Öncekiler Sonrakiler

10 SORUDA AİLE HEKİMLİĞİ

İstanbul'da 3'üncü ayını dolduran aile hekimliği ne durumda? İl Sağlık Müdürü Ali İhsan Dokucu, soruyu 77 yıllık bir fotoğrafı göstererek yanıtladı.

21 Ocak 2011 Cuma 09:40
10 soruda aile hekimliği

Henüz 1.5 yıl önce İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne atanan Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu’nun şu sıralarda neredeyse tüm mesaisi aile hekimliği üzerine. İstanbul’da 15 Ekim 2010’da başlayan uygulamanın 3. ayı doluyor. Uygulamada ciddi sıkıntılar olduğunu söyleyen İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) itirazları doğrultusunda sorduk. Dokucu, “Hâlâ sıkıntı olsa da hedeflere beklediğimizden de hızlı ulaştık” dedi.

18 Ocak itibariyle İstanbul’da 3 bin 540 aile hekimi var, eksik aile hekimi sayısı 33. İstanbul’da şu anda bir aile hekimine düşen vatandaş sayısı 3 bin 500-3 bin 600. Devlet aile hekimine her vatandaş için ayda 1.5 lira ödüyor. Bu, ‘temel ücret’. Ancak hekimin baktığı hasta sayısına, verdiği hizmetin zorluğuna göre bu ücrette oynamalar söz konusu olacak. “Mesela; gebe takibi, bebek takibi özel hizmettir. Yatalak, yaşlı hasta sayısı fazla ise bu hekim arkadaş daha yüksek ücret alacaktır. Adalar’daki hekimle Sultangazi’dekinin yükü aynı mı?” diyen Dokucu, bu konuda çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Uygulamanın ‘gökten zembille inmediğini’ söylerken 23 Nisan 1934 tarihli bir fotoğrafı arşivden çıkararak Radikal’e gösteren Dokucu, “Fotoğraftakiler aile hekimi istiyor. Yani Cumhuriyet’in ilk zamanlarından beri bir talep. Biz 77 yıllık bu hayali gerçekleştirmeye çabalıyoruz” dedi.

“İTO, İstanbul’da 3 milyon kişinin aile hekimi olmadığını, 7 milyonun aşısız kalabileceğini iddia ediyor. Bu doğru değil. İstanbul’da şu an nüfusun yüzde 96’sının aile hekimi var. İTO sadece Sultangazi’yi örnek gösteriyor. Hekim kendi iradesi ile bölgesini seçiyor. Tabii ki bazı bölgelerin daha az tercih edilmesini ben de doğal karşılıyorum. Çözmemiz gereken bir sorun bu.”

“31 Ekim 2010’da sağlık ocağı başına 7 bin 500 vatandaş düşüyordu. Bugün aile hekimi başına 3 bin 500 düşüyor. Yük eskisine göre azaldı. Sistem gönüllülüğe dayanıyor. Bu gönüllülüğü ne sağlıyor? Bir kere, hekimin eline yüzde 50 ile yüzde 100 arası fazla ücret geçiyor. İkincisi görev tanımı belli. Üçüncüsü herhangi bir otorite hekimi başka bir yere gönderemez, başka iş yaptıramaz. Ben dahil. Eskisine göre daha fazla koruma altındalar.”

‘Bir KOBİ gibi düşünün’ Temel sağlık hizmetlerinde standart yoktu. Yeni yönetmelik A, B, C, D gibi sınıflandırmalar getiriyor. Diyelim ki, aile sağlığı merkezinin odaları çok küçük, bekleme alanı dar, özürlülere yönelik altyapı yetersiz. Bu ‘hizmet’i değil, merkezi sınıflandırmaktır. Aile hekimini bir nevi KOBİ gibi düşünün. Bunun için devlet hekime ücretin dışında bir cari ödeme yapıyor. Ortalama 2 bin 700 lira civarında. Ama sağlık ocağında devam etmek isteyene yapılan ödeme 1300 liraya kadar düşüyor. Hekimler 6 ay boyunca alacakları bu miktarı fiziki şartları düzeltmek için kullanmalı.”

“Eğer hekim eksik hizmet verirse, yanlış beyanda bulunursa, mesela; aşılama yapmadığı halde aşıladım diye rapor tutarsa denetim devreye girer. 700 bin bebeğin aşılanması gerekiyor diyelim. Toplum sağlığı merkezlerinde ve buradaki merkezde bu bilgiyi görüyoruz. Gidip yerinde sorgulama yapıyoruz. Aşı yapılmamışsa ceza notu uygulanıyor. İstanbul Tabip Odası (İTO) bu mekanizmanın baskı yaratacağını söylüyor. Ama durum böyle değil. Hekim mesai yapıyor mu, önlük giyiyor mu, hastaya kötü davranıyor mu vs. Örneğin; önlük giymemek -5 puan, yalan beyan -20 puan. 100 negatif puan alanın aile hekimliği düşüyor.

Hasta beğenmezse iş biter

Kabaca tüm ipler vatandaşın elinde. Eğer ki, hizmet aldığı hekim kötü davranıyor, mekânının hijyen sorunu var vs. Vatandaş gider toplum sağlığı merkezine şikâyet eder. İncelenir ve gereken yapılır. Ancak burada daha önemlisi eğer vatandaş memnun değilse o hekimden ismini sildirir, başka bir hekime kaydını yaptırır. Sistemde hekim, kendi üzerine yazılı vatandaş sayısı ile orantılı ücret alır. Kayıtlı vatandaş sayısı 1000’in altına inen aile hekiminin sözleşmesi feshedilir.”

10 SORUDA AİLE HEKİMLİĞİ

Aile hekimi kimdir?

Koruyucu sağlık hizmeti, 1. basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetleri verir.

Görevleri neler? Aile sağlığı merkezini yönetmek, birlikte çalıştığı ekibi denetlemek, hizmet içi eğitimlerini sağlamak.

Eve gelir mi? Evde takibi şart özürlü, yatalak ve yaşlılara evde hizmet götürür. Sağlık, sevk evrakı, reçete düzenler.

Kimler yararlanabilir?
Türkiye’de yaşayan herkes. Sağlık sigortası veya kayıt için bir belge gerekmez.

Hizmetleri ücretli midir?
Yaptığı muayene, aşı, pansuman, tahlil ve filmler ücretsiz. Reçeteyi ise SGK öder.

Nasıl kayıt yaptırılır?

Sağlık müdürlüğü yapar. Kayıtsızlar en yakın aile sağlığı merkezinde de yaptırabilir.

Tarama da yapar mı?

Kanser ve kronik hastalık taraması yapar. Gebe, loğusa ve bebekleri, aşıları izler.

Aile hekimini değiştirebilir miyim?

İsteyen aile hekimini değiştirebilir. Ancak seçtiği bu hekimi 3 aydan önce değiştiremez.

Hastaneye gitmek istersem?

Aile hekiminden sonra hastaneye gidenler katılım payı ödemez. Doğrudan hastaneye gidenler ise öder.

Seyahatte hizmet nasıl alınır?

‘Misafir hasta’ olarak sağlık hizmeti alabilirsiniz. Belge gerekmez. Bu uygulama da ücretsizdir
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET