Öncekiler Sonrakiler

HASATANE İHALELERİNDE İŞÇİ HAKLARINDA DİKKAT EDİLECEKLER

Sağlık Bakanlığına bağlı kurumların 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde yapmış oldukları hizmet alımları kapsamında çalışan işçilerin ilgili mevzuattan doğan haklarının korunması, mağduriyetlerinin önlenmesi ve kurumlarımızın ileride doğabilecek bazı hukuki yaptırımlarla karşılaşmamaları amacıyla dikkat etmeleri gereken konular 27.04.2011 tarihli Yazıyla belirtilmiştir.

01 Mayıs 2011 Pazar 23:19

Sağlık Bakanlığına bağlı kurumların 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde yapmış oldukları hizmet alımları kapsamında çalışan işçilerin ilgili mevzuattan doğan haklarının korunması, mağduriyetlerinin önlenmesi ve kurumlarımızın ileride doğabilecek bazı hukuki yaptırımlarla karşılaşmamaları amacıyla dikkat etmeleri gereken konular 27.04.2011 tarihli Yazıyla belirtilmiştir.

Yükleniciler tarafından ödenmeyen işçi ücretlerinin yüklenicinin hak edişlerinden veya teminatından ödenip ödenmeyeceği hususunda;

a) 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hakedişlerinden ücret kesme yükümlülüğü” başlıklı 36 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında, müteahhitlerin bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen işverenlerdeki her çeşit teminat ve hakedişleri üzerinde yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz ve icra takibi bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade edeceğinin düzenlendiği, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatların Geri Verilmesi” başlıklı 13 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında, “Yüklenicinin bu iş nedeniyle İdareye ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir.” hükmünün yer aldığından bahsedilerek, Sözleşme süresi bitmiş ve işçi ücretlerinin ödenmediğinin kesin olarak tespit edilmesi hâlinde ödenmeyen miktar belirlenerek, öncelikle yüklenicinin hak edişinden daha sonra da teminatından bu ücretlerin ödenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.

b) İdârenin hangi hâllerde sözleşmeyi feshedeceğinin 4735 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinde, yasak fiillerin ne olduğunun 4735 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinde tadadî olarak belirtilerek yüklenicinin 25 inci maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde ihalelere katılmaktan yasaklama karârı verileceğinin mezkûr Kanun’un 26 ncı maddesinde düzenlendiğinden bahsedilerek, Yüklenicinin işçilerine karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinin, 4735 sayılı Kanun’un zikredilen 20 inci maddesi kapsamında sözleşmenin feshi sebebi ve 25 inci maddesi kapsamında yasak fiil ve davranış olarak kabûl etmeye hukuken imkân bulunmadığı belirtilmiştir.

c) 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “İdarenin sözleşmeyi feshetmesi” başlıklı 20 nci maddesinin 2 inci fıkrasında, mezkûr maddenin birinci fıkrasında düzenlenen hallerde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların gelir kaydedileceğinin düzenlendiği, 4735 sayılı Kanunun “Sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemeler” başlıklı 22 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında, gelir kaydedilen teminatların, yüklenicinin borcuna mahsup edilemeyeceğinin düzenlendiği, 4735 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinde belirtilen yasak fiil veya davranışlar sebebiyle idarenin sözleşmeyi feshetmesi hâlinde yukarıda açıklandığı üzere kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların gelir kaydedileceğinin âşikar olduğu, Ceza-i şart niteliğinde gelir kaydedilen teminatların mezkûr Kanun’un âmir hükmü gereğince yüklenicinin borcuna mahsup edilemeyeceğinin açık olduğundan bahsedilerek, İhâlenin yasak fiil ve davranış sebebiyle feshi hâlinde gelir kaydedilen kesin teminattan işçi ücretlerinin ödenemeyeceği belirtilmiştir. Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün “İşçi Ücretlerinin hakedişlerden mahsubu” konulu 20/09/2010 tarihli ve 31935 sayılı yazılarında özetle; “….dolayısıyla 5510 sayılı Kanun ve bu kanuna dayanılarak çıkartılan Yönetmelikteki amir düzenlemeler ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2 nci maddesi 6 ncı fıkrası hükmü birlikte değerlendirildiğinde; ödenmeyen işçi ücretlerinin evleviyetle yüklenicinin hak edişinden veya teminatından ödenmesi zorunludur. Bunun için işçi ücretlerinin ödenip ödenmediğinin kesin olarak saptanması ve ödenmemiş olduğunun anlaşılması halinde miktarı belirlenerek ödenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.” denilmektedir. Diğer taraftan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Çalışanların özlük hakları” başlıklı 38 inci maddesinde; “…Kontrol teşkilatı işyerinde çalışanlar arasında yüklenici veya alt yüklenicilerce ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığını, vasıflı personel çalıştırılması ihale dokümanında öngörülen işlerde bu personele asgari ücretin üzerinde bir ödeme yapılması istenmişse, belirlenen asgari ödeme tutarının ilgili personele ödenip ödenmediğini kontrol ederek veya bu konuda kendisine gelen talep ve ihbarları değerlendirerek, yükleniciden ve alt yüklenicilerden istenecek bordrolara göre bu ücretlerin yüklenicinin hakedişinden ödenmesini sağlar. Bu amaçla yüklenicinin hakediş istemesi üzerine, bu istek ve hakedişin ödeneceği tarih (yaklaşık olarak), şantiye şefliği, işyeri ilan tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin görebileceği yerlere yazılı ilan asılmak suretiyle duyurulur. İlanın yapıldığı, kontrol teşkilatının ve yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin imzaladıkları bir tutanakla tespit edilerek bu tutanağın bir kopyası hakedişin ödeme yerine gönderilir. Personel alacakları, hakediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki (işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç (3) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez. Bildirilen alacak iddiaları, yüklenici veya alt yüklenicinin kayıtları ile varsa puantaj ve daha önceki hesap pusulalarından incelenip anlaşmaya varılan miktarların (üç aylık ücret tutarını geçmemek üzere) yüklenici tarafından bordroya bağlanması sağlanır ve bu bordrolar hakediş raporu ile birlikte ödeme yerine gönderilir. Yüklenicinin hakedişinin ödenmesi gereken kısmından indirilen bu bordro tutarı ayrı bir çekle ödeme biriminin ilgili mutemedine verilir ve bordroda gösterilen alacaklar ilgililere kontrol teşkilatı, yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin önünde ödenir. Bu husus ayrıca bir tutanakla tespit olunur. Yapılacak tebligata rağmen yüklenici veya vekili ödemede hazır bulunmazsa bu husus tutanakta belirtilir…” şeklinde düzenleme yer almaktadır.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET