Öncekiler Sonrakiler

EMEKLİLİK İÇİN YAŞI BEKLEYENLER, SAĞLIK HİZMETİ ALABİLECEK

Emeklilik için gün ve hizmet süresini tamamlayıp yaşın dolmasını bekleyenlerin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmelerini sağlayacak çalışmalar yürütülmektedir.

12 Ekim 2010 Salı 23:09
EMEKLİLİK İÇİN YAŞI BEKLEYENLER, SAĞLIK HİZMETİ ALABİLECEK

Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) emekli olabilmek için üç şartın gerçekleşmiş olması gerekir. Bunlar; belirli günler sayısınca primin ödenmiş olması, sigortalılık süresinin dolması ve kademeli olarak belirlenen yaşı doldurmak.
Bunlardan birisinin sağlanmaması halinde emekli olunamaz. Günümüzde emeklilikle ilgili en sık karşılaşılan durumlardan birisi prim ödeme gün sayısı ile sigortalılık süresinin doldurulması ancak kanunen aranan yaş şartının sağlanmamasıdır. Bu durum özellikle 1999 yılında yapılan kanuni düzenlemelerin bir sonucudur. Bahsettiğim düzenleme yapılmadan önce 38 yaşında prim ve sigortalılık süresini doldurup emekli olan sigortalılar bulunuyordu. Bu şekilde birikip gelen yükler SSK'yı bataklığa sürükleyince emekli olabilmek için yaş şartının da yerine getirilmesi gerektiğine ilişkin hüküm uygulanmaya başlandı. Daha önce çalışmaya başlayanlar için ise kademeli bir sistem öngörüldü. Bu düzenlemelerin neticesi olarak bazı çalışanlar prim günü ve çalışma süresi şartlarını tamamlamış olmakla beraber, emekli maaşına hak kazanmak için belli bir yaşa gelmeyi beklemek zorunda kalıyor. Bu durumda olanlar arzu ederlerse bu süreci çalışmadan da geçirebiliyor. Ancak bu sürede çalışma maaşı ve emekli maaşı alınamadığı gibi diğer bir konu da sağlık hizmeti alma sorunudur.
Kanuna göre sigortalılar işten ayrıldıkları tarihten itibaren 100 gün boyunca herhangi bir prim yatırmadan sağlık hizmeti alabiliyor. 100 günlük süre dolduktan sonra bu hizmeti alabilmek için Genel Sağlık Sigortası primini yatırmak gerekiyor. Ancak bu durumda olanlardan eşleri çalışanlar; bakmakla mesul bulunulan statüsünden faydalanarak herhangi bir prim yatırmadan sağlık hizmeti alabiliyor.
Yaş dışındaki emeklilik şartlarını sağlayan ve yaşının dolmasını bekleyen sigortalıların sağlık hizmetlerinden faydalanmaları için son günlerde SGK tarafından çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmalarda elle tutulur bir netice alabilmek için kanunî düzenleme yapılması gerekecek. Düzenlemenin tam olarak nasıl yapılacağı belli olmamakla beraber, bu durumdakilerin herhangi bir prim ödemesi yapmadan sağlık hizmetinden faydalanmalarına imkân tanınacağı konuşuluyor. Diğer ihtimallerden zayıf olanı, bu durumdakilerin doğrudan emekliliğe sevk edilmesi, daha güçlü olan ihtimal ise düşük oranlı prim alınarak sağlık hizmetinden faydalanmaya imkân tanımak.
Emekli olabilmek için yaş şartının doldurulmasını bekleyenleri ilgilendiren bir kanun teklifi geçtiğimiz günlerde verildi. Teklifin yasalaşması durumunda 8 Eylül 1999 tarihinden önce işe girenler yaş şartına tabi olmadan emekli olabilecekler ancak bu uygulama bir defalığına uygulanacak.
'Elektronik Denetleme Sistemi' devrede
Sağlık hizmet sunucuları (hastaneler optisyenlik müesseseleri vs.) ve eczaneler SGK kapsamında olan kişiler için yaptıkları hizmeti MEDULA sistemi vasıtasıyla SGK'ya fatura ediyor. Yaklaşık 2,5 yıldır kullanılmakta olan sistem her geçen gün geliştiriliyor. Bu sayede kurum ile hizmet alınanlar arasında işlemler kolaylaştığı gibi, sağlıkta suiistimallerin de önüne geçilebiliyor. Son olarak bu ayın başında MEDULA'da elektronik denetleme sistemine geçildi. Bu sistem sayesinde bir doktorun nerede çalıştığı, hangi hastaya hangi ilaçları yazdığı ve bu ilaçların hangi eczaneden alındığı görülebiliyor. Ayrıca bu ayın sonundan itibaren ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmet sunucuları tarafından yazılan ilaç raporları elektronik ortamda SGK'ya gönderilecek. Bu sayede sahte ilaç raporları düzenlenmesi ve yüksek tutarlı ilaçların kuruma fatura edilmesi de engellenmiş olacak.
Herkes Genel Sağlık Sigortası kapsamına giriyor
Sosyal güvenlik reformuyla birlikte getirilen en önemli düzenlemelerden birisi de Genel Sağlık Sigortası'na geçilmesi. Bu uygulamayla tüm vatandaşlar sağlık kapsamında olacak. Nüfusumuzun büyük bir kısmını oluşturanlar zorunlu olarak Genel Sağlık Sigortası kapsamına giriyor. Yeşil kartlıların Genel Sağlık Sigortası'na devri önce 1 Ekim 2010, daha sonra ise 1 Ocak 2012 tarihine ertelendi. 1 Ocak 2012 tarihine kadar SGK aile içindeki kişi başına düşen gelir tutarlarını tespit etmek üzere araştırma ve çalışmalar yapacak.
Genel Sağlık Sigortalı olma mecburiyeti daha önce 1 Ekim 2010 tarihine ertelemişti. 5510 sayılı kanunda bir değişiklik yapılmadığı sürece 2010 yılı ekim ayı sonuna kadar yeşil kart dışında Genel Sağlık Sigortası kapsamında olanların kuruma giriş bildirgesi vermesi gerekiyor. Bildirge verilmediği takdirde vatandaşlar 760,50 TL idari para cezası ile karşı karşıya kalacak. Memur, çalışan gibi kadrolarda bulunup zorunlu olarak genel sağlık sigortası kapsamında olanların herhangi bir işlem yapmalarına gerek yok. Çalışanlar ve yeşil kart sahipleri dışındaki yaklaşık üç milyon vatandaşın bildirge vermesi gerekiyor. Kanunda değişiklik yapılarak Genel Sağlık Sigortası giriş bildirgesi verilmesi zorunluluğunun 1 Ocak 2012 tarihine erteleneceği ve değişikliğin geriye dönük olarak yürürlüğe gireceğine dair söylentiler var. Böyle bir erteleme halinde ceza uygulanması söz konusu olmayacak. Genel Sağlık Sigortalı olma zorunluluğu 1 Ocak 2012 tarihine ertelense bile sigorta giriş bildirgesinin erkenden verilmesinde fayda var.
Bu yılın ekim ayından itibaren her ayın Genel Sağlık Sigortası primleri izleyen ayın sonuna kadar ödenebilecek. Ödenecek prim, yapılacak gelir tutarları testinin sonucuna göre belli oluyor. Harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek. Aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı mevcut asgari ücrete göre yapılan hesaplama sonucunda;
Asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlara yeşil kart verilecek. Bu rakam bugünkü asgari ücret çerçevesinde 253,50 lira. Yeşil kart uygulaması 1 Ocak 2012 tarihine ertelendiğinden bu durumda olan kişilerin primleri devlet tarafından karşılanacak.
Asgari ücretin üçte birinden (253,50 TL) asgari ücrete kadar (760,50 TL) olduğu tespit edilen kişilerin ödeyecekleri prim tutarı: 30,42 TL.
Asgari ücretten (760,50 TL) asgari ücretin iki katına kadar (1.521 TL) olduğu tespit edilen kişilerin ödeyecekleri prim tutarı 91,26 TL.
Asgari ücretin iki katından (1.521 TL) fazla olduğu tespit edilen kişiler için prim tutarı 182,52 TL olacak.
Gelir tutarları testini yaptırmak istemeyen kişiler ise 182,52 TL tutarında genel sağlık sigortası primi ödeyecek. Ancak tekrar belirtelim ki kanunda bir erteleme yapılması halinde bahsedilen yükümlülükler de ertelenmiş olacak.
Ahmet Yavuz, Zaman

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET