• 25 Ekim 2014 Cumartesi
Öncekiler Sonrakiler

BELEDİYEDE ÇALIŞAN PERSONELE ÖZEL SORU CEVAPLAR

12 haziran 2011 genel seçimlerde sandık gorevlisi olmak için nereye başvurmam gerek? İl özel idaresinde ambar görevlisi olarak çalışırken 2008 yılı ağustos ayında emekli oldum. Kefalet kesintilerimin ilk taksitini 2009 yılı Mart ayını da aldım. Kalan kısmını ne zaman alabilirim? belediyeye alınan özel kalem müdürü 8ooo nüfuslu ilceye atanabilir mi? atanması icin ne gibi yollara başvurulmalı? Büyükşehir Belediyesi meclis üyesinin istifasi halinde Onun yerine büyükşehir meclisine gelecek kişi sıradaki meclis üyesi mi olur, yoksa onun yerine yedekten seçilen üye mi büyükşehir belediyesine gelir? gibi sorulara verilen cevaplar

Soru:
 

işçi kadrosunda çalışmaktayım. 4 yıllık kamu yönetimi mezunuyum. diplomanın bana negibi katkısı olur

Yanıt:

CEVAP: 4857 sayılı İş Kanununa göre, işçi olmak için belli bir okul bitirme ve diploma sahibi olma şartı aranmamaktadır. Oysa, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa istinaden, belli bir eğitim ve diplomaya sahip olunması derece ilerlemesi, kademe yükselmesi ve bazı görevlere atanmak için gerekli şartlar arasında yer almaktadır. Dolayısıyla, işçi olarak çalışabilmek açısından, diplomaya sahip olunması zorunlu bir istihdam şartı değildir.

Soru:
 

12 haziran 2011 genel seçimlerde sandık gorevlisi olmak için nereye başvurmam gerek?

Yanıt:

CEVAP: Seçimlerde sandık başında görev almak başlıca iki yolla olmaktadır. Bunlardan birisi sandık kurulunda üye olarak görev alınması, diğeri ise bir siyasi partinin müşahiti olarak görev alınmasıdır. Buna dair genel esaslar, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun’da düzenlenmiştir.

Sandık Kurulu Üyeliği: Bu Kanunun 10 uncu maddesine göre, seçim bölgelerine konulacak her sandık için bir sandık kurulu bulunacaktır. Kanunun 17 nci maddesi ise, Son Milletvekili genel ve ara seçimlerinde kendi listesinden meclise en az bir üye gönderen veya Yüksek Seçim Kurulunca tespit ve ilan edilen siyasi partilerden o il ve ilçede teşkilatı bulunanların, il ve ilçe seçim kurullarında birer temsilci bulundurma hakkı olduğunu belirtmektedir. Ayrıca seçime katılan siyasi partilerden, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde en çok oy almış dört siyasi parti ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partiler, o siyasi parti genel başkanları tarafından yazılı olarak yetki verilmiş olması şartıyla Yüksek Seçim Kurulunda da bir asıl bir yedek temsilci bulundurabilecektir.

Kanunun 19 uncu maddesindeki düzenlemede, ilçe seçim kurulunun dört asıl ve dört yedek üyesinin siyasi partilerden alınacağı ve bunların belirlenmesinde ise; ilçe seçim kurulu başkanının, bu kurulun yeniden kurulması için, ilçede teşkilatı bulunan ve son milletvekili genel seçiminde o ilçede en çok oy almış olan dört siyasi partiye birer asıl ve birer yedek üye adını iki gün içinde bildirmelerini tebliğ edeceği, oylarda eşitlik halinde ad çekileceği, hükme bağlanmıştır.

Yine bu maddedeki hükme göre, diğer iki asıl ve yedek üyelik ise, ilçe merkezinde görev yapan ve toplam memuriyet süresi on yıldan fazla olan, yasama meclisleri veya yerel idare seçimlerinden birine siyasi parti adayı veya aday adayı olarak katılmamış ve evvelce hiç bir siyasi partiye kaydolmamış Devlet memurlarını gösteren, o ilçedeki görev süreleri esas alınarak düzenlenecek listenin ilk sekiz sırasında yer alanlar arasından ad çekme ile tespit edilecektir.

Sandık kurulunun oluşumu 298 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, sandık kurulu bir başkan ile altı asıl ve altı yedek üyeden kurulacaktır. Kanunun 23 üncü maddesi, sandık kurulu üyeliklerinin nasıl tespit edileceğini şu şekilde açıklamıştır:

İlçe seçim kurulu başkanı, o seçim çevresinde seçime katılan ve ilçede teşkilatı bulunan siyasi partilerden, son milletvekili genel seçiminde o ilçede en çok oy almış olan beş partiye, her sandık için birer asıl ve birer yedek üye adını beş gün içinde bildirmelerini tebliğ eder.

Bu şekilde tespit edilen sandık kurulu üye sayısı beşten az olduğu takdirde, eksik kalan üyelikler, aynı şartları taşıyan diğer siyasi partilerden, aldıkları oyların büyüklük sırasına göre, aynı üye istenir ve oylarda eşitlik halinde ad çekilir.

Bundan başka, sandığın bulunduğu köy ve mahalle ihtiyar heyeti ve ihtiyar meclisi asıl ve yedek üyelerinden keza ad çekme ile iki kişi seçilir. Bunların ilki asıl, diğeri yedek üyedir.

Müşahitler: Sandık başında görev alacak bir diğer temsilci grubu ise müşahitlerdir. Bu konuda 298 sayılı Kanunun 25 inci maddesine istinaden, sandık başı işlemlerini takip etmek üzere, siyasi partiler ve bağımsız adaylar, birer müşahit gönderebilecektir. Ancak, Siyasi Partiler Kanununa göre, siyasi partilere üye olamayacak kimseler; bu kurullarda üye, müşahit veya temsilci olarak, siyasi partiler tarafından görevlendirilemezler. Gerek siyasi partilerin müşahitlerinin gerekse bağımsız adayların müşahitlerinin, sandık başı işlemlerini takip etmek üzere sandık başında bulunabilecekleri, Kanunun 72 nci maddesinde hükme bağlanmıştır.

Sonuç olarak, yukarıdaki yasal hükümlerde ayrıntıları açıklandığı üzere, bir siyasi parti adına sandık kurulu başında üye veya müşahit olarak bulunmaya, ilgili siyasi parti karar verecektir.

Soru:
 

İl özel idaresinde ambar görevlisi olarak çalışırken 2008 yılı ağustos ayında emekli oldum. Kefalet kesintilerimin ilk taksitini 2009 yılı Mart ayını da aldım. Kalan kısmını ne zaman alabilirim?

Yanıt:

CEVAP: 2489 sayılı Kefalet Kanununun 25.6.2009 tarih ve 5917 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle değiştirilmiş olan 5 inci maddesine göre, Kefalet Kanunu uyarınca kesilmiş olan aidatların toplamından, Kanunun 4 üncü maddesine göre oluşmuş zimmet varsa bu miktar mahsup edildikten sonra kalan tutarın ilk yarısı son üç yıllık faiziyle birlikte, hizmetten ayrılmış olduğu yılı izleyen yılın Mart ayı sonuna kadar geri verilmektedir.

Hesaplanan tutarın kalan diğer yarısı ise, üç yıl içinde tahakkuk eden şahsına ait zimmetlerle sandıktan ayrılmadan önceki sürelere ait ve 4 üncü maddeye göre kendi payına düşen zararlar karşılığı olarak ihtiyaten alıkonulmaktadır. Alıkonulan bu miktar üç yıl beklendikten sonra, bu süre içinde zimmet çıkmışsa, çıkan zimmetler mahsup edildikten sonra verilmektedir. Ancak kalan bu tutara üç yıllık faizi uygulanmakta ve faiziyle birlikte alacaklıya tamamen ödenmektedir.

Dolayısıyla, emeklilikten sonraki üç yıllık ihtiyati bekleme neticesinde eğer bir zimmetinize rastlanmaz ise biriken tutarı üç yıllık faizi ile birlikte alacaksınız. Bunun için de emekli olduğunuz kuruma müracaat ederek zimmetiniz olmadığını belgelendirip, kefalet sandığına müracaat etmeniz lazımdır.

 

Soru:
 

Bireysel İş Sözleşmesi hükümleri nelerdir.

Yanıt:

CEVAP : Bilindiği gibi, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre; belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilmektedir. Bu hüküm il özel idarelerinde ve il özel idaresi ile belediyelerin kurduğu veya ortak olduğu mahalli idare birliklerinde de uygulanabilecektir.

Bu çerçevede il özel idarelerinin, belediyelerin ve bunların kurduğu veya ortak olduğu mahalli idare birliklerinin 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi kapsamında istihdam edilecek sözleşmeli personel ile ilgili mahalli idare arasında imzalanacak sözleşmelerde aşağıdaki esaslara uyulmalıdır. İş Kanunu hükümleri saklıdır.

a) Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılmayacaktır.

b) Sözleşme ile çalıştırılacak personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları gereklidir.

c) Sözleşmeli olarak istihdam edileceklere ödenecek net ücret, söz konusu kadro unvanı için birinci derecenin birinci kademesi esas alınmak suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre tespit edilecek her türlü ödemeler toplamının net tutarının yüzde 25 fazlasını geçemeyecektir.

ç) Genel hükümlere göre birinci dereceden kadro ihdas edilemeyen kadro unvanları için ise o kadro unvanından ihdası yapılmış en yüksek kadro derecesinin birinci kademesi esas alınacaktır.

d) Sözleşmeli personele ödenecek ücret, ilgili kurumların meclisi tarafından ve 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasındaki hükümler dikkate alınarak net tutar biçiminde tespit edilecektir.

 

e) Sözleşme ücretinin mutlaka net tutar olarak belirtilmesi ve her ayın başında peşin olarak ödenmesi gereklidir.

 

f) Sözleşmeli personele fazla mesai yaptırılması halinde, bunun için de ödeme yapılması gereklidir. Sözleşmeye buna aykırı hüküm konulamaz.

 

g) Sözleşmeli personelin işçi sendikalarına üye olmasına imkan tanıyacak herhangi bir düzenlemeye sözleşmede yer verilmeyecektir.

 

ğ) Başka bir kurumda kısmi zamanlı sözleşmeli personel olarak istihdam edilenlerle sözleşme yapılamayacaktır.

 

h) Sözleşmelerin bir bütçe yılı ile sınırlı tutulması gereklidir. İzleyen yıl tekrar uzatılabilir.

ı) Kurumların, işin yürütümünden kaynaklanacak hususlara ilişkin özel nitelikli hükümleri, sözleşmenin diğer esaslarına aykırı olmamak kaydıyla ayrıca tespit etmesi mümkündür.

 

Soru:
 

belediyeye alınan özel kalem müdürü 8ooo nüfuslu ilceye atanabilir mi? atanması icin ne gibi yollara başvurulmalı?

Yanıt:

CEVAP: Bir belediyede özel kalem müdürlüğü kadrosu ihdas edilmiş ise ancak bu durumda özel kalem müdürlüğüne atama yapılabilir. Hangi belediyelerde özel kalem müdürlüğü kadrosu olacağı hususunda, Belediye Ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke Ve Standartlarına Dair Yönetmelik esas alınacaktır. Bu Yönetmeliğe göre; büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri, nüfusu 150.000 üzerindeki büyükşehir ilçe ve diğer ilçe belediyeleri ile Yönetmelikte öngörülen belediye bağlı kuruluşlarda özel kalem müdürü istihdam edilebilir.

Nüfusu 8000 civarında olan bir belediyede özel kalem müdürü istihdam edilmesi mümkün değildir. Bu konuda daha önce cevaplanan bir soruda daha ayrıntılı açıklama yapılmıştır. Bunun için yerelnet sitesindeki cevaplanan sorular incelenebilir.

 

Soru:
 

turizm altyapı hizmet birliğinde 5393/49 a göre teknisyen olarak çalışmaktayım 2010 kpss ye girdim ve 69 puan aldım norm kadro ihdasını yaptık ve tek çalışan benim.acaba ihdası yapılan kadrolara açıktan atama yapılması mümkün mü? teşekkür ederim

Yanıt:

CEVAP: 5255 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununun 22 nci maddesine göre, mahalli idare birliklerinde, teşkilât ve personel istihdamı konularında bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Belediye Kanunu ile Belediye Kanununa aykırı olmamak kaydıyla birlik tüzüğü hükümleri uygulanacaktır.

Belediye Kanununun 49 uncu maddesi istihdam konusundaki temel esasları ihdas etmiştir. Bu madde hükmünün, mahalli idare birlikleri bakımından da geçerli olduğuna göre şu tespitlerin yapılması mümkündür:

Mahalli idare birliklerinde, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilecektir.

Burada önemli olan husus; Belediye Kanununun 49 uncu maddesindeki esasların göz ardı edilmemesidir. Şöyle ki; söz konusu maddede, norm kadroya uygun olarak uzman ve teknik personelin yıllık sözleşme ile çalıştırılabileceği öngörülmüş olup, sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamayacaktır. Dolayısıyla mevcut kadro karşılık gösterilerek sözleşmeli personel istihdam edilen kadroya ayrıca atama yapılamaz.

Ancak, var olan kadro karşılık gösterilerek sözleşmeli eleman çalıştırılmıyor ise, bu durumda boş kadronun ilk defa atama yapılmak suretiyle kullanılması mümkündür. Böyle bir kadronun kullanılması hususunda izlenecek yol ise, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik esasına göre hareket edilmesi lazımdır.

Dolayısıyla, mahalli idare birliğinde hali hazırda sözleşmeli olarak çalışmak, o birlikte Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelikte belirlenen esaslardan bağımsız olarak hak sahibi olmayı mümkün kılmaz.

 

Soru:
 

ben okulda hizmetliydim ama bunalıma girip kaçıp gittim ve işten atıldım suan ben işe girmek istiyorum ama beni işe almıyorlar bir senelik bir memurum işe girmek için ne yapmalıyım hem yetiştirme yurdu cocuguyum

Yanıt:

CEVAP: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94 üncü maddesine göre Devlet memuru, bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. Çekilmek isteyen memur, yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir.

Kanunun 92 nci maddesi, iki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenlerin, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 657 sayılı Kanunun 71 inci maddesindeki hükümlerie uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler. Ancak, memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden, çekilmiş sayılanlar ise bir yıl geçmeden, Devlet memurluğuna alınamaz.

Dolayısıyla siz görevinizden çekilmiş olduğunuz tarihte memur sınıfına dahil olmuş iseniz ve çekilme tarihinin üzerinden en az bir yıl geçmiş ise, ayrıldığınız kuruma müracaat etmeniz uygun olur. Bu takdirde sizi yeniden göreve almak hususunda şartlarınız uygunsa, başka bir yasal kısıtlama veya engeliniz yoksa ve kurumda boş kadro varsa, sizin yeniden atanmanız ayrıldığınız kurumun takdirine bağlıdır.

 

Soru:
 

Sayın Yetkili ; 5393 sayılı belediye kanununun 49.maddesinin 3. fıkrası gereğince, tam zamanlı olarak 5. derecen mühendis kadrosu karşılığı hizmet sözleşmesi imzaladım. çalıştığım kurumda kadrolu memur personele maaşlarından belirli bir oranda kesinti yaparak her sene ihale ile yemek fişi verme yoluyla yemek yardımı yapılıyor. sözleşmeli personel ise bundan faydalanamıyor. sözleşmeli personelinde kurumunda çalışan kadrolu memur personelin yararlandığı gibi bu haktan yararlanmasının önündeki engel nedir. yakın zamanda maliye bakanlığının bu konu ile ilgili bir tebliğ yayınladığını duymuştum.bu tebliğe dayanarak sözleşmeli personelde bu haktan faydalanamaz mı ?

Yanıt:

CEVAP: 14.7.1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesinde yer alan; “Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur”. Hükmüne istinaden,

Bakanlar Kurulu tarafından 19.11.1986 tarih ve 86/11220 nolu kararnameyle, 11.12.1986 tarih ve 19308 nolu Resmi Gazetede, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği, yayınlanmıştır. Bu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde, “Bu Yönetmelik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında uygulanır”. Hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre; belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilmektedir.

Bu fıkra uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edileceklere ödenecek net ücret ise, söz konusu kadro unvanı için birinci derecenin birinci kademesi esas alınmak suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre tespit edilecek her türlü ödemeler toplamının net tutarının yüzde 25 fazlasını geçemeyecektir.

Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre de, sözleşmeli olarak çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılamayacağı ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilemeyeceği, hüküm altına alınmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından, 11.1.2011 tarih ve 27812 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği (Sıra No: 2)” ile; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212 nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 19/11/1986 tarih ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin uygulanmasına dair açıklamalara yer verilerek, öğle yemeği servisinden faydalanan memurlardan 2011 yılında öğle yemeği servisi için alınacak günlük yemek bedelleri gösterilmiştir.

Dolayısıyla 657 sayılı Kanun kapsamında, Devlet memurları için sağlanan yemek yardımından sözleşmeli personelin yararlanmasına imkân olmadığı değerlendirilmektedir.

 

Soru:
 

Büyükşehir Belediyesi meclis üyesinin istifasi halinde Onun yerine büyükşehir meclisine gelecek kişi sıradaki meclis üyesi mi olur, yoksa onun yerine yedekten seçilen üye mi büyükşehir belediyesine gelir?

Yanıt:

CEVAP: Büyükşehir belediye meclisine katılacak üyelerin tespiti konusunda, 2972 sayılı Mahallî İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaktadır.

Bu Kanunun 24 üncü maddesinde yer alan hükme göre, 2972 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde tespit olunan büyük şehir belediye meclisi üyeleri, her ilçe belediyesi için seçilmiş olan asıl üyelerin seçiliş sıralarına göre baştan başlayarak yeter sayıya kadar inilmek suretiyle bulunacaktır. Büyükşehir belediye meclisine katılacak yedek üyelikler de aynı usulle hesaplanacaktır.

Dolayısıyla, büyükşehir belediyesi meclis üyesinden birisinin istifası hailinde, istifa eden üyenin yerine büyükşehir meclisine gelecek kişi, 2972 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine göre büyükşehir belediye meclisi için seçilen yedek üyedir.

Kanunun 28 inci maddesine göre; belediye meclisi üyeliklerinde boşalma olduğu takdirde, belediye başkanı beş gün içerisinde meclise katılacak yedek üyenin adını yetkili seçim kurulundan sorar ve üç gün içerisinde adı bildirilen üyeyi davet eder. Bu suretle davet edilen üye, kalan süreyi tamamlar. Boşalan üyelik hangi ilçe veya siyasi partiye ait ise, davet edilecek yedek üye de, aynı ilçe ve siyasi partiden olacaktır.

Bir partiden boşalan asıl üyelik için, o partiden davet edilecek yedek üye kalmamış ise veya boşalan asıl üyelik bir bağımsıza ait ise, parti ayırımı yapılmaksızın oy bölüşümünde sırası önde gelen yedek üye asıl üyeliğe davet edilir.

Bir siyasi parti listesinden, meclis asıl üyeliğine seçildikten sonra, başka bir siyasi partiye geçen veya bağımsız kalanlardan asıl üyelik açıldığı takdirde, bu üyelerin meclis üyeliğine seçildikleri sırada mensup oldukları partinin yedek üyesi, asıl üyeliğe çağırılır.

 

Soru:
 

A belediyesinde 5393 /49 gereğince kadro karşılığı tam zamanlı B olarak çalışıyorken sözleşmem yenilenmedi ve konuyu mahkemeye taşıdım.Mahkeme süreci devam ederken meclis aldığı karar ile B kadrosunu tam zamanlıdan kısmi zamanlıya çevirdi.Sorum şu, meclisin tam zamanlı bir norm kadroyu kısmi zamanlı olarak kullanma kararı alma yetkisi varmı...tşk

Yanıt:

Öte yandan 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre; avukat, mimar, mühendis (inşaat mühendisi ve harita mühendisi olmak kaydıyla) ve veteriner kadrosu bulunmayan veya işlerin azlığı nedeniyle bu unvanlarda kadrolu personel istihdamına ihtiyaç duyulmayan belediyelerde, bu hizmetlerin yürütülmesi amacıyla, haftanın ya da ayın belirli gün veya saatlerinde kısmi zamanlı olarak sözleşme ile personel çalıştırılabilecektir.

Ayrıca, kısmi zamanlı olarak çalıştırılacak personel sayısının burada belirtilen her unvan için birden fazla olmaması ve bunlarla yapılacak sözleşme süresinin takvim yılını aşamayacağı da Kanunda hüküm altına alınmıştır. Bunlara ödenecek net ücret, aynı unvanlı kadroların birinci derecesinin birinci kademesi için yapılması gereken bütün ödemeler toplamının net tutarının yarısını geçmemek ve çalıştırılacak süre ile orantılı olmak üzere belediye meclisi kararı ile tespit edilecektir. Keza, aynı kişinin birden fazla belediye veya bağlı kuruluşunda çalıştırılması da mümkün değildir. Bu kapsamda çalıştırılacak personel hakkında Belediye Kanununda düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanacaktır. Bu personele ait sözleşme örneklerinin sözleşmenin imzalanmasını izleyen 30 gün içinde İçişleri Bakanlığına gönderilmesi de gereklidir.

Burada açıklanan yasal esaslardan da görüleceği gibi, belediye meclisinin norm kadro ile belediyeye verilen kadroları kısmi zamanlı hale getirmesi söz konusu değildir. Zaten kısmi zamanlı istihdamdan kasıt; avukat, mimar, mühendis (inşaat mühendisi ve harita mühendisi olmak kaydıyla) ve veteriner kadrosu bulunmayan veya işlerin azlığı nedeniyle bu unvanlarda kadrolu personel istihdamına ihtiyaç duyulmayan hallerde yapılan istihdamdır. Dolayısıyla kısmi zamanlı istihdam sadece bu kadrolarla sınırlıdır.

 

Soru:
 

bir ilce belediyesinde calısıyorum başka bir belediyeye atanabilirmiyim sigoratalı işciyim

Yanıt:

CEVAP: Kural olarak 4857 sayılı İş Kanununa göre, bir belediyede çalışan sürekli işçinin başka bir belediyeye atanması mümkün değildir. İş Kanununun 6 ncı maddesine göre, işyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredilebilmektedir. Bu durumda, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçecektir. Ancak, işçinin devri İş Kanununda düzenlenmemiştir. Dolayısıyla, bir belediyede çalışan işçinin başka bir belediyeye atanması gibi bir uygulama söz konusu değildir.

Ancak istisnai bir uygulama olarak, 21.04.2010 tarih ve 27559 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2010/9 sayılı Başbakanlık genelgesi ile; 6/3/2008 tarihli ve 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümleri göz önüne alınarak, tüzel kişiliği kaldırılan belediyelerden devredilen personelden ihtiyaç fazlası olarak tespit edilenlerin, merkezi idare kuruluşlarının taşra teşkilatlarındaki boş kadrolara atanması konusunda ilke ve esaslar ortaya konulmuş ve münhasıran 5747 sayılı Kanun dolayısıyla tüzel kişiliği kalkan belediyelerden diğer belediyelere devredilen işçilerden ihtiyaç fazlası olanların, diğer kamu idarelerine geçişleri sağlanmıştır.

 

Soru:
 

Sosyal Bilimler Yüksekokulu Yerel Yönetimler mezunları nerelerde işe bulabilir? İl özel idareleri, belediyeler, valilikler böyle eleman istihdamı sağlıyorlar mı?

Yanıt:

CEVAP: İl özel idareleri, belediyeler ve diğer bütün kamu kurumları genel olarak KPSS (Kamu Personel Seçme Sınavı) neticesinde alınan puana göre memur istihdam etmektedir. Bu çerçevede kamu kurumları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanundaki hükümlere paralel olarak; memur, sözleşmeli personel, sürekli işçi ve geçici işçi çalıştırabilmektedir.

Her hangi bir kamu kurumunda memur olarak çalışmak isteyenlerin, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik uyarınca açılan sınavlara girmeleri ve sınav sonucunda elde ettikleri puan yeterli ise ilgili kamu kurumlarınca yapılacak memur alımlarını izlemeleri ve istenen şartları taşıyorlarsa, yerleştirme talebinde bulunmaları gerekmektedir.

Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğe göre; (A) ve (B) grubu olarak iki kadro için sınav yapılmaktadır. Mesleğe özel yarışma sınavıyla girilen kadrolara, (A) Grubu Kadrolar denilmekte olup, bunun için KPSS neticesinde alınan puan esas alınarak ayrıca özel yarışma sınavı yapılmaktadır. Diğer grup ise (B) Grubu Kadrolardır. Bu kadrolar özel yarışma sınavı gerektirmeyen memur kadrolarıdır. (B) grubu kadrolara yerleştirmeler, ilgili kurumların, Nitelikli Kod Kılavuzundan hareketle belirleyecekleri özel talepleri de dikkate alınarak, ÖSYM tarafından yapılmaktadır. Bu yerleştirmede KPSS (Kamu Personel Seçme Sınavı) neticesinde alınan puan esas alınmaktadır. Dolayısıyla, (B) grubu kadrolara; KPSS puanları, tercihleri, kadro sayıları ve koşulları göz önünde tutulmak suretiyle yerleştirme yapılmaktadır.

Dolayısıyla, KPSS şartı yerine getirilmiş ise, kamu kurumlarının yerleştirmeleri takip edilmelidir.

Ayrıca, kamu kurumlarında işçi olarak çalışılması da söz konusu olup, bunun için Resmi Gazetenin, 09.08.2009 tarih ve 27314 sayılı nüshasında yayımlanan, 2009/15188 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, esaslarına göre hareket edilmesi lazımdır.

Soru:
 

kpss 2010 ile iş başvurusunda bulunabilirmiyim?

Yanıt:

CEVAP : Resmi Gazetenin 3.5.2002 tarih ve 24744 sayılı nüshasında yayımlanan, “Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğin” ikinci maddesine göre, belediyeler ve belediyelerin kurdukları birliklere ilk defa yapılacak atamalar bakımından Kamu Personel Seçme Sınavına (KPSS) girilmesi gerekmektedir.

Yönetmeliğin 11 inci maddesinde, KPSS`nin geçerlilik süresi belirlenmiştir. Buna göre, KPSS sonuçları iki yıl süreyle geçerlidir. Ancak, bu süre içinde yeni bir sınavın yapılamaması durumunda, sınav sonuçları, bir sonraki sınava kadar geçerli olmaya devam eder. Dolayısıyla 2010 sınav sonuçları açıklandığına göre yapılacak yeni iş müracaatlarında 2010 KPSS sonuçları kullanılacaktır.

 

Soru:
 

belediyelerden kadro alabilir miyim? eğer alabilirsem hangi prosedürü izlemem gerekır?

Yanıt:

CEVAP: Belediye Kanununun 49 uncu maddesindeki hükümlerden hareketle, Resmi Gazetenin 22.02.2007 tarih ve 26442 sayılı nüshasında yayımlanan, Belediye Ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik kapsamında, belediyeler tarafından personel istihdamının nasıl yapılacağı açıklanmıştır.

Bu çerçevede belediyeler 657 sayılı Kanundaki hükümlere paralel olarak; memur, sözleşmeli personel, sürekli işçi ve geçici işçi çalıştırabilmektedir. Bu Yönetmeliğe göre, belediye ve bağlı kuruluşları gruplara ayrılarak, her grupta çalışacak personel sayısı belirlenmiştir. Bu Yönetmelikteki esaslar doğrultusunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sürekli işçi kadroları Belediye Kanunundaki yetkiye istinaden belediye meclisler tarafından ihdas edilecektir.

Belediyelerde memur olarak çalışmak isteyenlerin, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik uyarınca açılan sınavlara girmeleri ve sınav sonucunda elde ettikleri puan yeterli ise ilgili belediyelerce yapılacak memur alımlarını izlemeleri ve istenen şartları taşıyorlarsa, yerleştirme talebinde bulunmaları lazımdır.

Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğe göre; (A) ve (B) grubu olarak iki kadro için sınav yapılması söz konusudur. İl özel idareleri ve belediyelerin teftiş kurullarına yapılacak atamalarda; A Grubu Kadrolar için alınan sınav puanları ve özel seçme yöntemi, diğer memurluklar bakımından ise B Grubu Kadrolar için alınan sınav puanları kullanılacaktır.

(B) grubu kadrolara yerleştirmeler ilgili kurumların/Belediyelerin Nitelikli Kod Kılavuzundan hareketle belirleyecekleri özel talepleri de dikkate alınarak, ÖSYM tarafından yapılmaktadır. Bu yerleştirmede KPSS (Kamu Personel Seçme Sınavı) neticesinde alınan puan esas alınmaktadır. Dolayısıyla, (B) grubu kadrolara; KPSS puanları, tercihleri, kadro sayıları ve koşulları göz önünde tutulmak suretiyle yerleştirme yapılmaktadır. Alınan KPSS sonuçları iki yıl süreyle geçerlidir. Ancak, bu süre içinde yeni bir sınavın yapılamaması durumunda, sınav sonuçları, bir sonraki sınava kadar geçerli olmaya devam etmektedir.

Belediyelerde işçi olarak çalışmada ise, Resmi Gazetenin, 09.08.2009 tarih ve 27314 sayılı nüshasında yayımlanan, 2009/15188 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, esaslarına göre hareket edilmektedir.

 

Soru:
 

Belediyemizde asgari ücret ile çalışan işçilere,asgari ücret dışında ek ödeme yapabilirmiyiz. Encümen kararıyla veya işçiyle yapılacak olan bir iş sözleşmesi ile (aile yardımı, çocuk yardımı, yiyecek içecek yardımı gibi) işçilerimiz herhangi bir sendikaya üye değildir.

Yanıt:

CEVAP: Belediyede istihdam edilen işçilere 4857 sayılı İş Kanununa göre sözleşmeye dayalı olarak ücret ödenmektedir. İş Kanununun 8 inci maddesi, bir tarafın bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın da bunun karşılığında ücret ödemesini sağlayan sözleşmeyi “iş sözleşmesi” olarak tanımlamaktadır.

İş sözleşmesinin, Kanunda aksi belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi olmadığı da keza İş Kanununun 8 inci maddesi hükmüdür. Aynı şekilde, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca, iş sözleşmesinde her işçinin kimliği ve alacağı ücret gösterilmelidir. Bu kapsamda, İş Kanununun 32 nci maddesine istinaden ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Ücret en geç ayda bir ödenmelidir. Ancak, iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilecektir.

İş Kanununun 32 inci maddesindeki diğer bir hüküm de işçilere yapılacak ücret ödemesinin, bir banka hesabına yatırılmak suretiyle sağlanmasının yasal bir zorunluluk olduğudur. Görüldüğü gibi, işçi ücretlerinin ödenmesi konusundaki ayrıntılar, işçi ile yapılacak bireysel iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile kararlaştırılmaktadır.

İşçilere yapılacak ödemeler bakımından, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun da dikkate alınmalıdır. 6772 sayılı Kanun uyarınca, belediyeler ve bağlı teşekküllerde işçi sıfatıyla çalışan kişilere ücret sistemleri ne olursa olsun her yıl ilave bir ödemenin yapılması gerekir. Bu ödemenin yapılması konusunda Bakanlar Kurulu her yıl bir kararname yayımlamak suretiyle düzenleme yapmaktadır. Resmi Gazetenin 14.01.2010 tarih ve 27462 sayılı nüshasında yayımlanan, 2010/8 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre, 6772 sayılı Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan işçilere 2010 yılında verilecek olan ilave ödemenin iki taksitte yapılması, bunlardan birincisinin 29.01.2010, diğer yarısının 30.06.2010 tarihinde sağlanması öngörülmüştür.

Dolayısıyla işçilere yapılacak ücret ödemeleri ve sair hususlar kural olarak toplu iş sözleşmelerinde gösterilecektir. Eğer toplu iş sözleşmesi söz konusu değilse, bu durumda işçilerle yapılacak bireysel sözleşmelerle, yapılması gereken ödemeler hüküm altına alınacaktır.

Bu çerçevede toplu iş sözleşmesinin yapılmadığı belediyelerde, işçiye temin edilecek ücret; bireysel iş sözleşmesiyle öngörülenler, 6772 sayılı Kanun uyarınca yapılacak ilave ödemeler ve gerektiğinde yapılacak ilave sözleşmelerle sağlananlar olarak ortaya çıkacaktır. Görüldüğü üzere, belediyenin maddi durumuna göre ilave bir ücret ödenmesi uygun görülüyorsa, bunun belediye başkanı ile işçi arasında yapılacak ilave sözleşme ile sağlanması mümkün bulunmaktadır. Bireysel iş sözleşmeleri yapma konusunda yetki çalıştıran sıfatıyla belediye başkanına aittir.

Soru:
 

1985-1989 ile 1994-1999 yıllarında iki dönem xxxx belediye başkanlığı görevinde bulundum. Ben Türk silahlı Kuvvetleri vazife malülüyüm yani 2330 sayılı yasa hükümlerine göre Gazi emeklisi olarak 1983 yılında emekli edildim ve belediye başkanlığı sırasında kendim emekli sandığından maaş almaktaydım. 5434 sayılı emekli sandığı kanununun ek 68 maddesine göre belediye başkanlarına ödenen makam ve görev tazminatını alamadım. emeklı sandığı ile yapılan yazışmalarda vazife malülü olarak 56.maddeye göre prim ödemeden emekli edildiğimden ve emekli sandığı iştirakcisi olmadığımdan ve 2005 yılında yürürlüğe giren belediye yasasının 85/a maddesinne göre belediye başkanılığı görevini yürütürken emekli sandığına iştirakçi olmadığımızdan dolayı bana makam ve görev tazminatı ödemeyi red ettiler. Türkiye\`de benim durumumda olan emsali bir belediye başkanı bulunmadığı kanısında olduğumdan danışdığım uzman kişilerden ayrı ayrı cevaplar alıyorum. Sayın uzman arkadaşlarım durumu yukarıda bahsettim ne olur bana ne yapmam gerektiğini ve bu sorunu nasıl halledeceğimi yasalar çerçevesinde açıklarsanız sevinirim. simdiden teşekkür ederim...

Yanıt:

CEVAP: 13.07.2005 tarih ve 25874 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 3.7.2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanununun; Değiştirilen, Eklenen ve Yürürlükten Kaldırılan Hükümler, başlıklı 85 inci maddesiyle 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 68 inci maddesinin dördüncü fıkrası şu şekilde değiştirilmişti:

“Sandıkça emekli aylığı bağlanan büyükşehir belediye başkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000, ilçe ve ilk kademe belediye başkanlarına 3000, diğer belediye başkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, bu maddede belirtilen usûl ve esaslar dâhilinde makam tazminatı, buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir. Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içinde faturası karşılığında Hazineden tahsil olunur. Birinci fıkrada öngörülen iki yıllık sürenin hesabında iştirakçi olup olmadıklarına bakılmaksızın belediye başkanı olarak geçen sürelerin tamamı dikkate alınır.”

Emekli Sandığı Kanununun 12 nci ve ek 68 inci maddeleri, 16.6.2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla beraber, Emekli Sandığı Kanunundaki mülga hükümlerin 5510 sayılı Kanunun geçiş hükümleri çerçevesinde uygulanması mümkün bulunmaktadır.

5510 sayılı Kanun kapsamında sorunuzla ilgili olarak yapılan düzenlemelere bakıldığında ise temel olarak şu tespitin yapılması mümkündür:

1. Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca belediye başkanları da sigortalı sayılmaktadır.

2. Kanunun 5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümlerini düzenleyen geçici 4 üncü maddesi ise, bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağını hüküm altına almıştır.

Maddedeki diğer geçiş hükümleri de şöyledir: Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınacaktır.

Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce, seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olup, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesine göre makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenenler hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olanlardan; 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine göre aylık bağlanması şartlarını haiz olanlara, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren, bu kişilerden bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine göre aylık bağlanması şartlarını haiz olmayanlara ise bu şartları haiz oldukları tarihten itibaren 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkate alınarak, emsali belediye başkanının almakta olduğu makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı tutarı, almakta oldukları emeklilik veya yaşlılık aylıklarına ilâve edilmek suretiyle ödenecektir.

Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olup, bu Kanuna göre sigortalı iken yaşlılık aylığı bağlananlardan; 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine göre aylık bağlanması şartlarını haiz olanlara bu Kanunun geçici 2 nci ve geçici 4 üncü maddeleri hükümleri de dikkate alınarak bu fıkrada belirtilen şartlar dahilinde söz konusu tazminatlar aylıklarına ilâve edilmek suretiyle ödenecektir.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olanlardan; malûllük aylığı almakta olanlar ile malûllük aylığına hak kazanacaklar 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesinde belirtilen aylık bağlamaya ilişkin şartlar dikkate alınmaksızın Kanunda belirtilen tazminat haklarından yararlandırılacaktır.

Görüldüğü gibi 5510 sayılı Kanunun geçiş hükmünde, tazminatın ödenmesi öngörülürken, 5393 sayılı Kanunun 85 inci maddesi ile yapılan düzenlemede “Emekli Sandığı tarafından emekli aylığı bağlanması” esas alındığı için, nihai yorumun 5393 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe dayandığı görülüyor. Bu açıdan konunun açık bir yasal düzenlemeyle çözülebileceği düşünülmektedir.

Soru:
 

benim bilgi almak istediğim belediyemizin 657 `e tabii olduğumuz halde maaşlarımızın tarafımıza yarımşar olarak veya kökten verilmemesi yasalara uygunmudur , çünkü bu kurban bayramı arifesinde tarafıma yarım maaş verildi bunun için sorunum ve sorum bundan ibarettir.saygılar.. Not: ocak 2010 dahil mayıs 2010 maaşlarım halen tarafıma ödenmemiştir.

Yanıt:

CEVAP: 5393 sayılı Belediye Kanununun 60 ıncı maddesinde belediyenin giderleri olarak; belediye personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler sayılmıştır. Keza, Belediye Kanununun 49 uncu maddesi de personelin her türlü alacaklarının zamanında ve öncelikle ödenmesini hüküm altına almıştır. Dolayısıyla personel alacakları belediyenin öncelikle yapması gereken bir ödemedir. Ancak, mali yetersizlikler sonucu ödemelerin gecikmesi söz konusu olabilmektedir. Bu durumda, belediyenin kasasına para girdiğinde birikmiş personel alacaklarının derhal ödenmesi gerekir.


Kaynak: http://www.yerelnet.org.tr/genel/sy.php?grup=Personel