Öncekiler Sonrakiler

YENİ EĞİTİM SİSTEMİ 4+4+4 TÜM SORULARA CEVAPLAR

YENİ EĞİTİM SİSTEMİ 4+4+4 TÜM SORULARA CEVAPLAR

10 Haziran 2012 Pazar 12:06

 I- GENEL SORULAR

SORU 1: Bu yasal değişikliğe neden gerek duyuldu?
CEVAP 1: Dünya genelindeki uygulamalara bakıldığında, ortalama 
eğitim süresi 11 - 12 yıl veya daha üzerindedir. Türkiye’de ise toplam nüfusun 
ortalama eğitim süresi 6 - 6,1 yıl civarındadır. Başka bir ifadeyle, gelişmiş 
dünya ülkeleri ile Türkiye’nin eğitim süresi arasında tam yarı yarıya bir fark söz 
konusudur.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere baktığımızda, hemen hepsi 
ortalama eğitim sürelerini artırmak suretiyle nüfuslarının büyük bir bölümünü 
lise mezunu ya da üniversite mezunu yapmak üzere hedefler koymuşlar 
ve bunu gerçekleştirmek için tedbirler almaktadırlar. Avrupa Birliği ülkeleri 
2020 yılına kadar nüfuslarının en az yüzde 90’ını lise mezunu yapmak üzere 
hedeflerini revize ettiler. Japonya ve Güney Kore çağ nüfusunun yüzde 100’ünü 
üniversite mezunu yapmaya çalışıyor. Daha birçok ülkeden veya bölgeden 
bu tür örnekleri artırmak mümkündür. Ülkemizde ise nüfusun sadece yüzde 
28’inin lise mezunu olduğu dikkate alınırsa, bu değişikliğe ihtiyacın ne kadar 
büyük olduğu anlaşılmaktadır.
Ülkemizde son yıllarda alınan önlemlerle ve idari uygulamalarla 
çağ nüfuslarının okullaşma oranlarında çok önemli mesafeler kat edildiği 
görülmektedir. Bu kapsamda okullaşma oranlarında ilköğretim düzeyinde 
yüzde 98’lerin aşıldığı, ortaöğretim düzeyinde yüzde 70’lere yaklaşıldığı, 
yükseköğretim düzeyinde ise yüzde 33’leri yakaladığımız görülmektedir. Buna 
karşılık bölgeler arasında ciddi farklılıklar maalesef varlığını korumaktadır. 
Örneğin Şırnak’ta ortaöğretimdeki okullaşma oranı yüzde 30’ların altındadır. 
Zorunlu eğitimi 8 yıldan 12 yıla çıkaran düzenleme ile toplam nüfusun ortalama 
eğitim yılı artırılacak ve bu anlamda okullaşma oranındaki bölgesel farklılıklar 
da azaltılacaktır.
Düzenlemenin en önemli amaçlarından biri de eğitim sistemimizi 
demokratikleştirme ve esnekleştirme arzusudur. Değişik kademelerde 
oluşturulacak seçimlik derslerle her kesimden vatandaşlarımızın ve 
öğrencilerimizin eğitimden beklentileri, sosyal ve kültürel talepleri karşılanmaya 
çalışılacaktır. Öğrenciler sporda, sanatta veya başka bir alanda yetenek sahibi 
ise veya bu alanların birinde kendini geliştirmek istiyorsa 5. sınıftan itibaren 
kendisine bu imkân tanınmış olacaktır.
Düzenlemeyle getirilen bir başka yenilik ise eğitimin kademelere 
bölünmesidir. Birinci kademe 4 yıl süreli ilkokul, ikinci kademe 4 yıl süreli 
ortaokul ve üçüncü kademe 4 yıl süreli lise olarak yapılandırılmıştır. Böylece 10
kademeler arası yatay ve dikey geçişlere imkân tanınmış, esnek yapı sayesinde 
bireye yetenek ve gelişimine göre erken yaşlarda tercih hakkı tanınmıştır.
Yapılan değişiklik ile ilköğretim çağı 6 - 13 yaş olarak değiştirilmiş ve 
Eylül ayı sonu itibarıyla 5 yaşını doldurmuş, 6 yaşına girmiş çocuklarımızın 
ilköğretime başlamalarına fırsat verilmiştir. Bu konuda dünya genelindeki 
uygulamalarla paralellik sağlanmış, erken yaşta eğitime başlayan bireyin bir 
yıl erken hayata adım atması sağlanmıştır. Günümüz dünyasında istenilen her 
türlü teknolojik ve fizikî şartların uygunluğu göz önüne alındığında bireyin okula 
bir yıl erken başlaması çok önemlidir.
Sekiz yıllık kesintisiz eğitimde 1. sınıf öğrencisi ile 8. sınıf öğrencisi aynı 
bahçede oyun oynuyor, aynı tuvaleti kullanıyor ve aynı kantinde alışveriş yapmak 
için sıraya giriyordu. Yetişkin öğrencilerin bedensel üstünlükleri karşısında alt 
sınıf öğrencileri ezilebiliyor, ortak mekânlardan yeterince yararlanamıyordu. 
Yeni sistem, yaş aralığını düşürerek ilkokulların ayrı binalarda, diğer okullara 
(ortaokul ve lise) devam eden öğrencilerin ise farklı binalarda eğitim yapmasına 
imkân tanımıştır.
SORU 2: Bu düzenleme ile şimdi durum ne olmuştur?
CEVAP 2: Bu değişikliklerle birlikte halen uygulanmakta olan 8 yıllık 
kesintisiz zorunlu eğitim yerine, 12 yıllık zorunlu kademeli eğitim getirilerek 12 
yıllık süre üç kademeye ayrılmıştır. Birinci kademe 4 yıl süreli ilkokul (1. 2. 3. 
ve 4. sınıf), ikinci kademe 4 yıl süreli ortaokul (5. 6. 7. ve 8. sınıf) ve üçüncü 
kademe 4 yıl süreli lise (9. 10. 11. ve 12. sınıf) olarak düzenlenmiştir.
Özellikle ikinci kademe, yani ortaokullar, öğrencilerin daha özgür 
bir birey olarak sivil toplum ve demokratik devlet anlayışı gereğince eğitim 
süreçlerinde özgür ve karar değiştirme hakkına sahip olmalarına fırsat 
vermektedir.
Eğitim süresinin önemi kadar, öğrencilerin sistem içindeki programlarda 
tercih değişikliği yapabilmeleri de en az o kadar önemlidir.
Yeni düzenleme ile ilkokul, ortaokul ve liseler bağımsız (fizikî 
olarak) oluşturulabileceği gibi, imkân ve şartların elverişli olmadığı yerlerde 
ortaokulların ilkokullarla ya da liselerle birlikte oluşturulmasına da fırsat 
verilmektedir.
Ortaokullar, program bütünlüğü korunarak, üst öğretim programlarının 
bütününe yönelik olarak fazla sayıda seçeneği barındırıp, lise öğrenim sürecinde 
yer alan programların tercih edilmesine fırsat verecek esneklikte tasarlanacaktır. 11
Dünyada da temel dersler dışında bireylerin ilgi, istek ve yeteneklerine uygun 
seçmeli derslerden oluşan seçimlik ders programları uygulanmaktadır.
Yeni düzenleme ile ortaokul ve liselerde, Kuran-ı Kerim ve Hz. 
Peygamberimizin hayatının seçmeli ders olarak okutulması sağlanmıştır.
Ayrıca ortaokullarda, yani ikinci 4 yıllık kademede Türkçe, Matematik, 
Fen, Sosyal Bilgiler ve Yabancı Dil gibi temel dersler dışında seçimlik dersler ile 
lise eğitimi için alt yapı oluşturulacaktır.
Ortaokullardaki temel dersler (core subject) dışındaki seçimlik dersleri, 
öğrencinin veya ebeveyninin isteğine ve tercihine bağlı olarak alabilme 
ESNEKLİĞİ getirilmektedir.
Böylece bireylerin demokratik hak ve taleplerine sınırlama değil, aksine 
sağlanan esneklik ile bu hak ve taleplerin kullanılmasına imkân tanınmıştır.
SORU 3: Bu yeni düzenleme nasıl çalışacak?
CEVAP 3: Yeni yapı şu an için sadece ilkokula başlayacak olan öğrenciler 
ile 8. sınıfı bitirecek öğrencileri doğrudan ilgilendirmektedir. Ara sınıflar, örneğin 
3. sınıfta okuyan bir öğrenci için yeni bir durum şu an için söz konusu değildir. 
Onlar, ortaokula geçeceği zaman, yani 4. sınıfı bitirecekleri zaman yeni sistemle 
ve onun sunduğu avantajlarla tanışacaklardır.
Sistemin nasıl çalışacağına gelecek olursak: 2012 – 2013 öğretim 
yılında 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 5 yaşını tamamlayacak olan çocuklar 
ilkokul 1. sınıf öğrencisi olarak kayıt yaptıracaklardır. Şu anda ilköğretim 5, 
6 ve 7. sınıflarda okuyan çocuklarımız ise yine aynı ilköğretim okullarında 
okumaya devam edeceklerdir. 4. sınıfta okuyan öğrenciler ise artık ilköğretim 
5. sınıf değil, ortaokul öğrencisi olacaklar, ancak sınıf numaralarında kesinti ve 
yeniden başlama söz konusu olmayacağından 5. sınıf öğrencisi olmaya devam 
edeceklerdir.
İlköğretim 8. sınıfta okuyan öğrenciler ise eğitim sisteminden 
ayrılamayacaklar ve zorunlu eğitimlerine devam edeceklerdir. Bu öğrenciler 
2012 – 2013 öğretim yılında lise 1 (9. sınıf) öğrencisi olarak öğrenimlerine 
devam etmek zorundadırlar.
12 yıllık zorunlu eğitime başlama yaşı Eylül sonu itibarıyla 5 yaşını 
tamamlayanlar için başlayacağından, doğal olarak gerek okul öncesi gerekse 
ilkokul 1. sınıf programı yeni düzenlemelere uygun hale getirilmek üzere gözden 
geçirilmektedir.12
Ayrıca, bilindiği gibi bu değişiklikler yapılmadan önce de gerek 
ilköğretim okullarında gerekse ortaöğretim okullarında okutulacak dersler 
Talim ve Terbiye Kurulunun kararı ile belirleniyordu. Hangi derslerin zorunlu 
ders olarak tüm öğrencilere, hangi derslerin ise seçimlik ders olarak seçen 
öğrencilere okutulacağı Talim ve Terbiye Kurulu kararı ile belirlenebiliyordu. 
Şimdi ise yine Talim ve Terbiye Kurulu hangi derslerin zorunlu dersler, 
hangi derslerin seçimlik dersler olacağını belirleyecek, ancak Kanunda yer 
alan hüküm gereği ayrıca ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında farklı 
programlar arasında tercihe imkân verecek şekilde bu belirlemeyi yapacaktır. 
Yine ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında öğrencilerin ilgi ve tercihlerine 
göre seçimlik dersler oluşturulacaktır. Ayrıca, tüm ortaokul ve liselerde Kur’an-ı 
Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulacak 
dersler arasında yer alacaktır.
Yeni sistemin çalışmasıyla ilgili olarak şu hususu da belirtmek gerekir. 
İlkokul 4. sınıfı tamamlayan çocuklar ya imam hatip ortaokullarına ya da diğer 
ortaokullara gidebileceklerdir. Ancak bu konuda şunu ifade etmekte yarar 
vardır: Genel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında okutulacak zorunlu 
dersler ile isteğe bağlı seçmeli olan Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı 
derslerinde herhangi bir fark olmayacak, sadece diğer seçmeli derslerde 
farklılıklar oluşabilecektir.
SORU 4: Bu sistemi neden 4+4+4 diye ayırıp tanımladınız?
CEVAP 4: Bu konudaki isimlendirmenin temeli 2010 yılında yapılan Milli 
Eğitim Şurasında alınan kararlara dayanmaktadır. Ayrıca şunu da ifade etmek 
gerekir ki, dünyada bu konuda o kadar çok çeşitli kademelendirme var ki, bir 
kaçını örnek olarak verirsek: 8+4, 3+5+2, 4+5+2, 5+4+3, 5+3+4, 6+2+4, 6+3+2, 
6+3+3, 6+3+4, 7+3+2. Her bir ülke kendi gelenekleri, kültürleri, bulunduğu 
coğrafi konum vb. gibi birçok sebeple bu kademeleri oluşturuyor. Eğer bize 
neden 4+4+4 diye sorulursa, benzer bir sorunun mesela Hollanda’ya neden 
6+2+4, Japonya’ya neden 6+3+3, Rusya’ya neden 4+5+2, Fransa’ya neden 
5+4+3 … şeklinde sorulması gerekir.
Yeni yapıda, hedeflenen esnek program anlayışı ve çocukların gelişim 
özellikleri esas alınarak bu kademelendirme yapılmıştır. İlk dört, çocuğun okula 
alıştığı ve temel becerileri kazandığı evredir. İkinci dört, çocuğun yeteneklerini 
sınadığı ve geliştirdiği bir kademedir. Üçüncü dört ise çocuğun yetenek, gelişim 
ve tercihleri doğrultusunda genel eğitim veya mesleki ve teknik eğitim alacağı 
kademedir.13
SORU 5: Bu Kanun yeterince tartışıldı mı?
CEVAP 5: 1997 yılında 8 yıllık KESİNTİSİZ zorunlu eğitim, hiçbir hazırlık 
yapılmadan ve olağanüstü yönetim şartlarının geçerli olduğu bir dönemde, bir 
dayatma olarak getirildiğinden bu yana eğitim yapımızın kesintili veya kesintisiz 
olması tartışılmaktadır. Yani kesintililik veya kesintisizlik sorunu bu ülkede 15 
yıldır tartışılan bir konudur.
Diğer taraftan Cumhuriyetin ilk günlerinden bu yana zorunlu eğitim 
süresinin uzatılması her kesim tarafından ileri sürülmüş ve genel kabul görmüş bir 
düşüncedir. Nitekim zaman zaman zorunlu eğitim süreleri uzatılmış, son olarak 
1997 yılında 8 yıla çıkarılmıştır. Ancak bu sürenin kesintisiz olması, biraz önce de 
ifade edildiği gibi ilk gününden itibaren eğitim camiası, akademi dünyası, çeşitli 
toplum kesimleri ve siyasiler tarafından sürekli tartışılmıştır. Diğer taraftan son 
yıllardaki Milli Eğitim Şuralarına da bakıldığında bu tartışmaların yapıldığını 
ve son olarak 2010 Şurasında tavsiye kararına dönüştürüldüğünü görüyoruz. 
Ayrıca teklif verildikten sonra konu Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim, 
Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundaki çalışmalar süresince konuyla ilgili tüm 
sivil toplum örgütleri ve akademik çevrelerin görüş ve önerileri alınmak üzere 
dinlenmiş, uygun olanlar metne yansıtılmış, Genel Kurul çalışmaları süresince 
de toplumdaki tartışmalar, değerlendirmeler, öneriler dikkate alınarak bazı 
değişiklikler gerçekleştirilmiştir.
SORU 6: Böylesine kapsamlı bir düzenleme niçin Hükümet tasarısı 
olarak değil de teklif şeklinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuldu?
CEVAP 6: Türkiye Büyük Millet Meclisi bilindiği gibi yasama organımızdır. 
Anayasanın 88 inci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin her 
biri her konuda kanun teklifi verebilir. Dolayısıyla milletvekilleri Milli Eğitim 
Sistemi ile ilgili konularda da kanun teklifi verme ehliyetine sahiptir. Bir konunun 
kanunlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisinde belli bir çoğunlukta kabul 
edilmesine bağlıdır. Yoksa kanun teklifi veya kanun tasarısı olmuş olmasının 
hiçbir önemi yoktur. Kanunlaşan metinlerin uygulanmasında da bunun hiçbir 
önemi yoktur. Bu artık Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesidir.
SORU 7: Niçin medya ve sivil toplum örgütleri bu konuya bu kadar 
olumsuz yaklaşıyorlar?
CEVAP 7: Bu düzenlemeye karşı çıkışları iki temel nedene dayandırabiliriz. 
Birincisinde ideolojik bir bakış vardır. Böyle düşünenler, bireysel ve kültürel 
farklılıkları bir potada eriterek tek tip insan yetiştirmek alışkanlığından 
vazgeçemiyorlar. Dünyayla rekabet etmek gibi bir amaç taşımıyorlar.14
İkinci neden ise bilgi eksikliği, yapılan değişikliğin objektif bir şekilde ve 
çok yönlü değerlendirilememesidir. Eğitim ile ilgili konularda bilimsel yeterliliği 
bulunmayan ve düzenlemeden habersiz, ama kategorik olarak belirli bir taraf 
içinde olanların eleştirileri gerçeği yansıtmamaktadır.
SORU 8: Bu yeni sitem 2012 Eylül ayında uygulanacak mı?
CEVAP 8: Bu Kanunla getirilen sistem 2012 - 2013 öğretim yılında 
uygulamaya geçirilecektir. Bu sene 4. sınıfı tamamlayan ilköğretim öğrencileri 
ortaokul 1. sınıf öğrencisi olarak, 8. sınıfı tamamlayan öğrenciler ise zorunlu 
eğitim kapsamında 9. sınıfa (liseye) başlamak zorundadır.15
II- YAŞLA İLGİLİ SORULAR
SORU 9: Okul öncesi eğitim hangi yaşta başlayacak?
CEVAP 9: Okul öncesi eğitime başlama yaşında herhangi bir değişiklik 
yapılmamıştır. Yeni sistem gerçekleştirilmeden önce 37 – 72 ay arasındaki 
çocuklar okul öncesi eğitime gidebiliyorlardı. Şimdi de yine 36 ayını tamamlamış 
çocuklar okul öncesi eğitime başlayabileceklerdir. Ancak zorunlu temel eğitime 
başlama yaşı değişmiş olduğundan üst sınırda bir değişiklik söz konusudur. Buna 
göre, 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 37 - 66 ay arasındaki çocukların anaokulunda 
veya uygulama sınıflarında, 48 - 66 ay arasındaki çocukların ise anasınıflarında 
okul öncesi eğitim almaları sağlanacaktır
SORU 10: Zorunlu eğitime (ilkokula) başlama yaşı ne olacak?
CEVAP 10: Esasen ilkokula başlama yaşında yeni düzenleme ile milli 
eğitim sistemimizin iki temel kanunu olan 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim 
Kanunu ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda önceki düzenlemeye göre 
bir farklılık yapılmamış, sadece iki kanun arasında paralellik sağlanmıştır.
Her iki kanunda da aynı şekilde düzenlenen 5 yaşını o yılın Eylül ayı 
sonunda dolduran öğrenciler ilkokula başlar hükmü gereğince, 2012 – 2013 
öğretim yılından itibaren esasen 30 Eylül 2012 itibarıyla 60 ayını dolduran 
çocukların ilkokula başlamaları gerekmektedir. Ancak kamuoyunda yaşanan 
yoğun tartışmalar, talepler ve Bakanlık olarak değerlendirmelerimiz sonucunda 
Eylül sonu itibarıyla 66 ayını dolduran çocukların ilkokula kayıt yaptırmasına 
karar vermiş bulunuyoruz.
2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 
66. ayını tamamlayacak çocuklar olan 31 Mart 2007 tarihinde ve öncesinde 
doğmuş öğrencilerin okul kayıt işlemleri e-okul sistemi üzerinden merkezi 
sistemle yapılacaktır. Ancak, yaşça kayıt hakkı elde etmemiş olduğu halde fizikî 
ve ruhî gelişim yönünden hazır olduğu düşünülen 61 - 66 ay arasındaki çocuklar 
da velisinin yazılı isteği üzerine ilkokul eğitimine yönlendirilebilir.
SORU 11: 2007 doğumlu bir çocuğun ailesi birinci sınıfa değil de 
anaokuluna çocuğunu vermek isterse ne olacak?
CEVAP 11: 2007 yılı doğumluları doğum aylarına göre ayrıştırarak 
değerlendirmek gerekir. Bir önceki soruda da ifade edildiği gibi, 2012 - 2013 
eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 66. ayını dolduranların 
kayıt işlemi e-okul sistemi üzerinden merkezi sistemle yapılacaktır. 31 Mart
2007 tarihinden sonra doğan ve gelişim yönünden yeterince hazır olduğu 16
düşünülen 61 - 66 ay arasındaki çocuklar ise velisinin istemesi halinde ilkokula 
yönlendirilebilecek, aksi halde okul öncesi eğitim kurumlarına devamları 
sağlanacaktır.
SORU 12: İlkokula kayıt nasıl yapılacak?
CEVAP 12: 2012 - 2013 eğitim öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi 
itibarıyla 66. ayını dolduranların (31 Mart 2007 ve öncesinde doğanların) ilkokul 
birinci sınıf kayıtları e-okul sistemi üzerinden adrese dayalı veri tabanından 
alınan bilgilerle otomatik olarak yapılacaktır. Velilerin kayıt ile ilgili yapacakları 
herhangi bir işlem olmayacaktır.
NOT: Kitapta 10, 11 ve 12. sorulara verilen cevaplarda sehven "30 Eylül 2007 
ve öncesinde doğanlar" ibaresi yazılmış olup, doğrusu "31 Mart 2007 ve önce
  sinde doğanlar" dır. Düzeltir, hata nedeni ile özür dileriz.    
SORU 13: Çocuklar daha erken yaşta okula başlayınca, yapılan eğitim 
onun için daha ağır kalmayacak mı?
CEVAP 13: Yeni düzenleme ile ilköğretim birinci sınıfa o eğitim öğretim 
yılı için 30 Eylül itibariyle 66. ayını dolduranlar kayıt olacaktır. Daha önceki 
uygulamada ise o yılın 31 Aralık tarihi itibariyle 72. ayını dolduranlar kayıt 
olmaktaydı. Dolayısıyla okulların eğitime başladığı Eylül itibarıyla bu çocuklar 
68 – 69 aylık oluyorlardı. Bakıldığında yeni uygulama ile eski uygulama arasında 
fark sadece 2 aylık bir süreyi kapsamaktadır. Yani 2 ay daha erken ilkokul birinci 
sınıfa başlayacaklardır. Bu fark çocukların fizikî ve ruhî gelişiminde olumsuzluk 
yaratmayacaktır. Ayrıca birinci sınıfta uygulanacak programlar yeni durum 
nedeniyle yaş grubuna uygun olarak revize edilmektedir.
III- OKULÖNCESİ İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 14: Okul öncesi eğitim nasıl uygulanacak?
CEVAP 14: Yukarıda yapılan açıklamalar nedeniyle 37 ila 66 ay arasındaki 
çocuklarımız okul öncesi eğitim çağını oluşturacaktır. Önceden 61 – 72 ay 
arasındaki çocukların okul öncesi eğitimde yüzde 100 okullaşma hedefi varken, 
şimdi yeni düzenleme sonucunda 48 – 66 ay arasındaki çocuklarda yüzde 100 
okullaşmayı sağlamak hedefimiz oluşmuştur. Diğer taraftan şu anda faaliyetleri 
devam eden “3, 4, 5 Erken Eğitimi Seç” programını uygulayan Bakanlığımızın 
okul öncesi eğitimde hedefi yine %100 okullaşmadır.17
IV- GEÇİŞ SİSTEMİ İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 15: İlkokullardan ortaokullara kayıt nasıl olacak?
CEVAP 15: 2011 - 2012 eğitim ve öğretim yılında ilköğretim 4. sınıfta 
okuyan ve bir üst sınıfa geçen öğrencilerin 2012 - 2013 eğitim ve öğretim 
yılında ortaokul 1. (5.) sınıfa kayıtları e-okul sistemi üzerinden merkezi olarak 
yapılacaktır. Yani eğitim bölgelerinde ilkokul ve ortaokul olarak belirlenen 
okullara kayıt sistemi sadece ilkokullara yeni kayıt olacak 1. sınıflar ile 
ortaokullarda 5. sınıf öğrencilerinin tamamı için e-okul sisteminden yapılacaktır. 
Ancak 2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılında eğitim öğretime başlamış olan 
imam hatip ortaokulları varsa bu okullara devam etmek isteyen 5. sınıf 
öğrencilerinin kayıtları velileri tarafından bu okullara yapılacaktır. Dolayısıyla bu 
çocukların imam hatip ortaokullarına kayıtları yapıldığında e-okul sisteminden 
kaydının yapıldığı ortaokuldan kaydı düşülecektir.
SORU 16: Ortaokullara sınavla mı geçilecek?
CEVAP 16: Bütün ortaokullara geçiş herhangi bir sınava tabi olmaksızın 
e-okul sisteminden merkezi olarak adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine 
göre yapılacaktır.
SORU 17: Ortaokul ara sınıflarından (6, 7 ve 8) imam hatip 
ortaokullarına geçiş olacak mı?
CEVAP 17: Eylül 2012 tarihi itibariyle uygulanacak olan yeni eğitim 
sisteminde imam hatip ortaokullarının sadece 5. sınıflarına öğrencileri alınacaktır. 
İmam hatip ortaokullarında uygulanacak olan öğretim programlarının (Kuranı 
Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı gibi) uygulanmasında bütünlüğün sağlanması 
için bu uygulama gereklidir. Bu nedenle ortaokulların (ilköğretim okullarının) 
ara sınıflarında okuyan öğrencilerin imam hatip ortaokullarına geçişi mümkün 
değildir. Ayrıca, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununa eklenen geçici 11 inci 
maddeye göre bu maddenin yayımı tarihinde ilköğretim kurumlarının 5, 6, 7, ve 8 
inci sınıflarında eğitim görenler eğitimlerini bu kurumlarda tamamlayacaklardır.
SORU 18: 2011 - 2012 eğitim – öğretim yılında 8. sınıf öğrencileri 
liselere nasıl geçecek?
CEVAP 18: 2011 - 2012 eğitim ve öğretim yılında 8. sınıfta okuyan 
öğrencilerden Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve özel yetenek sınavı sonuçlarına 
göre öğrenci alan ortaöğretim kurumlarından herhangi birine yerleşemeyen 
öğrenciler ile bu sınava katılmayan öğrencilerin tamamının ilçe yöneticilerimizin 
koordinasyon ve takibi sonucunda tercihleri ve kapasite imkanları çerçevesinde 18
genel liselere, imam hatip liselerine ve mesleki ve teknik liselere kayıt 
yaptırmaları sağlanacak ve bu e-okul sisteminden takip edilecektir.
SORU 19: Bu sistem özel okullara giriş konusunu değiştirecek mi? 
Üsküdar Amerikan, Avusturya Lisesi gibi okullar ortaokul bölümlerini tekrar 
açabilecekler mi?
CEVAP 19: Özel Yabancı Okullar ile Özel Okulları birbirinden ayırmak 
gerekmektedir.
Özel okullar tamamen Türk eğitim mevzuatına tabi olup mevzuattaki 
her türlü değişikliklere uymakla yükümlüdür. Nitekim 222 sayılı Kanunun 4 üncü 
maddesinde “Türk vatandaşı kız ve erkek çocuklar ilköğrenimlerini resmi veya 
özel Türk ilköğretim okullarında yapmakla mükelleftir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu Kanun hükmü doğrultusunda yabancı okullar ortaokul açamazlar. 
Özel Türk okulları ise bağımsız ortaokul açabileceklerdir.
SORU 20: İstanbul Erkek, Galatasaray gibi okullara öğrenci geçişi nasıl 
olacak?
CEVAP 20: Mevcut durumdaki öğrenci kabul esas ve usulleri 
uygulanmaya devam edecektir.
SORU 21: Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) devam edilecek mi?
CEVAP 21: Yakın zamanda sınav sisteminde önemli değişiklikler 
olmayacak, ancak uzun dönemde lise eğitiminde okul çeşitliliği yerine program 
çeşitliliği esas olacağından bu sınavların eleme, sıralama ve yerleştirme amaçlı 
olması yerine, programlardaki kazanımların ölçülmesi ve değerlendirilmesi 
amaçlı yapılması öngörülmektedir.
SORU 22: Bu sistem lise ve üniversite giriş sınavlarında nasıl 
değişiklikler getirecek?
CEVAP 22: Sınav sistemlerinde kısa sürede herhangi bir değişiklik 
beklenmemelidir.
Zaten ilkokulu bitiren öğrencilerin ortaokullara devam etmesinde 
herhangi bir değişiklik söz konusu olmayacaktır.
Ortaokulu bitiren öğrencilerin liselere devamı konusunda ise birkaç yıl 
daha Seviye Belirleme Sınavına (SBS) göre bir seçme süreci devam edecektir. 19
Esasen bu konu diğer bazı konulardaki çalışmalarımızla birlikte değerlendirilmesi 
gereken bir konudur. Bilindiği gibi, lise (ortaöğretim) düzeyinde temel olarak 
iki farklı tür bulunmaktadır. Genel ortaöğretim kurumları (liseler) ve mesleki 
ve teknik ortaöğretim kurumları (liseler). Ancak bunların içindeki türlere 
geçildiğinde tür ve program bazında farklılıklar çoğalmaktadır. Son yıllarda 
bu türlerin azaltılması ve programların güncellenerek artırılması yönünde bir 
çalışma Bakanlığımızda devam etmektedir. Şu anda sistemde bulunan genel 
ortaöğretim kurumları genel liseler, Anadolu liseleri, fen liseleri, sosyal bilimler 
liseleri, Anadolu öğretmen liseleri, güzel sanatlar ve spor liseleridir.
Ayrıca, iki öğretim yılı boyunca uygulamaya devam edilen genel liselerin 
Anadolu liselerine dönüştürülmesi çalışmaları bu öğretim yılında da devam 
etmektedir. Önümüzdeki öğretim yılı sonunda bu çalışma tamamlanarak genel 
liseler tamamen kaldırılacak ve bunlar ya Anadolu Lisesi ya da mesleki ve teknik 
liseye dönüşmüş olacaktır. Bu çalışma tamamlandığında hem tür bazında azalma 
hem de türlerin programları bazında bazı değişiklikler hayata geçirilecektir.
Mesleki ve teknik eğitimde ise türlerin tamamının kaldırılması ve 
programların güncellenerek artırılması çalışması devam etmektedir. Bunların 
sonucunda türler arasında programlardan kaynaklanan kalite farklılıkları 
kaldırılmış olacak ve ortaokullardan liselere geçişlerde seçme ve sıralamaya 
dayalı merkezi sınav uygulaması da gereksiz hale gelecektir.
Liselerden üniversiteye geçişte ise yine makul bir süre sonunda 
yerleşme sisteminde değişiklikler gerçekleştirilecektir. Bu süre içinde ise 
öncelikle üniversite eğitimindeki kapasite arzını artırmak ilk hedefimizdir. Her 
ne kadar şu anda açık öğretim dâhil üniversitelerimizin kontenjanları liselerden 
o yıl mezun olan öğrenci sayısına ulaşmış ise de, geçmişten gelen bir birikim 
bulunması ve eğitim alanı veya üniversitesi tercihlerinde değişiklik yapmak 
isteyen öğrencilerin de taleplerini karşılayacak kadar kontenjan oluşmasına 
halen ihtiyaç bulunmaktadır.
Gerek lise düzeyindeki kurumlarımızın türlerinde ve programlarında 
gerçekleştirilecek değişiklikler ve bunlar arasındaki kalite farklılıklarını 
kaldıracak yeni uygulamalarımız, gerekse üniversitelerimizdeki gelişmeler 
sonucunda birkaç yıl içerisinde liselerden üniversitelere geçiş sisteminde de 
değişiklikler yapılmasını sağlayacak ortamı oluşturacak ve şimdiki gibi öğrenci 
seçme, sıralama ve elemeye dayalı merkezi sınav sistemi ortadan kaldırılmış 
olacaktır. Öğrenci seçmeye dayalı sınavlar yerine eğitim sisteminin kalitesini 
ölçen değerlendirmelere yönelmek ve meslek liselerini güçlendirmek bu tarz 
sınavların ve dolayısıyla dershanelerin önemini de azaltacaktır.20
V- MESLEKİ/TEKNİK EĞİTİM VE YÖNLENDİRME İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 23: Yeni düzenlemede ilk 4 sınıftan sonra mesleklere 
yönlendirme olacak mı?
CEVAP 23: Kanunun hiçbir yerinde yönlendirmeden söz edilmemektedir. 
Bu vesile ile ilkokullarda yönlendirmenin yapılacağı, 9 yaşındaki çocukların 
mesleki eğitime başlatılacağı şeklindeki açıklamaların ne kanunla ne 
pedagoji bilimi ile ne de Bakanlığımız amaçlarıyla ve dünyadaki gelişmelerle 
bağdaşmadığını açıkça ifade etmek gerekir. Kaldı ki dünyada mesleki eğitim 
gittikçe yüksek öğretim düzeyine çekilmektedir. Bizce de doğrusu budur.
Bireyin hayatında başarılı ve mutlu olabilmesi için bazı niteliklere sahip 
olması gerekmektedir. Rehberliğin amacı da bireyin bu nitelikleri kazanmasına 
yardım etmektedir. Bu nitelikler;
- Verimli çalışma,
- Sınava hazırlanma,
- Zamanı iyi kullanma,
- Etkili karar verme,
- Problem çözebilme,
- Plan yapabilme,
- Kendini tanıma,
- Etkili iletişim,
- Meslekleri tanıma,
- Kendi yetenek, ilgi ve kişilik özelliklerini tanıma,
- Meslekler arası bağ kurabilme,
- Toplum hayatına uyum sağlayabilme,
- Başkalarına saygı ve yardımlaşma gibi bilgi, değer ve yeteneklerdir.
Öğrencilerin psikolojik açıdan sağlıklı, kendini tanıyan, güven duyan, 
uygun eğitsel ve mesleki kararlar alabilen, kişiler arası iletişim becerileri gelişmiş, 
kendini doğru ifade edebilen, üretken ve hayattan zevk alan bireyler olmalarına 
yardımcı olmak üzere rehberlik ve yönlendirme etkinlikleri halihazırda 
ilkokullarda 1 – 5. sınıflarda serbest etkinlik çalışmalarında ve ortaokullarda 
da 6 – 8. sınıflarda rehberlik/sosyal etkinlikler dersinde verilmektedir. Ayrıca 
ortaöğretim okullarında 9 – 12. sınıflarda ortaöğretim rehberlik ve yönlendirme 
dersi programı uygulanmaktadır.
Rehberlik ve yönlendirmenin temel amacı mutlu ve başarılı bir hayatın 
parçası olan meslek seçiminde doğru kaynakların kullanılmasıdır. Bu amaçla 
ulusal mesleki bilgi sistemi oluşturularak öğrencilerin önce kendilerini tanımaları 
ve iş imkânlarını öğrenerek eğitimlerini planlamalarına destek verilmektedir.21
Eğitim sistemimize getirilen esneklik ile öğrenciler ortaokul sonunda 
da farklı programlara devam imkânına kavuşmuşlardır. Kaldı ki öğrencilerimiz 
üniversiteye girişteki katsayı farklılığının kaldırılmasıyla ortaöğretim sonunda 
da istek, ilgi ve yeteneklerine ve akademik yeterliliklerine göre tercih hakkına 
sahip olmuşlardır.
SORU 24: Mesleki ve teknik eğitime öğrenciler ne zaman başlayacak?
CEVAP 24: Bu konuda çok yoğun bir şekilde kara propaganda 
yapılmaktadır. Yapılan değişikliklerin hiçbir yerinde ortaokullarda meslekî 
eğitimden ve 9 yaşında mesleki eğitime başlamaktan söz edilmemektedir. Eğer 
bundan amaç imam hatip ortaokulları ise evet bu değişikliklerle sadece imam 
hatip ortaokulları kurulmuştur. İlkokulu bitiren çocuklardan dileyenler imam 
hatip ortaokullarına devam edebileceklerdir. Ancak bu okullardaki zorunlu 
dersler ile genel ortaokullardaki zorunlu dersler arasında herhangi bir farklılık 
olmayacaktır. Sadece bu zorunlu derslere ilave olarak imam hatip programları 
ile ilgili olacak diğer dersler yer alacaktır. Kaldı ki, genel ortaokullarda da 
seçmeli dersler arasında din eğitimine dair dersler yer alacaktır. İmam hatip 
ortaokullarının dışındaki ortaokulların hiç birisi meslekî eğitim veren ortaokul 
değildir. Bu nedenle meslekî ve teknik eğitim 9. sınıfta, yani üçüncü kademede 
(4’te) başlamaktadır. Hatta şu anda yürürlükte bulunan sistemimize göre 
mesleki ve teknik liselerin 9. sınıflarında genel liselerin 9. sınıflarında uygulanan 
müfredat uygulanmakta, yani ortak müfredat uygulanmakta ve doğrudan 
mesleğe yönelik programlar 10. sınıftan itibaren başlamaktadır. Esasen bu 
nedenle de Yükseköğretime Geçiş Sınavında (YGS) 9. sınıf ve önceki sınıfların 
program ve kazanımlarından sorular sorulmaktadır.22
VI- PROGRAMLA/MÜFREDATLA İLGİLİ SORULAR
SORU 25: Yeni düzenleme için programlar değişecek mi?
CEVAP 25: İlkokul programları kademeli olarak yenilenecektir. Özellikle 
ilkokula başlama yaşına paralel olarak program hazırlıklarımız daha önceden 
başlamış ve tamamlanmak üzeredir. 2012 - 2013 eğitim-öğretim yılı için 
yeni ders kitapları yazılmasını gerektirecek boyutta bir program değişikliği 
olmayacaktır. Ancak izleyen öğretim yıllarında kademeli olarak öğretim 
programlarında uyarlamalar ve buna bağlı olarak da ders kitaplarında bazı 
değişiklikler yapılması gündeme gelebilecektir.
SORU 26: Yeni düzenlemede program nasıl olacak?
CEVAP 26: İlkokullarda, ilköğretim 2 - 4. sınıflarında okutulan program 
yine okutulmaya devam edecek. Ancak 1. sınıf programlarında yeni yaş durumu 
dikkate alınarak bu yaş durumuna uygun gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
İlkokullar, öğrencilerin çevreye duyarlılıklarını artıracak, okuma yazma 
becerilerini geliştirecek, sosyalleşmelerini sağlayacak ve temel yaşam kurallarını 
öğrenecekleri bir eğitim kademesi olacaktır.
VII- SEÇMELİ DERSLERLE İLGİLİ SORULAR
SORU 27: Seçmeli ders ilkokullarda uygulanacak mı?
CEVAP 27: İlkokullarda seçmeli ders uygulaması olmayacaktır. Seçmeli 
dersler ortaokul ve liselerde uygulanacaktır.
SORU 28: Seçmeli dersler hangi kademede başlayacak?
CEVAP 28: Kanunda “Ortaokul ve liselerde, Kur’an-ı Kerim ve 
Hz. Peygamberimizin Hayatı, isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulur” 
denilmektedir. Diğer seçimlik derslerin adı geçmemektedir. Ancak ortaokul ve 
lisede seçmeli dersler için geniş bir havuz oluşturulacak ve okulların öğretmenler 
kurulu bu havuzdan dersleri seçecektir.
Ortaokullarda ve liselerde okuyan tüm öğrencilerimiz seçmeli dersleri 
alabileceklerdir.23
SORU 29: Yabancı okullar, örneğin Fransız Lisesi din eğitimini içeren 
seçmeli dersleri almak isterse nasıl yapılacak? Kuran-ı Kerim ve Arapça 
derslerini isterlerse bu okullar alabilecek mi?
CEVAP 29: Yabancı okullar Türk mevzuatına tabidir. Dengi resmi 
okullarımız için konulmuş programlar bunlar için de geçerli olacaktır.
SORU 30: Azınlık okullarında Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin 
Hayatı dersi olacak mı? Farklı dinlere mensup öğrenciler kendi dinlerini mi 
okullarda öğrenecekler?
CEVAP 30: Azınlık okullarında okuyan öğrenciler için Kur’an-ı Kerim ve 
Hz. Peygamberimizin Hayatı ders olarak okutulmayacaktır.
Azınlık okullarında kendi dinleriyle ilgili dersler zaten okutulmaktadır.
SORU 31: Yeni eğitim sisteminde (özellikle seçmeli dersler 
belirlenirken), toplumsal talepler dikkate alınacak mı? Örneğin, ilkokul 
öğrencilerine din eğitimi imkânı sağlanması hususu veya Din Kültürü ve Ahlak 
Bilgisi dersi 1. sınıftan itibaren müfredatta yer alacak mı? Ayrıca, farklı din ve 
mezheplere göre seçmeli dersler sunulacak mı? Türkiye’de konuşulan dillerin 
öğretimi talepleri de dikkate alınacak mı?
CEVAP 31: İlköğretim okullarında seçmeli dersler belirlenirken 
öğrencilerin gelişim özelliklerinin yanı sıra ilgi ve ihtiyaçlarının da dikkate 
alınması gerektiği Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 2010 yılında aldığı 
75 sayılı Kurul Kararında açıkça belirtilmiştir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi 
ilkokul 4. sınıftan itibaren okutulmaktadır. Farklı din ve mezheplere göre 
seçmeli derslerin okutulması ya da Türkiye’de konuşulan farklı dillerin öğretimi 
konusunda öğretim programlarının yanı sıra öğretmen faktörünün de göz önüne 
alınması gerekir. Gelişim özellikleri dikkate alındığında 1. sınıftan itibaren ahlak 
eğitimi, değer eğitimi veya karakter eğitimi gibi uygulama temelli derslere yer 
verilebilir.24
VIII- ÖĞRETMENLERLE İLGİLİ SORULAR
SORU 32: Anaokulu öğretmenleri 1. sınıflarda görev alacak mı?
CEVAP 32: Okul öncesi öğretmenleri yine okul öncesi öğrencilerine, 
sınıf öğretmenleri ise ilkokuldaki öğrencilere ders vereceklerdir. Okul öncesi 
öğretmenlerinin ilkokul öğrencilerine ders vermesini gerektirecek bir durum 
söz konusu olmayacaktır.
SORU 33: 5. sınıf öğretmenleri ne olacak?
CEVAP 33: Şu anda 5. sınıflarımızda iki ayrı alanda öğretmenlerimiz 
görev yapmaktadır: Sınıf öğretmenleri ve alan/branş öğretmenleri. Branş 
öğretmenleri bakımından herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Çünkü, 5. sınıf 
artık ortaokul kademesini oluşturmakta ve tüm dersler branş derslerinden 
oluşacaktır. Dolayısıyla bu öğretmenlerimiz yine alan/branş derslerini vermeye 
devam edeceklerdir.
Sınıf öğretmenleri konusunda ise kasıtlı bir biçimde, yeni sistemi 
engellemek amacıyla ve öğretmenlerimiz arasında tedirginlik oluşturmak için 
yalan haber ve dedikodu üretilmektedir. Şu anda 5. sınıflarımızdaki 37.722 
sınıf öğretmenimiz yeni sistem nedeniyle norm fazlası konuma düşmektedir. 
Ancak, bir gerçek gözlerden kaçırılmaya çalışılıyor. 2012 – 2013 öğretim yılında 
66. ayını tamamlayan çocuklarımızın da ilkokul 1. sınıfa kaydolacak olması 
nedeniyle 1. sınıflarımızda önceki yıllara göre çok daha fazla öğrenci kaydı 
gerçekleştirilecektir. (Ayrıca 60 – 66 ay arasındaki çocuklardan da kayıt olacak 
olanlar düşünüldüğünde bu sayının daha da artması mümkündür) Dolayısıyla 
bir ilkokulumuzun 1. sınıflarında diyelim ki önceden 3 veya 4 şube varken şimdi 
5 veya 6 şube olacak. Bu öğretmenlerimiz yeni açılacak şubelerde görevlerine 
devam edecekler. Ayrıca, şu anda 1 - 5. sınıflarda ülke genelinde şube/öğretmen 
başına düşen öğrenci sayısı ortalama 30 iken, yeni sistemle 1 - 4. sınıflarda bu 
sayı yaklaşık 22 civarına inmiş olacaktır.
Diğer bir deyişle, uygulamanın ilk yılında okula kayıt yaşının erkene 
çekilmesi nedeniyle birinci sınıflar düzeyinde öğretmen ihtiyacı doğacaktır. 
Ayrıca sistemde hâlâ ücret karşılığı derse giren öğretmenler bulunmaktadır. 
Ortaya çıkacak öğretmen fazlalılığı bu alanlarda da değerlendirilecektir.
SORU 34: Ortaokullarda sınıf öğretmenleri görev alacak mı?
CEVAP 34: Sınıf öğretmenleri birinci kademede (ilk dörtte), branş 
öğretmenleri ise ikinci ve üçüncü kademede (dörtte) kadrolu olarak görev 
yapacaklardır. Ortaokullarda tüm derslerde branş öğretmenleri görev alacaktır.25
SORU 35: Din eğitiminin oluşturacağı personel ihtiyacı nasıl 
karşılanacak?
CEVAP 35: Din eğitimi içerikli dersler için öncelikle Din Kültürü ve 
Ahlak Bilgisi Dersi öğretmenlerinden ve imam hatip liselerindeki meslek dersi 
öğretmenlerinden yararlanılacak, bunlarla ihtiyacın giderilememesi halinde ise 
ilahiyat mezunu ve pedagojik formasyonu olan kişilerden yararlanılacaktır.
IX- HAZIRLIK SINIFI İLE İLGİLİ SORULAR
SORU 36: İlkokuldan sonra özel okullar isterse hazırlık sınıfı açabilecek mi?
CEVAP 36: Ortaokullardaki birinci sınıflarda haftalık ders çizelgelerinde 
özel veya resmi okul ayrımı olmayacaktır. Ancak tüm okullarımızda (ortaokul 
birinci sınıf) haftalık ders çizelgesinde (temel derslerle birlikte) yabancı dil ders 
saatlerinde esneklik sağlanabilir.
Hazırlık sınıfları uluslararası alanda eğitim öğretim yılından 
sayılmamaktadır. Ancak haftalık ders çizelgelerindeki seçimlik derslerle yabancı 
dil saatleri artırılabilecektir.
X- FİZİKİ YAPI, ORTAOKULLAR VE OKULLARIN YÖNETİMİ İLE İLGİLİ 
SORULAR
SORU 37: Yönetim kadrosu nasıl şekillenecek?
CEVAP 37: Yeni yapıda okullar, ilkokul (4 yıl), ortaokul (4 yıl) ve lise 
(genel, mesleki ve teknik) (4 yıl) şeklindedir. İkinci 4 yıllık bölümün bağımsız 
olması esas ise de imkân ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle 
birlikte de kurulabilecektir.
Her üç kademenin bağımsız olması durumunda ayrı müdürleri olacaktır. 
Ortaokulların ilkokullar veya liselerle birlikte kurulması halinde ise bir müdür 
tarafından yönetilmesi mümkün olabilir. Ancak bu durumda öğrenciler sabahçı 
ve öğleci ya da birden fazla bina olması durumunda ayrı binalarda olacak 
şekilde ayrılabilecektir.
SORU 38: Aynı okul binası farklı okul seviyelerince kullanıldığında 
yönetim nasıl oluşturulacaktır?
CEVAP 38: Ortaokulların ilkokul veya liselerle birlikte aynı binada 
kurulması halinde okulun bir müdürü bulunacaktır. Bunun için binada daha önce 
görev yapan okul müdürü yeni uygulamaya göre iş ve işlemleri yürütecektir. 26
Örneğin ilkokul ve ortaokulun aynı binada bulunması durumunda mevcut okul 
müdürü ilkokul ve ortaokulun yönetiminden sorumlu olacaktır. Ortaokulun lise 
ile birlikte kurulması durumunda ise lise müdürü ortaokulun iş ve işlemlerini 
de yürütecektir.
SORU 39: Aynı okul binasında ilkokulla ortaokul ya da ortaokulla lise 
uygulaması nasıl olacak?
CEVAP 39: Öncelikle belirtelim ki, yeni sistemde her üç kademenin de 
fizikî bakımdan bağımsız olması esastır. Bu nedenle şu anda tüm illerimizde 
bu yönde bir çalışma yürümektedir. Bu çalışma kapsamında hangi ilköğretim 
okullarının ilkokul, hangi ilköğretim okullarının ise ortaokul olacağına karar 
verilecektir. Bu kararlar oluşturuluyorken il ve ilçe müdürlerimiz eğitim bölgelerini 
de dikkate alarak, okul yönetimi ile görüşerek kararlarını oluşturacaklardır. 
Ayrıca, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununa eklenen geçici 11 inci maddeye 
göre bu maddenin yayımı tarihinde ilköğretim kurumlarının 5, 6, 7 ve 8 inci 
sınıflarında eğitim görenler eğitimlerini bu kurumlarda tamamlayacaklardır. 
Buna göre, mümkün olan yerlerde öğrencilerin taşınması da dâhil olmak üzere 
eğitim bölgelerindeki ilköğretim okullarının bazıları ilkokul bazıları da ortaokul 
olarak belirlenecektir. Ancak, bu durumun mümkün olmadığı yerlerde yine 
ilkokul ve ortaokul olarak belirleme yapıldıktan sonra mevcut öğrencilerin 
taşınması yapılmaksızın ilkokul olarak belirlenen okulların sadece 1. sınıfına 
kayıt yapılacak, ortaokul olarak belirlenen okulların ise sadece 5. sınıfına kayıt 
yapılacaktır. Bu durumda ilkokul olarak belirlenen bir ilköğretim okulunun 4. 
sınıfında okuyan çocuk 5. sınıf olarak ortaokul olarak belirlenen okula kayıt 
olacaktır. Böylece 4 yıllık bir süre içerisinde ilkokul ve ortaokul sistemi fizikî 
olarak ayrı mekânlarda eğitim öğretim yapar hale gelecektir. Bu ilköğretim 
okullarının 5, 6, 7 ve 8 inci sınıflarında okuyan öğrenciler ise eğitimlerini mevcut 
okullarında tamamlayacaktır.
Aynı bina içerisinde ilkokul ile ortaokulun veya ortaokul ile lisenin 
birlikte bulunması durumunda, okul giriş çıkış kapıları ile bahçe gibi ortak 
kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate alınarak düzenlenmesi 
sağlanacak, ayrıca ikili öğretimle her iki kademe öğrencileri farklı zamanlarda 
okulda bulunacaklardır.
SORU 40: Galatasaray, İstanbul Erkek Lisesi, Fen Liselerinin ortaokulları 
açılacak mı?
CEVAP 40: Açılmayacak.27
SORU 41: Mevcut okulların fizikî yapısında bir düzenleme yapılacak mı?
CEVAP 41: Fizikî şartların uygun olduğu durumlarda ilkokul, ortaokul ve 
lisenin bağımsız olarak düzenlenmesine öncelik verilecektir.
Okulların fiziki ortamları, öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınarak 
düzenlenecektir.
XI- ÇEŞİTLİ SORULAR
SORU 42: Kur’an-ı Kerim dersinde kıyafetler nasıl olacak?
CEVAP 42: Sadece ders sırasında olmak üzere imam hatip okullarında 
kız öğrenciler isterlerse başörtülü bu dersi okuyabilir. İmam hatip okulları 
dışındaki okullarda da yine aynı şekilde o derse mahsus olmak üzere başörtülü 
ders yapılabilir.
SORU 43: Ortaokullardan sonra Açık Lise uygulaması nasıl olacak?
CEVAP 43: Lise eğitimi zorunlu eğitim kapsamına alınmıştır. Ortaokulu 
bitiren öğrenciler 2012 – 2013 öğretim yılından itibaren liselere devam etmek 
zorundadırlar. Lise eğitimine devam mecburi olup devam etmeyenlere mevcut 
idarî tedbirler uygulanacaktır. Ancak bilindiği gibi yeni düzenleme ile ortaokulu 
tamamlayanlar veya liseye devam edenler isterlerse zorunlu eğitimlerini yaygın 
lise öğretiminde (açık lise) tamamlayabileceklerdir.
SORU 44: Yatılı ilköğretim okullarında hangi öğrenciler okuyacak?
CEVAP 44: Yatılı ilköğretim bölge okullarının yatılı kısımlarında 
sadece ortaokul (5, 6, 7 ve 8. sınıf) öğrencileri yatılı olarak kalacaktır. İlkokul 
öğrencilerinin ise köy okullarında veya taşımalı olarak diğer ilkokullar ile yatılı 
ilköğretim bölge okullarında gündüzlü olarak öğrenimlerine devam etmeleri 
için gerekli tedbirler alınacaktır.
SORU 45: Birleştirilmiş sınıf uygulamaları hangi kademede uygulanacak?
CEVAP 45: İlgili Kanunla ilkokul 4 yıllık eğitim öğretim veren kurum 
olarak tanımlandığından, birleştirilmiş sınıf uygulamaları 1, 2, 3 ve 4. sınıfları 
kapsayacak şekilde uygulanacaktır.28
SORU 46: Taşımalı eğitim devam edecek mi?
CEVAP 46: Millî Eğitim Bakanlığı Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği 
kapsamında taşınan ilköğretim çağı öğrencileri için söz konusu Yönetmeliğin 
9. maddesinin (c) bendinde belirtilen; “1 - 3. sınıf öğrenci sayısının 10’un 
altında olması” ifadesi, “1 - 4. sınıf öğrenci sayısının 10’un altında olması”, (d) 
bendindeki “4 - 8. sınıflar” ifadesi ise “ortaokul 5 - 8. sınıflar” şeklinde dikkate 
alınarak uygulanacaktır.
Taşıma merkezi olan okullarda birleştirilmiş sınıf uygulaması 
yapılmayacak ve yapılan taşıma planlamaları bu doğrultuda yeniden 
düzenlenerek ihalelerin zamanında bitirilmesi sağlanacaktır.
SORU 47: Taşımalı eğitim liseleri de kapsayacak mı?
CEVAP 47: Taşımalı eğitim liseleri de kapsayacaktır.
SORU 48: İmam hatip okulları ile 4+4+4 konusunun bağlantısı nedir?
CEVAP 48: Kanunla imam hatip okullarının orta kısmının açılmasına 
imkân sağlanması, düzenlemenin sadece bu amaçla yapıldığı şeklinde haksız 
değerlendirmelere sebebiyet vermektedir. Zorunlu eğitim süresinin 12 yıla 
çıkarılması, çocukların ilgi ve tercihlerine göre seçimlik dersler alması imkânının 
getirilmesi, okul binalarının çocukların gelişim evrelerine göre ayrı mekânlarda 
olması, farklı programlar arasında tercihe imkân verecek şekilde ortaokulların 
kurulması gibi düzenlemeler görmezden geliniyor. Ayrıca sadece dini eğitimde 
değil, güzel sanatlar ve spor gibi alanlarda da daha erken yaşlarda ve eğitimin 
alt kademelerinde eğitim almak gerekiyor. Spor ve güzel sanatlar, müzik, sosyal 
bilimler, fen bilimleri, Türk dili ve edebiyatı gibi geniş bir yelpazede öğrencilere 
tercihler yapma esnekliği getirilmesinin imam hatip okullarıyla ilgisi ne olabilir? 
Yapılan düzenlemeleri bir bütün olarak görmek ve değişiklik yapılan kanunların 
değişiklik yapılmayan hükümleriyle birlikte bu değişiklikleri okumak gerekir.
SORU 49: İmam-hatip ortaokulları nasıl kurulacak?
CEVAP 49: İmam-hatip ortaokullarının bağımsız ortaokul olarak 
kurulmasına öncelik verilecek, bunun mümkün olmadığı durumlarda imamhatip liseleri ile birlikte kurulabileceklerdir. Ancak bu durumda imam hatip 
ortaokulu öğrencileri ile imam hatip lisesi öğrencilerinin okul giriş çıkış kapıları 
ile bahçe gibi ortak kullanım alanlarının öğrencilerin yaş seviyeleri dikkate 
alınarak düzenlenmesi sağlanacaktır.29
Eğitim bölgelerinde bağımsız imam hatip ortaokulu olarak 
belirlenenlerle imam hatip liseleri bünyelerinde açılacak olan imam hatip 
ortaokullarına çocuklarını kaydettirmek isteyen veliler okullara şahsen müracaat 
edeceklerdir. Bu okullar ilk defa açılacağından ilçe ve illerin belirleyeceği okul 
müdürlüklerince kayıt kabulleri yapılacaktır. Gelecek yıldan itibaren imam hatip 
ortaokullarına kayıtlar e-okul üzerinden velilerin isteğine göre 4. sınıftan sonra 
yapılacaktır.
SORU 50: Karma eğitim devam edecek mi?
CEVAP 50: Kanundaki karma eğitimi düzenleyen maddelerde herhangi 
bir değişiklik yapılmamıştır. Uygulama şimdi olduğu gibi devam edecek, eğitimin 
türüne, imkân ve zorunluluklara göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca 
erkek öğrencilere ayrılmaya devam edecektir.
SORU 51: Devam zorunluluğu nasıl olacak?
CEVAP 51: Şu anda ortaöğretim kurumlarında uygulanmakta olan 
devam zorunluluğu aynen devam edecektir.
SORU 52: Her kademede diploma verilecek mi?
CEVAP 52: Her kademede diploma verilmeyecek, sadece 12 yıllık 
eğitimin sonunda diploma verilecektir.
SORU 53: Yeni düzenlemede ikili öğretime devam edilecek mi?
CEVAP 53: Şartların uygun olmaması durumunda aynı binada bulunan 
ilkokul ve ortaokul için ikili öğretim uygulaması yapılabilecektir. İkili öğretim 
yapan okullarda ortaokullar sabahçı, ilkokullar ise öğlenci olarak eğitim öğretim 
faaliyetlerini yürütebileceklerdir.
SORU 54: Bütün liseler Anadolu Lisesine mi dönüştürülecek?
CEVAP 54: Bütün genel liselerin Anadolu lisesine dönüştürülmesi 
programı 2010 yılından bu yana devam etmekte olup, bu yıl ve önümüzdeki yıl 
da devam ederek tamamlanacaktır.30
SORU 55: Bu sistem nedeniyle kız çocuklarının erken evliliğinin yeniden 
gündeme geleceği ve artacağı yönünde de çok tartışma yapıldı. Bu sistem kız 
çocuklarının erken yaşta evlenmelerine imkân veriyor mu?
CEVAP 55: Bu sistemin böyle bir uygulamaya imkân vereceği yönündeki 
tartışmalar tamamen maksatlı olarak çıkarılan tartışmalardır. Bu sistemin böyle 
bir uygulamaya imkân vermesi asla söz konusu değildir. Bilindiği üzere Medeni 
Kanunun 124 üncü maddesine göre erkek ve kadınlar 17 yaşını doldurmadıkları 
sürece evlenemezler. Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve çok önemli bir 
sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. 
Dolayısıyla 12 yıllık zorunlu eğitim sürecini bitirmeyen hiçbir öğrencimizin 
eğitim sistemi dışına çıkıp, erken yaşta evlenmeleri mümkün değildir. Diğer 
taraftan yukarıda da açıklandığı gibi 2011 – 2012 eğitim öğretim yılında 8. 
sınıfta okuyan bütün öğrencilerden SBS sonuçlarına göre yerleşenler dışında 
kalanlar e-okul sistemi üzerinden liselere kayıtları yapılacaktır.
Ayrıca, eğitim süresince zorunlu eğitime devamın sağlanması öncelikle 
velilerde ve okul yöneticisi ile mülki idare amirinin kanuni sorumluluğu 
altındadır.
SORU 56: Kız çocuklarına yönelik ileri sürülen iddiaların bir benzeri de bu 
sistemin çocuk işçiliğini yaygınlaştıracağı yönünde gündeme getirildi. Bu sonucun 
meydana gelmesi mümkün mü?
CEVAP 56: 12 yıllık zorunlu eğitimde herkesin eğitime katılımı ve bu 
eğitim sürecini tamamlamaları zorunludur. Eğitimin hiçbir kademesinde 
öğrencilerin sistem dışına çıkması mümkün olmadığı gibi, idare olarak da bu 
duruma fırsat verilmeyecektir.
Okul – ilçe – il yöneticilerince çağ nüfusunda olup eğitime devam 
etmeyen öğrencilere özel takip sistemi ile eğitim sistemi içinde kalmalarını 
sağlayacak tedbirler alınacaktır.
SORU 57: 12 yıllık zorunlu eğitim FATİH Projesini nasıl etkileyecek?
CEVAP 57: FATİH Projesi, 12 yıllık eğitimi destekleyen, eğitimde ve 
özellikle eğitim ortamlarında teknolojiden daha fazla yararlanmayı sağlayacak 
bir projedir. Artvin ile Ankara’daki ya da Edirne ile Hakkari’deki öğrencilerimiz 
arasında bilgiye erişimde İMKÂN ve FIRSAT EŞİTLİĞİ sağlayan bir projedir.
FATİH Projesi ile eğitimde yeni bir dönem açılıyor. Öğrencilerimizin 
dünyadaki bilgilere ulaşacakları ve kullanacakları bir kapısı olacaktır. Özellikle 
ortaokul ve liselerimizde çok önemli değişim ve dönüşüme katkı verecektir.31
Şayet zorunlu eğitim süresi uzatılmamış olsaydı yine biz tüm 
okullarımızda dört yıl içerisinde FATİH Projesi kapsamında Akıllı Tahtaların 
kurulumunu sağlamak ve 5. ve 9. sınıflardan itibaren de tablet bilgisayarları 
dağıtmak üzere tüm planlamamızı yapmış idik. Hatta bilindiği gibi Eylül ayına 
kadar kurulumu tamamlanmak üzere birinci parti 85.000 adet Akıllı Tahta 
alım ihalesi gerçekleştirilmiş ve ihaleyi alan firma seri üretime başlamıştır. Bu 
arada biz de belirlenmiş okullarımıza alt yapı yatırımlarını yaptırmak üzere 
çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dolayısıyla Eylül ayına geldiğimizde 3.657 adet 
mesleki ve teknik eğitim dışındaki tüm liselerimizdeki 85.000 dersliğimiz Akıllı 
Tahta ile donatılmış, bunlardan 9. sınıfta okuyacak olan öğrencilerimize de 
tablet bilgisayarlarını dağıtmış olacağız. Sonraki üç yıl içinde ise sırasıyla mesleki 
ve teknik liselerimiz ile ortaokullar ve ilkokullarımızın tamamı akıllı tahta ile 
donatılmış ve bu okulların her yıl 5. ve 9. sınıflarında okuyan öğrencilere tablet 
bilgisayarları dağıtılmış olacaktır.
Yukarıda da açıklandığı gibi FATİH Projesinde zorunlu eğitim süresinin 
12 yıla çıkarılması ile bir değişiklik söz konusu olmayacak, planlandığı şekilde 
dört yıl içinde bütün okullarımız Akıllı Tahta ile donatılmış ve tüm öğrencilerimiz 
de tablet bilgisayarına kavuşturulmuş olacak ve eğitimleri de bu teknolojik 
imkânlarla daha kaliteli hale getirilmiş olacaktır. Elbette tüm okullarımız ve tüm 
öğrencilerimiz imkân ve fırsat eşitliğine de kavuşmuş olacaklardır.
SORU 58: FATİH Projesi ile ilgili ihalelerin Kamu İhale Kanunu kapsamı 
dışına çıkarılmasının yolsuzlukla ilgisi nedir?
CEVAP 58: Bu çirkin iftiraları ortaya atanlar öncelikle mevcut 
mevzuata ve bu Kanunda yer alan ifadelere dikkatli bir şekilde baksınlar, 
incelesinler; bundan sonra iddialarını devam ettireceklerse somut bilgi ve 
belgelere dayalı olarak konuşsunlar. 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü 
maddesinde (a) harfinden (s) harfine kadar (18 alan) ve geçici 7 nci maddesi 
ile hangi alanlardaki mal ve hizmet alımlarının Kamu İhale Kanunu kapsamında 
olmayacağı düzenlenmiştir. İstisna tutulan alanlardaki ihaleler ise hiçbir kurala 
tabi olmaksızın yapılmamakta, bu alanlara yönelik çıkarılan yönetmeliklerle 
ihalelerin usulleri ve yapılışları düzenlenmektedir.
Kanunda da belirtildiği gibi, FATİH Projesi ile ilgili ihaleler şeffaflığın, 
rekabete açıklığın ve kamu yararı gözetilerek ülkede üretimin gerçekleştirilmesi, 
kritik teknolojilerin transferi, Ar-Ge’nin ülkemizde geliştirilmesi, istihdamının 
artırılması amacıyla Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuatının dışına çıkarılmıştır.
FATİH Projesi sadece bilgi işlem teknolojilerinin eğitim alanında 
kullanılmasını sağlamayacak, aynı zamanda ülkemizin bu alanda bir üretim üssü 
haline gelmesine doğrudan etki edecek ve cari açığın ciddi oranda azalmasına 32
yol açacak bir projedir. Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapılacak 
ihalelerde mesela yerli üretim şartı veya belirli oranlarda da olsa yerlilik şartı 
konulamamakta, ihale süreçleri ise oldukça uzun olmaktadır.
Diğer taraftan bu konuyla ilgili yapılacak ihaleler Kamu İhale Kurumu 
ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme 
Bakanlığı ile Bakanlığımızın ortak olarak hazırlayacakları ve Sayıştayın 
görüşünden geçecek bir yönetmelikle düzenlenecektir. Biz sadece adı geçen 
kurumların görüşlerini değil, bunların dışında da Bilim Sanayi ve Teknoloji 
Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve 
TÜBİTAK gibi kurum ve kuruluşların da görüşünü alarak bu yönetmeliği 
hazırlamaktayız.
KAYNAK MEB

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET