeli ön bir kalıba sokuyor. 


Personelin bulunduğu kuruma göre etkin olan sendika görevlendirmelerden atamalara, sosyal imkanlardan izinlere kadar bir çok konuda üyelerine ayrıcalıklar oluşturmaya çabalıyor. Oluşturulan ayrıcalıklar göre sendika reklamına dönüyor. 


Tabii ki söz ettiğimiz konular görünmez kurallar ve ilişkiler çerçevesinde sürdürülüyor.


Sendika üyeliğinin çalışma ilişkilerini aşıp, personeli kategorize eden boyutlara ulaşması, ister istemez personeli sendikalara mesafeli durma noktasına sürüklüyor. Çünkü bugün belki sendika üzerinden elde edilen kişisel kazanımlar, yarın personelin aleyhine kullanılma endişesini taşıyor.


Bir kesim kamu personeli de var ki, sendikaların çalışmalarının yetersiz olduğu, özellikle toplu sözleşmelerde etkisiz olduğunu düşünmektedir. Son toplu sözleşmede seyyanen zam, personelin kafasını karıştırmış durumda. 


Sendikalara bakıldığında kazanımlar ön planda tutulan bir bakış açısı hakim. Halbuki personel kayıp tarafında yaşamaktadır. Hal böyle olunca, her iki taraf arasındaki ayrışma güvensizliği beraberinde getirmektedir.


İşçi sendikacılığında yaşanan ve ağır eleştirilere maruz kalan anlayış, kamu personeli sendikacılığı erken döneminde yaşanma sürecine girmiştir. 


Geliniz yakınlığa veya uzaklığa dayanan sendikal anlayıştan yol yakınken dönelim. Tamamen çalışma ilişkileri üzerine kurulan, demokratik sendikal mücadeleyi esas alan, örgüt temelli, hak ve menfaatler konusunda sendikalar arası ortak hareketi benimseyen, bu şekilde gücünü arttıran bir anlayış oluşturalım. Hele hele artık çağ dışı kalan, sendikalara göre personeli kategorize eden anlayışı terk edelim.     

Sevgi Gümüşsoy

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET