Öncekiler Sonrakiler

SÖZLEŞMELİ PERSONELE TAYİN HAKKI DOSYASI

Kamuoyunda, sözleşmeli sağlık çalışanlarının sorunları çokça konuşulmaktadır. Sözleşmeli personelin “öğrenim özrü” nedeniyle tayin talebinde bulunabileceğine dair Bursa 1. İdare Mahkemesinin kararı sağlık çalışanları arasında sevinçle karşılanmıştır. Yazımızda bu kararla beraber iki karar daha kısaca incelenecektir.

22 Şubat 2011 Salı 09:49
Sözleşmeli Personele Tayin Hakkı Dosyası

Sağlık-Sen'in üyesi adına açtığı davada; Bursa 1. İdare Mahkemesi sözleşmeli personelin üst öğrenim nedeniyle tayin talebinde bulunabileceğine hükmetmiştir. Mahkeme kararında Anayasamızın 42. maddesine atıfta bulunmuştur.

II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi

MADDE 42- Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. demektedir.

  Mahkeme kararında; 657 sayılı kanunun 4/B maddesine göre sözleşmeli olarak çalışan sağlık çalışanının, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulunun bulunduğu Ankara iline öğrenim durumu nedeniyle atanması istemiyle yaptığı başvurusunun değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu kararı verirken de “Yükseköğrenimin teşvik edilerek sunulan hizmetin daha kaliteli hale getirilmesi amacıyla varsa boş kadro durumu dikkate alınarak…” ifadeleriyle açıklamıştır. Unutulmamalıdır ki bu yargı kararı hukuk açısından bir emsal teşkil etmekte, aynı durumda olup ta tayin isteyemeyen 4/B li arkadaşlarımıza umut olmaktadır. Yine unutulmamalıdır ki tüm idare mahkemeleri aynı kararı vermeyebilir. Mahkemeler her konuyu kendi başına ve özel olarak inceleyerek karar verecektir. 

Sağlık-Sen’in açmış olduğu bir başka davada ise İstanbul 1. İdare Mahkemesi;4/B li sağlık çalışanının eş durumundan tayin talebini boş pozisyon bulunmadığı gerekçesiyle reddeden idari işlemin yürütmesini durdurmuştur. Mahkeme kararında

"Anayasa'nın 41. Maddesi ile ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alma ve teşkilatı kurma hususunda, yine yasal düzenlemeler ile aile birliğinin korunmasının Devlete görev verildiği anlaşılmaktadır. Olayda gerek davacının aile birliğinin sağlanması, gerekse de yaptığı görevin niteliği, hizmetine duyulan ihtiyacın herhangi bir başka personel tarafından karşılanabileceği de göz önüne alındığında idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılmadığı anlaşılmakta olup tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir."
diyerek idarenin boş pozisyon bulunmaması mazeretini geçersiz kılmıştır.

Danıştay 5. Dairesi E:2002/5415 K:2005/5092 nolu kararında ise; hemşirelik ön lisans mezunu olan davacı Ankara’da çalışırken, kazanmış olduğu Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü öğrenimine devam edebilmek için Ege Üniversitesi Erişkin Hastanesine naklen tayin istemiş fakat Hacettepe Üniversitesi muvafakat vermemiştir. Davacı; idarenin muvafakat vermemesine yönelik gerçekleştirdiği idari işleme dava açmıştır. Dava sonucunda Ankara 3. İdare Mahkemesi idareyi haklı bulmuştur fakat davacı sağlık çalışanı konuyu temyiz ederek Danıştay’a taşımıştır. Danıştay 5. Dairesi verdiği kararda

“Bu durumda, Anayasanın sözü edilen hükmünün(42.madde) doğal sonucu olarak davacının eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılacağı açık olup, davacıya muvafakat verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuksal isabet görülmemiştir.”
diyerek kararı bozmuş ve sağlık çalışanına muvafakat verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız üç karar birlikte ele alınırsa, çalışanlarımızın öğrenim özrü nedeniyle tayin isteyebilecekleri; bu haklarının boş pozisyon gerekçesiyle de ertelenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu kararlar çalışanlarımız için olumlu emsallerdir. Fakat okuyucularımız unutmamalıdır ki, idareyle yaşanabilecek uyuşmazlıklarda en son kararı hukuk verecektir.

Hukukun, gerçek anlamda egemenliği dileğiyle…
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET