Öncekiler Sonrakiler

YARGIDA SINIFTA KALDIK

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, "1980'de ve 28 Şubat döneminde Türk yargısı maalesef övünerek anlatamayacağımız bir sınav verdi, bu sınavda kaldılar" dedi. 24.10.2010

24 Ekim 2010 Pazar 09:26
Yargıda Sınıfta Kaldık

 Türkiye Yazarlar Birliği Yazar Okulu'nun 17. dönem ilk dersini Adalet Bakanı Ergin verdi.
Darbe süreçlerinde görev alanların uzantılarının Türkiye'de halen var olduğunu ifade eden Ergin, cunta heyetlerine bağlılıklarını bildiren yüksek yargı başkan ve üyelerinin de Türkiye'de bulunduğunu kaydetti.

Ergin, şöyle konuştu:
''1980'de ve 28 Şubat dönemindeki hadiselerde Türk yargısı maalesef övünerek anlatamayacağımız bir sınav verdiler, bu sınavda kaldılar. Günümüzde 'Pakistan örneğinde yargıçların gösterdiği onurlu tavrı gösteriyorum' diye ortaya çıkanlar, Pakistan'daki mantaliteyi anlamaktan çok uzak kaldılar. Pakistan'da askeri müdahale ile demokrasiye askıya alanlara karşı bir direnç vardı, ama bizde halkın seçtiği yönetimleri düşürmek için verilen brifinglere giden, ayakta alkışlayan grup oldular. Arada çok büyük fark var, temel bakış açısı farkı var.

1980 Anayasa ile Özal, Demirel, Sezer cumhurbaşkanı seçiliyor ama Sayın Abdullah Gül aday olunca e-muhtıra yayınlanıyor. 'Gül aday olmasın, olursa öngörülemeyen şeyler olur' anlamında cümleler içeriyor. Cumhuriyet tarihimizde siyasi yapılar benzer olaylarda bu tür ikazlarda, muhtıralarda şapkasını alıp gitmiştir. 27 Nisan e-muhtırasının bir gün sonrasında Hükümet, 'bu bildirinin muhatabı Hükümet olamaz. Çünkü bu bildiriyi kaleme alan organ bu Hükümete bağlı, emrinde çalışan güvenlik birimidir, bunun muhatabı biz değiliz, reddediyoruz' dedi. Halkta bu çıkışa cevabını sandıkta verdi.''

YANLIŞLARI REFERANS ALMAYACAĞIZ
Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Ergin, geçmişte görev alan hükümetlerin ve siyasi partilerin yanlışlarını değil, doğrularını kendilerine referans aldıklarını belirterek, şöyle konuştu:
''Bizim hareket tarzımız, 73 milyon ülke insanını ortak zeminde, huzur ve barış içerisinde, insan hakları, özgürlükler ekseninde beraberce huzur içerisinde yaşatabilecek bir zemini inşa etmektir. Amasız, fakatsız, lakinsiz. Bunu yapabilmek için uzlaşı aramak, görüşmek bize bir şey kaybettirmez. Biz uzlaşıyı arayacağız, bu ülke insanının ihtiyacını duyduğu atmosferi teneffüs edeceği ortamı da elbette inşa edeceğiz. Birileri karşı çıkıyor diye evrensel hukukun, insan haklarının bu ülkeye gelişini erteleyemeyiz, ama bunu yaparken de kırıcı, incitici olmamaya dikkat edeceğiz.''

YALÇINKAYA'NIN Kİ FONKSİYON GASBI
Ergin, bir gazetecinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın yaptığı açıklamaya karşı CHP'nin tavrının bir çelişki olup olmadığına ilişkin sorusu üzerine de ''CHP'nin geleneksel çizgisi açısından bir çelişki gözükmüyor. CHP, yasama organına yapılan yetki müdahalelerinde geçmişte de ya sessiz kaldı ya da destek verdi. Başsavcının açıklamasına karşı AK Parti Grubu'nun yaptığı açıklamaya katılıyorum'' yanıtını verdi.
Parlamentoda siyasi partilerin kendi aralarında toplumsal talepleri karşılamak için görüşmeler yaptığını, sorunları çözme yerinin parlamento olduğunu dile getiren Ergin, ''Sayın Yalçınkaya'nın açıklaması, tamamen fonksiyon gasbına dönük bir girişimdir, kabul edilecek bir yaklaşım değildir'' dedi.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET