Öncekiler Sonrakiler

TBMM ZİRAAT, GIDA, SU ÜRÜN MÜHENDİSİ, VETERİNER HEKİM VE TEKNİKER KADROLARINI GÖRÜŞTÜ

Meclis Genel Kurulunda dün ziraat mühendisleri, gıda mühendisleri, su ürünleri mühendisleri, balıkçılık teknolojisi mühendisleri, veteriner hekimleri ile tekniker ve teknisyenlerin istihdam politikası, işsizlik sorunu görüşüldü. Daha doğrusu araştırma yapılması için görüşme yapıldı. Mecliste milletvekilleri bu konuda ne dedi?

17 Mart 2015 Salı 12:21
TBMM ZİRAAT, GIDA, SU ÜRÜN MÜHENDİSİ, VETERİNER HEKİM VE TEKNİKER KADROLARINI GÖRÜŞTÜ

Meclis Genel Kurulunda dün HDP'nin ziraat mühendisleri, gıda mühendisleri, su ürünleri mühendisleri, balıkçılık teknolojisi mühendisleri, veteriner hekimleri ile tekniker ve teknisyenlerin istihdam politikası, işsizlik sorunun araştırılmasına ilişkin araştırma önergesi görüşüldü. Daha doğrusu araştırma yapılması için görüşme yapıldı. Mecliste milletvekilleri bu konuda ne dedi?


Önerge sahibi Ağrı Milletvekili Halil Aksoy (HDP);

"Tarım ve Hayvancılık alanında atama bekleyen 70 bin mühendis, tekniker ve teknisyen vardır. Bunların her biri atanabilmek için sık sık bütün milletvekillerini arar durumda kalmışlar ve hâlen kendi sorunlarına bir çözüm bulunmadığı için çırpınmaktadırlar. 2013'te 5.567 kadro sözü verilmiş ancak 490 atama yapılmış. Yine, 2014'te de aynı alanda 2.000 kadro sözü verilmiş yalnızca 4 kişinin ataması yapılmış. Bir taraftan kadro ihtiyacı olduğunu biliyoruz ama bu kadro taleplerini karşılamayan bir Bakanlıkla karşı karşıyayız. Bakanlığın atanamayan bu arkadaşlarımızın çığlığına kulak vermesini diliyorum. Bundan sonra da mutlak suretle bu tür alımlarda veyahut da bu tür atamalarda bu gruptaki mühendis arkadaşlarımızın durumunun göz önüne alınmasında yarar vardır."

Kars Milletvekili Yunus Kılıç (AK Parti); 
"AK Parti iktidara geldiği zaman da zaten bu meslek gruplarında ciddi bir yığılma vardı; meslek erozyonu, etik kuralların ihlali gibi bu meslek gruplarında yaşanmakta olan ciddi sıkıntılar zaten 2002 yılında AK Parti Hükûmet olurken vardı. Hatta, hatırlayınız, bu meslek gruplarındaki arkadaşlarımız, ziraat mühendisleri, gıda mühendisleri, veteriner hekimleri, su ürünleri mühendisleri, balıkçılık mühendisleri, bunların tekniker ve teknisyenleri hangi alanda istihdama devlet, Hükûmet imkân veriyorsa o alanlarda istihdam edilmek için müracaat ederlerdi, öğretmen olurlardı, iktisattan bir boşluk varsa oralara yerleşirlerdi, Maliyeye girerlerdi, her alana geçerlerdi. Daha sonra, AK Parti'nin yavaş yavaş bu mesleklerde insanların istihdamıyla birlikte hem Bakanlığımızın hem de bağlı kuruluşların bu alanlardaki meslektaşlara açmış olduğu kapıdan yaklaşık bugüne kadar arkadaşlar -yılda ortalama 2.700'ü buluyor bunların rakamı- 6.500-7 bin civarında veteriner hekim, 11.500 civarında ziraat mühendisi, su ürünleri mühendisi, balıkçılık mühendisi ve gıda mühendisleri ve bunların teknisyenleri de yaklaşık 10 bin civarında istihdam edildi. Aslında, bu rakamlar çok büyük rakamlar. AK Parti'nin iktidara geldiği yıllardan bugüne kadar olan sayıya baktığınız zaman, Tarım Bakanlığının bünyesindekinin toplamından fazla fakat meslektaşlarımızın öyle büyük bir yığılması söz konusu ki ne kadar alırsanız bir sonraki yılda eski işsizliğin üzerine bir o kadar daha geliyor.

Bakın, Türkiye'de yılda 2.700 civarında bu meslek gruplarına istihdam alanı yaratılıyor -sadece devlette olanından bahsediyorum, özel sektör ayrı- ama problem artarak devam ediyor arkadaşlar. Bunun sebebi şu: Bu "Çok fakülte, çok meslektaş ama az istihdam." politikalarının 1980'li yıllara kadar -geriye baktığınız zaman- dayanmasıyla birlikte bu mesleklerdeki istihdam problemi azalmıyor, AK Parti'nin bu kadar alım yapmasına rağmen azalmıyor, artarak devam ediyor çünkü yılda mezun sayısı 6 binin üzerinde. Mesleklere göre dağıtırsanız bunu, AK Parti hükûmetleri yaklaşık 2.700'üne istihdam sunuyor ama 3.300 civarında her yıl mevcut olan işsizlere bir o kadar daha ekleniyor.

AK Parti hükûmetleri olarak 3 dönemdir aşağı yukarı, yaklaşık 23 bin sadece Bakanlık bünyesine, 11 bin de bağlı kuruluşlara olmak üzere toplam on üç yılda 35 bin insan istihdam etmişiz. Yani bunu böldüğünüz zaman yılda 2.700'ün üzerinde; çok büyük bir rakam ama hâlâ, dediğim gibi, problemleri çözmeye yetmiyor. Bütçe imkânları göz önünde bulundurularak, artırılarak devam etmesi lazım. Zaten AK Parti'nin görüşü, niyeti de bu. Mezun olan bu insanların -bir de eğitim planlamasını da bunun içine katarak- daha fazla bu meslektaşların mağduriyetinin önüne geçilmesini sağlamak amacıyla eğitim planlamasını da buna katarak bu mesleklerden mezun olan insanları üretime daha fazla katmak arzusundadır. Yaklaşık rakamları verdiğim zaman aslında AK Parti'nin bu meslek gruplarının üretime katkısından da ne kadar yararlandığını anlamak mümkün.

Şunu da itiraf etmek lazım: Bu meslek grupları üretime yönelik meslek gruplarıdır, emek yoğun meslek gruplarıdır, bunların okullarını bitirdikleri zaman başka alanlarda istihdam edilmelerinde büyük sıkıntı vardır. Hükûmetimizin ve insanımızın AK Parti'ye olan gücü, kudreti, desteği devam ettiği sürece, Hükûmetimizin kudreti devam ettiği sürece bu meslek gruplarından gerek Bakanlıkta gerek özel sektörde açılan alanlarda daha fazla çalıştırılmasına ihtiyaç olduğun kabul etmek ve bunlara daha çok destek olmak niyetindeyiz ve bundan sonraki yıllarda da artarak bu meslek gruplarını devlette istihdam etmeye devam edeceğiz diyoruz."

Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın (CHP);

Değerli milletvekilleri; ziraat mühendisleri, gıda mühendisleri, veteriner hekimler, su ürünleri mühendisleri, balıkçılık teknoloji mühendisleri, tütün teknolojisi mühendisleri, teknikerler, teknisyenler… Bu arkadaşlarımızın tamamı iki yıllık, dört yıllık ön lisans ve lisans bölümlerini bitirerek, bunun için ailelerinden katkı olarak, geceler boyunca dersler çalışarak kendilerini yetiştirmiş arkadaşlar. Bu arkadaşlar işsiz bu memlekette. Bu arkadaşların işsizliğini hangi rakamlardan anlayabiliyoruz?, Örneğin, şu anda, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının çalışma alanına giren alanlarda görevlendirmek üzere 70 bin arkadaşımız kadro bekliyor. Daha genel bir rakamdan bahsedeyim. Türkiye İstatistik Kurumu diyor ki: "Yükseköğrenim görmüş gençler arasındaki işsizlik oranı yüzde 20,2'dir." Bu ne anlama geliyor? Yani, her 5 mezundan 4'ü iş bulmuş da 1'i bulamamış. Bakın, evet, bu bir kamu istatistiği, bu bir devlet istatistiği ama şu anda bizi milyonlarca insan ve binlerce mühendis dinliyor. 5 kişiden 1'i mi işsiz yoksa 5 kişiden 4'ü mü işsiz? Acaba yaşamın gerçeği bize neyi ifade ediyor? Yani, yüzde 20 rakamının çok üzerinde, bu fakülteleri bitiren arkadaşlarımızın önemli oranda işsiz olduklarını görüyoruz. Peki, neden bu işsizlik olgusu? İşte esas cevap verilmesi gereken budur? 

2013 yılında bu memlekete 5.567 kadro sözü verdiniz. Ne kadar aldınız? 490 atama yaptınız. 2014 yılında 2 bin kadro sözü verdiniz, sadece 4 atama yaptınız. Mehdi Eker bu kürsüde defalarca dedi ki: "Ben Maliye Bakanlığından 2 bin kadro istedim, gelecek, atama yapacağız." Plan Bütçe Komisyonunda Maliye Bakanı ne dedi? "Hayır, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bizden böyle bir kadro sözü yoktur, kadro talebi yoktur." dedi.

Ben şimdi buradan soruyorum size: Tarım Bakanına ya da Maliye Bakanına yalan söyleyerek bu arkadaşların hayalleriyle oynamak yakışıyor mu? Ya Maliye Bakanınız yalan söylüyor ya Tarım Bakanınız yalan söylüyor. Birisi diyor ki: "Kadro istedim.", öbürü diyor ki: "Benden herhangi bir kadro talebinde bulunan olmadı." Bu iki bakandan birisi yalan söylüyor. Hangisi? Bu çocukların hayalleriyle oynamak yakışıyor mu sizlere?

Arkadaş anlatıyor, işte "Türkiye'de o kadar çok arz var ki bunları istihdam edemiyoruz." diyor. Yükseköğretimi kim idare ediyor ya, ben mi idare ediyorum? Bu memlekette on üç yıldır iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi değil mi? Zamanınızda şakır şakır üniversite açıyorsunuz, fakülte açıyorsunuz, diyoruz ki: "Lise açar gibi üniversite açılmaz, planlama yapılmadan bunlar yapılmaz." Ne kadar yapmışsınız? 72 vakıf olmak üzere 186 üniversite var. Bunlarda 35 tane ziraat fakültesi var. Sadece Kilis ve Düzce öğrenci almıyor. Peki, bu 33 ziraat fakültesinde kontenjanın kaçını doldurabiliyorsunuz? Ortalaması yüzde 75. Şırnak Ziraat Fakültesi yüzde 16'yla çalışıyor, Rize Recep Tayyip Erdoğan Ziraat Fakültesi yüzde 23'le çalışıyor, Ahi Evran yüzde 30, Bilecik yüzde 30, Siirt yüzde 32, Bozok yüzde 39. Şimdi, bu ne gösteriyor? Demek ki ziraat fakültesi açarak, gerekli olmayan üniversiteleri açarak, lise gibi şakır şakır yükseköğrenim mezunu yetiştirerek aslında o insanların gelecekleriyle oynuyorsunuz. Ekonominizi canlandırmadan, planlama yapmadan bu çocukların gelecekleriyle oynuyorsunuz. Buradan yetişenler ne oluyorlar? Buradan yetişenler iş bulamıyorlar. Size 2014 yılı rakamı veriyorum: 2014 yılında 4.332 öğrenci kayıt yaptırmış, her yıl 5 bin ziraat mühendisi yalnızca ziraat fakültelerinden mezun oluyor; gıda mühendisini, veteriner hekimini, su ürünleri mühendisini, teknikeri, teknisyeni sayınız. Ben şimdi soruyorum: Tarımı öldürüyorsun, hayvancılığı öldürüyorsun, ekonomiyi sadece inşaata ve ranta dayalı bir hâle getiriyorsun ve ortalama işsizlik yüzde 10, yükseköğrenim görmüş gençler arasında işsizlik yüzde 20 ve burada "Kadro verdim.", "Kadro vermedim." diyerek pinpon topu gibi bu çocukların hayalleriyle oynuyorsunuz. 

Önerge oylama sonucu kabul edilmemiştir.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET